ImageChef Custom Images

DUYURU PANOSU

Yörük Obalarımız programı Avrasya TV'de yayınlanmaya devam ediyor. Her cuma saat 20:00'da ve Pazar 17:00'da izleyebilirsiniz. Yörük derlerdi bize; Göçerdik kışlaktan yaylaya… Asırlar boyunca yol aldık; Kimimiz atlı,kimimiz yaya.. Yörüklerin diyarından sizlere her hafta selam getiriyoruz…Ramazan KIVRAK tarafından hazırlanan Yörük obalarımız Türkiye’de ve dünyada yaşayan tüm Yörüklerin yaşam hikayelerini evinize getiriyor…Kültürleri,yaşam biçimleri,düğünleri hepsi ve daha fazlası Yörük Obalarında ekranlarınıza taşınıyor…

Sitene Ekle


WebUzmanıBedava Counter Online Sayac
   
  YÖRÜK OBASINA HOŞGELDİNİZ
  YÖRÜKLER / 6
 

ALTINCI BÖLÜM

AÇIKLAMALAR-4

IRKLAR VE DİLLER

Irklar: 6. yüzyıla kadar dünyada 7 ırk (yedi düvel) olduğu sanılıyordu. Çin, İran-Fars, Hint, Moğol, Slav, Türk ve Yunan-Roma. 13. yüzyılda ise Yunus Emre'nin de bir şiirinde belirttiği gibi 72 millet olduğuna inanılıyordu. 18. yüzyılda yapılan bir sınıflamaya göre ırklar: Ari Beyaz Irk-Anglo Sakson (İngiliz), Arap, Cermen (Alman), Fars, Hind, Kızılderili, Latin, Sarı Irk (Çin), Siyah ırk (zenci), Slav ve Turan olarak sınıflandırılmıştır.

2000 yılı itibariyle 202 ülke Birleşmiş Milletler üyesi. Bu devletlerden 57'si İslam ülkesi, 22'si Arap devleti, 7 tane de bağımsız Türk Devleti var.

İnsanlar günlük hayatlarında 100 resmi dil ile 1000-6000 arasında lehçe, diyalektik, ağız ve şiveyle konuşmaktadır. Dünyada en çok konuşulan diller sırasıyla, İngilizce, Çince, Hintçe ve İspanyolca'dır.

İnanç açısından; 6,5 milyarlık dünya nüfusunun; 2 milyarı Hıristiyan, 3 milyarı Budist, l milyarı İslam, 500 milyonu ise Putperest, Yahudi ve diğer inançlara sahiptir.

DÜNYA DİLLERİ

Diller, ses, şekil ve kelime öğelerinin benzerliklerine göre dil ailelerini oluşturur.

A- Bantu Dilleri Ailesi:

Masai, Tutu, Tutsi, Zulu...

B- Çin Dilleri Ailesi:

Çin, Laos, Vietnam,Taylant

C- Hint-Avrupa Dilleri Ailesi

l -  Hint Grubu: Afgan-Peştun, Sanskritçe, Urduca.

2-     Anglo-Sakson Grubu: İngilizce

3-     Cermen Grubu: Almanca

4-     İrani Grup: Farsça, Kürtçe, Oset (Alan), Soğd, Sard, Tacik, Taliş, Tat.

5-      Latin Grubu: Fransızca, İtalyanca, İspanyolca.

D- Kafkas Dilleri Ailesi

a)  Kuzeybatı Kafkas Dilleri:

1-     Abaza-Abhaz

2-     Abzah

3-     Adige

4-     Çerkes-Çerkez

5-     Kabardey

6-     Şapsığ

b)   Doğu Kafkas Dilleri:

Dağıstan'da 32 ayrı  etnik grup yaşıyor   Bu  halklar  30-80  arası  dil-lehçe konuşuyor

1-   Avar-Andi Grubu: Ahvah, Andi, Arçin, Avar, Baqva, Botli, Çamatul, Dido, Godober, Kapuçin, Karati, Tindi

2-    Lak-Dargi Grubu: Dargi, Kaytak, Kubaçi, Lak

3-   Samur Grubu: Ağul, Buduğ, Hınallık, Kirı, Lezgi, Rutul, Tabasaran, Tsahur.

a)    Orta Kafkas Dilleri: Nah-Veynah Grubu:

                         İnguş, Kist, Çeçen.

d)    Güney Kafkas Dilleri (Kart ve Luri Grupları):

1 - Gürcüce Dialektleri: Gurya, Hevsur, İmer, İngilo, Mtiul, Psav,Raca, Tuş.

2-     Acaraca

3-     Lazca

4-     Megrelce

5-     Svanca

E- Sami Dilleri Ailesi

1-     Arapça

2-     İbranice (Yahudice, Dağ Yahudicesi)

F- Ural-Altay Dil Grubu Ailesi:

a)    Altay Dil Grubu: Eklemli dillerden sonu ekli, fiilli dil.

1-     Turan Dil Grubu: Halaç, İdil Kıpçak, Karluk, Oğuz, Uygur.

2-     Moğol Dil Grubu: Moğol, Avar, Buryat, Kalmuk, Tunguz.

b)    Ural Dil Grubu:

1-     Fin-Ogur Grubu: Fince, Macarca (Hungary), Komi, Mari.

2-     Eston

3-     Samoyet

 

TÜRKÇE - TÜRK DİLİ (bkz:108)

Türkçe, Ural-Altay dil grubunun Altay ailesinden morfolojik sıralamaya göre "Eklemeli Diller", kelime yapısı bakımından da "Sonekli" dil grubundadır. Altay dil grubunu oluşturan diğer diller ise, Japonca, Korece, Moğolca ve Tuzguzcadır. Türk dilini, bütün lehçe ve şiveleriyle bugün, 120-300 milyon insan konuşmaktadır. Türkçe dünya sıralamasında sekizinci dildir. İlk ana Türk Boyları; Halaç, Karluk, Kıpçak, Oğuz ve Uygurlardır. 1071 yılında 30’a çıkan bu Türk boyları sayısı, günümüzde bölünmeler sonucu 48'e ulaşmıştır.  “TÜRKÇE;konuşulduğu, söylendiği, duyulduğu, okunduğu, gibi yazılan yazıldığı gibi okunan bir dildir’’

 

48 TÜRK BOYUNUN KONUŞTUĞU TÜRK LEHÇE, ŞİVE VE AĞIZLARI:

Türkçe 5 ana grup ve 48 Lehçeye ayrılmaktadır.

A- Çuvaş Grubu:

1-      Aşağı Çuvaş Ağzı

2-      Yukarı Çuvaş Ağzı

B- Halaç Grubu:

l -  Halaç Ağzı

2- Kaşgay 

C- Kıpçak Grubu:

1-     Altay

2-     Abakan Ağzı

3-     Baraba Ağzı

4-     Balkar

5-     Başkırt

6-     Batı Sibirya Tatarcası

7-     Karaimce- Karay

8-     Karaçay

9-     Karakalpak

10- Karagas Ağzı-Kakasayca

11- Kazak

12- Kazan Tatarcası

13- Kırım Tatarcası

14- Kırgız

15-  Kıpçak Özbekçesi

16-  Kumuk

17-  Nogay

18- Özbekçe

19-  Salar

20-  Sarı Uygur

21-  Soyon (Tuba)

22-  Şor-Kemer

23-  Uygurca

   D- Oğuz Grubu:

l -    Anadolu Türkçesi-İstanbul Şivesi

2-     Ahiska- Mesket Ağzı

3-     Azerice

4-     Balkan-Trakya Ağzı

5-     Gagauz

6-     İnallı Ağzı

7-     Karluk

8-     Kırım Osmanlıca'sı

9-     Karapapak

10- Türkmen

11-Terekeme

E- Saha Grubu:

l - Dolgan Ağzı

2- Yakutça- Sahaca

    KIPÇAK LEHÇESİ

a-   Diyalekt, Şive ve Ağızlar

1-     Altay, Kırgız, Nogay, Teleüt

2-     Balkar, Karaim, Karaçay, Kumuk, Kuman.

3-     Kazan Tatarı, Mişer Tatarı, Kıreşin, Kırımçak, Sibirya Tatarı, Çöllü Kırım.

b-  Kıpçak Lehçesiyle Konuşan Türk Boylarının Yaşadığı Yerler:

1-        Altaylar, Batı Sibirya, Batı Tanrı Dağları, Orta Asya Pamirleri, Kıpçak Bozkırları-Stepler, Ural, İdil (Volga) Havzası, Kuzey Kafkasya, Kırım.

2-        Karaim Türkleri; Ukrayna ve Litvanya.

 

 

TÜRK YAZI DİLİNİN KOLLARI VE DÖNEMLERİ:

a-  Eski Türkçe: Sözlü ve Yazılı Türk Edebiyatı:

l -  Sözlü  Edebiyat   Dönemi:   Destan,   Ağıt,   Türkü,   Cır,   Yazıt-Kitabe:   İlk çağlardan İ.Ö. 5. veya İ.S 6. yüzyıla kadar olan dönem. İskit-Saka, Hun.

2-     İ.Ö. 5. yüzyıldan veya İ.S. 6. yüzyıldan itibaren 12. yüzyıla kadar olan devre: Orhun-Göktürk, Uygur, Kırgız

3-     Hakaniye Türkçesi-Kaşgar: Uygur ve Karluk (8.nci-13.yy.)

b-  Türkistan Türkçesi: İslamiyetten etkilenen Türkçe (10.-15 yy.)

1-     Kuzey Türkçesi: Kıpçak-Tatar, Ayrıca Kıpçak Edebiyatı; 868-969, 1250-1382 yıllan  arasında Mısırda ve  1206-1525  yıllarında da Hindistan'da önemli eserler vermiştir.

2-     Doğu Türkçesi; Çağatay-Harzem-Özbek.   Çağatay  Edebiyatı;   1525-1858 yılları arası Hindistan'da etkili olmuştur.

c-  Batı Türkçesi:

1-     Azerbaycan Türkçesi: Kuzey, Güney Azerbaycan ve Irak (Kerkük, Musul, Erbil) özellikle 15. yüzyıl altın çağıdır.

2-     Batı Oğuzca:

a-   Selçuklu Türkçesi: Farsça etkisinde (1040-1308)

b-  Osmanlı Türkçesi: Arapça ve Farsça etkisinde (1299-1928)

c-   Anadolu Türkçesi: Sade bir yaşam sürdüren Türk halkının konuştuğu arı Türkçe. 1928'de Türk Harf Devrimi yapılarak Latin alfabesi alındı. Türk Dil Kurumu kurulup, öztürkçecilik hareketi başlatıldı.

 

DİLİN ALT BÖLÜMLERİ: Lehçe, Dialekt, Şive, Ağız, Aksan.

LEHÇE:  Dilin eski kollarıdır. Lehçede ses, şekil ve kelime ayrılığı bulunur, örneğin: çuvaşça ve oğuz lehçeleri. 5 veya 7 Türk dili lehçesi vardır. Bunlar; Çuvaş , Halaç, İdil, Kıpçak, Karluk, Oğuz ve Saha-Yakut.

ŞİVE: Dilin tarih akışı içinde kollara ayrılmasıyla oluşur Ses ve şekil ayrılığı bulunur. Örneğin; Kırgızca, Kazakça, Özbekçe gibi. 48 Türk dili şivesi vardır. Anadolu Türkçesini İstanbul şivesi temsil etmektedir

AĞIZ: Dilin ulusal sınırlar içinde ve son zamanlarda oluşan ses ve şekil değişiklikleridir. Günlük konuşma ile yazı dili arasındaki farktır. Trakya, Burdur, Kütahya ağızları gibi. Örneğin; Adanalıyım-Adanalıyık, Gidelim-Gidek, Ne ile-Nasıl-Neyle, Ne yapıyorsun-Nörüyon, ne edeceksin-netcen, bigele gibi.

Yörüklerle (Aydınlı) aynı lehçe, şive ve ağızı kullanan Türk boyları: Avşar, Bayat, İğdir, Karaevli, Yabır-Yapar ve Yazır gibi Oğuz Boyları ile diğer Türk boy ve topluluklarından: Abdal, Bekdik, Çayhan-Çayan, Evci, Gagavuz, Karay-Karaimler, Manav,Tahtacı ile Kuzey Afganistan-Güney Türkistan Türkleri.

 

 

 

TÜRK LEHÇELERİ SÖZLÜĞÜ

 

Türk boyları arasında kültürel işbirliği ile yakınlaşmanın sağlanabilmesi ve Türk dilinin zenginleşebilmesi için karşılaştırmalı, mukayeseli Türk Lehçeleri sözlüğünün üniversitelerimizce onursal bir görev olarak hazırlanıp yayınlanması gerekir. Avrupa ve Amerika'da her üniversite bir sözlük hazırlamıştır.

Örnek Türk Lehçeleri Sözlüğü:

Türkiye  Türkçe’si

Azeri

Başkurt

Gagauz

Kazak

Kırgız

Özbek

Tatar

Türkmen

Uygur

Ben

Çocuk

Gezmek

Giymek

Pınar

Var

Men

Uşak

Gezmek

Geymek

Bulak

Var

Min

Bala

Giziv

Kiyiv

Şişme

Bar

Ben

Çocuk

Gezmee

Giimee

Pınar

Var

Men

Bala

Kezüv

Kiyüv

Köz

Bar

Men

Bala

Kezü

Kiyü

Bulak

Bar

Men

Gödek

Kezmek

Kıymak

Bulak

Bar

Min

Bala

Gizü

Kiyü

Çişme

Bar

Men

Cağa

Gezmek

Geymek

Gözbaş

Bar

Men

Bala

Kezmek

Kiymek

Menbe

Bar

 

TÜRKLERİN KULLANDIĞI ALFABELER

1-  Orhun Alfabesi: Türk boylarının damgaları ile Anadolu'da Yörük obalarının kullanmakta olduğu sembol ve enlerden (tanıtıcı bellik ve ongun işaretlerinden) meydana gelmiştir. Harfler, Türk oymak ve obalarının doğal çevrelerinden ve günlük hayatta kullanılan ok, yay gibi eşya ve aletlerden örnek alınarak geliştirilmiştir. İskit, Hun ve Göktürklerce kullanıldığı bilinmektedir. Işıkgöl yakınlarında bir İskit mezarında bulunan gümüş tabak üzerindeki Orhun yazısının, İ.Ö. 5. yüzyıla ait olduğu belirlenmiştir. Ayrıca 552-744 yılları arası Orhun vadisine dikilen abide yazılarında da Orhun alfabesi kullanılmıştır. Yenisey Kırgız yazıtları harfleri de Orhun alfabesidir. Kuzey İtalya ve Tuna havzasında ele geçen Etrüsk ve Avrupa Hun dönemine ait eşyalar üzerinde de Orhun yazısı görülmektedir. Orhun alfabesi 38 harflidir. Göktürk yazısı da denilmektedir.

2-  Uygur Yazısı: İranlı Soğdlardan alınan bir alfabedir 14 harflidir. 745-1209 yılları arası kullanılmıştır. Bu alfabeyle yazılmış bir çok kitap ve duvar yazısı günümüze ulaşmıştır.

3- Sanskritçe-Eski Hind Alfabesi: Budizm ve Maniheizm ile ilgili bazı dini metinlerin yazılmasında Sanskritçe yazısı kullanılmıştır

4-  Arap Alfabesi: İranlılar (Sasaniler) Halifeler döneminde (632-661) müslüman olunca soğd Alfabesini bırakarak Arap Alfabesini aldılar ve bunda bazı değişiklikler yaparak, örneğin   Arapçada olmayan "P" harfini ekleyerek yeni Fars alfabesini oluşturdular. Türkler Arap alfabesini Farslardan - Samanilerden aldı (840-1090). Bu alfabeyi almada, Uygur ve Karluk Türklerinin İslam dinine girmeleri etkili olmuştur. Arap alfabesi 29 harflidir. Fars alfabesi ise, üç yeni harf ilavesiyle (P,N,Y) 32 harflidir. Karluk Türkleri 751 yılında Arap ordularıyla işbirliği yaparak Çin'e karşı savaştılar. Selçuklu ve Osmanlı Türk devletleri de resmi yazışma harfleri olarak Arap alfabesini kullandı. Okur-yazar oranı %2.5 ile 6 arasıydı.

5-  Kiril Alfabesi: SSCB'ye bağlı olarak yaşayan Azeri, Kazak, Kırgız, Özbek, Tatar, Türkmen gibi Türk boy ve topluluklarının eğitim-öğretim ve yazışmalarında; Kiril Slav alfabesi kullanımı 1920-1928 yılında zorunlu hale getirildi. Böylece Batı Türkistan, İdil, Balkanlar ve Kafkasya'da yaşayan Türkler, Kiril Alfabesini kullanmaya başladılar. 1991 yılında bağımsız olan 5 Türk Cumhuriyeti yetkilileri, Latin alfabesine geçmeyi planlıyorlar!

6-    Grek-Yunan Alfabesi: 1826-1915 yıllarından ve özellikle de1923 tarihli Lozan Antlaşmasından sonra, Yunanistan'ın Batı Trakya bölgesinde bırakılan Türklerin eğitim-öğretim ve resmi yazışmalarında kullandığı alfabe.

7-    Latin Alfabesi: 23.04.1920 tarihinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, batıyla ilişkileri geliştirmek ve memleketteki okur-yazar oranını arttırabilmek için; 1928 yılında Latin alfabesine geçti. Eğitim-öğretim ve resmi yazışmalarda Latin alfabesini kullanma zorunluluğu getirdi. Bu yeni Türkçe alfabe 29 harflidir. İngiliz alfabesindeki Q , W ve X harfleri yoktur.

8-    Çin Alfabesi: Çin Hükümeti, hakimiyeti altında bulunan Doğu Türkistan Türklerine, 1949 yılında Çin alfabesini kullanma zorunluluğu getirdi. Çin alfabesi 50 bin harf karakterli şekil kelimeden oluşmaktadır. Türklerin, Hunlar ve Göktürkler döneminde de isteğe bağlı olarak Çin alfabesini kullandıkları bilinmektedir. Normal yazışma için 2-3 bin harf-kelime yeterli olmaktadır.

 

TARİH BOYUNCA TÜRKLERİN GİRDİĞİ DİNLER:

1-            GÖK DİNİ: Tek Tanrılı, tek yaratıcılı Hanif dini inancı. İskit, Hun ve Göktürkler ile İ.Ö. Çinlilerde Gök dine inanmakta idiler  Daha sonra Konfuçyünizm, Taoizm ve Budizm inancını kabul ettiler.

2-            BUDİZM: Bazı Türk kabileleri 7. yüzyıldan sonra Budizme girdiler. Türkler Buda adını Burkan olarak kullandılar.

3-     MANİ-MANİHEİZM: Uygurlar 762 yılında Mani dinine girdiler.

4-     MECUSİLİK: Bu dini kabul eden Türk Uruğlar’da oldu. Mazdeizm - Ateşperstlik

5-            ŞAMANİZM:  Doğa güçlerine saygı, büyü ve mistik ağırlıklı Şamanist inancı. Türkler, Moğollardan aldılar. Bazı Türk toplulukları bu inanca girdiler.

6-            YAHUDİLİK: Hazar Devletine tabi Karay Türklerinin bir kısmı Yahudiliğin Karaim mezhebine girdiler.

7-            İSLAMİYET: İslam dini Türkler arasında 751 yılından itibaren yayılmaya başladı. Fars Samanilerin ve Müslüman tüccarların etkisiyle 632-661 yılından beri kişisel olarak Türkler arasında İslam dinine girenler oluyordu. Karluk ve Uygur Türkleriyle, Türkmenlerin toplu olarak İslam dinine girmeleri 840 yılından sonradır. Abbasiler döneminde (750-1258) Türklerin büyük çoğunluğu İslam dinine geçmişlerdir. Ancak Araplar , sevinecek yerde Türkleri ayırmış ve dışlamıştır. Örneğin Irak ve Suriye’deki  Türklerin durumu ve Suudi Arabistan’ın haç sırasındaki tutumu. Araplara göre; Türkten evliya, imam olmaz. İslam düşmanı münafıklar; sahte hadis uydurarak , Müslümanları; Alevi ve Suni olarak ikiye daha sonrada 72 fırkaya bölmüştür. Kuran’da , Hz. Muhammet ve 4 Halife döneminde Alevilik, Sunilik mezhep , tarikatçılık ve tasavvuf  yoktur. Bunlar sonradan uydurulmuş , bidat ve hurafedir. 

Kıpçak Kazan Hanı: Almış Han, 921’de Müslüman oldu ve 944 yılında Hacca gitti. Karahanlı hükümdarı Saltuk Buğra Han da, ilk Müslüman olan Türk liderlerindendir.

8-            HRİSTİYANLIK: Türklerden 9. ve 10. yüzyılda Hristiyanlık dinine girenler oldu. Rusların etkisiyle Hristiyanlığa geçen Türkler Ortadoks mezhebine tabi oldular.

GÜNÜMÜZ TÜRK DÜNYASININ İNANÇ DURUMU:

A- Farklı İnançlara Sahip Türk Boy ve Toplulukları:

1-            Altay Türkleri: Budist ve Hıristiyan

2-            Çuvaşlar: Hıristiyan

3-            Dolgan: Şamanist

4-            Gagauz: Hıristiyan-Ortodoks

5-     Hakas: Hıristiyan

6-            Karay: Yahudi-Karaim  Mezhebi

7-     Kreşin: Hristiyan

8-     Kırımçak: Hristiyan

9-   Saha-Yakut: Hristiyan ve Şamanist

10-  Tuva-Tıva: Budist

11-  Tofa: Şamanist

B- Şii-Caferi Türkler

l -  Azeriler

2- Terekeme

3- Irak Tılafer Türkmenleri

C- Alevi ve Bektaşi İnancındaki Türk Boy ve Toplulukları:

1-  Abdal: Adana, Kayseri, İçel-Mut-Silifke, Karaman, Kırşehir, Konya-Ereğli

2-            Bayat: Hacıbektaş ilçesi halkı, Çorum.

3-            Bayındır: Akkoyunlu oymağı

4-            Çepni: (Karadeniz Çepnileri Sünni) G.Antep, Balıkesir, Kırşehir-Çiçekdağı

5-            Evci: Adana-Tufanbeyli, Kırşehir, Afyon.

6-            Şahseven: İran

7-            Tahtacı: Adana, Mersin, Antalya, Balıkesir.

D- İslam Dininin Ehli Sünnet Mezhebinin Hanefi Kolundan Olan Türk Boy ve Toplulukları:

A, B, ve C maddelerinde sayılan Türk boy ve toplulukları dışındaki diğer Türkler İslam dininin Hanefi koluna mensupturlar Kazak, Kırgız, Tatar, Uygur ve Yörük gibi.

E- Türk Tarikatları: Kurucu din adamları Arap soylu ancak mensuplarının çoğunluğu Türk olan dini felsefi topluluklar.

1-  Yesevilik: 12. yy. Ahmet Yesevi-Türkistan. (1103-1166)

2-     Haydari, Haydariye; 13. yy. Horasan.

3-            Babailik, Babailer: 13 yy. Amasya, Baba İshak.

4-     Bektaşilik: 13 yy. Nevşehir, Hacıbektaş Veli. (1208-12070)

5-            Mevlevilik: 13 yy. Konya Mevlana Celalettin Rumi. (1207-1273)

6-            Ahilik: 13 yy. Kırşehir Ahi Evran Veli.

7-            Süleymancılık; Süleyman Hilmi Tunahan (1880-1960). Kadiri, Nurculuk, Makşilik, Rufailik gibi tarikatlar ise kürt ve arap tarikatıdır.

MİLLETLERİN ADI

 

A- Yabancı Ülke ve Halklara, Türklerin verdiği ve Kendilerinin Kullandığı Adlar:

Acem, Sard, Tat: İranlı, Fars, Pers, Tacik, Soğd, Soğdak

Arnavutluk: Albania.

Almanya: Germany, Deutschland.

Cezayir: Algeria

Hollanda: Nedherlands.

İsviçre: Switzerland.

Kürt: Kürdara, (Araplar ise Ekrat.)

Makedonya: Macedonia.

Mısır: Egypt.

Macaristan: Hungary, Ungar, Hongrie, Magyar.

Sırbistan: Serben, Serbia.

Hırvat: Croatia

Suriye: Syria.

Yunanistan: Greece, Greek, Griechen, Helen, (Araplar ise Rum), Hellas.

İspanya: Spain.

İngiltere: England, Grand Britain.

İsveç: Swedan.

Polonya, Lehistan: Poland.

Hindistan: İndia.

Çin: China.

Gürcü: Georgia

Lübnan: Lebanon.

Ermeni: Armenia.

Eston: Eesti.

Cingen: Çenkeri, Çığan, Roman,Cipsi, Gitano, Sigoyna 

B- Coğrafi Yer Adları:

Avrupa: Europe.

Ege Denizi: Aegean Sea.

Anadolu: Anatolia.

Hazar Denizi: Caspua, Caspian Sea, Khabar

Trakya: Thrace, Thracien, Thrazien. Toros Dağları: Taurus (Boğa burcu anlamında, Latince.)

C- 1) Yabancıların Türklere Verdiği Adlar (İ.Ö. ve İ.S. Dönemlerde): Tuku, Tukyu, Tukuye, Toukiue, Tuchüeh, Tures, Tucüe, Tik : Çinliler. Turuha: Hintliler. Targita: Yunanlılar.

Etrüsk: İtalyanlar, (Etrüskler; Kuzey İtalya İ.Ö.: 1000-100 yılları.). Etrak-Terakime: Araplar. Etrüsklere ,Yunanlılar; Tir, Tiren.

Trak-Thrace: Makedonlar, Yunanlılar,(Traklar; İ.Ö: 500-300). Tur-Turan-Türkan: İran-Farslar. Turco, Turchetto, Turcica: İtalyanlar. Turuk-Turukki: Kafkas Halkları. Turken, Türck, Türkei-Turkay: Almanlar, Turks, Türkei, Türkischen: İngilizler.

U.S.A. da Türk kelimesinin söylenişleri : Türkiş, Törkiş, Törki, Tırki, Türkey

Türko: Çeçen. Turquie: Fransızlar. Turgi: Estonlar. Török: Macar. Turco-Türco: Yunan

2) Yabancıların Türk Boy ve Devletlerine Verdiği Adlar: Ahiska Türklerine: Caxa (Slavlar), Saka (İranlılar-Persler). Mesket Türklerine: Skyth (Yunanlılar)-Massaget

İskit (Kafkas Halkları)

Sakles-seklap (Medler)

Kuman ve Kıpçaklara: Kerman (Bizanslılar ve Farslar: Kirman) 

Kun (Macarlar).

Chardeş (Ermeniler). Pomak (Bulgarlar; Yardımcı anlamında.)

                    Peçeneklere: Beçenağ (Tibetliler)

Besenyo (Macarlar.) -Peçenyağ - Beçeneg (Bulgarlar.)

Bissenus (Latinler) -Bazdinağ - Patzinak (Yunanlılar)

Polovtsi (Ruslar,Sarışın anlamında)

Bosniak-Boşnak (Sırplar; Mühürdar anlamında) Akhunlara: Yehta (Çinliler), Hunlara: Bun (Oset-Alanlar).

 Oğuzlara: Tork (Ruslar). Uz (Bizans).

Gagauz (Romanyalılar ve Moldovalılar). El Guz, Guzziye (Araplar)

Kirghizie (Fransızlar)

TÜRK BOY ADLARI VE DEVLETLERİ İLE

Oğuz Kelimesinin Tarih içindeki Söyleniş Biçimleri:

 

Oğuz: Guz, Guzziye, El Guzz. Kara Guz, Sir Tokuz Oğuz, Üç Oğuz, Uğuz, Oyguz, Ögüz, Toğuz, Uz, Gagauz, Uzbek.

Avşar: Afşar (İranlılar-Farslar.)

Horzum: Harzem, Harezm, Horezm, Kharezem, Harizm.

Türkmen: Türkoman, Turcoman, Türkmanend, Terek, Terakime, Terekeme

Uygur: Uighur, Ouighours, Oigurs, Huihu, Uiqurica, Hui.

Hazar: Hazari, Hezer, Hazer, Kazar, Khazarica, Caspıo, Khabar.

Akhun: Eftalit, Abdal-Abdel, Hayta-Haita, Yehta.

Hun: Huingnu, Hiyongnu, Hsiungnu, Hunni, Hienyun, Hui, Huna, Hsiehli, Bun.

Göktürk: Köktürk, Ashihna.

Halaç: Kalaç, Khalaç, Kaoçi (Çinliler).

Tatar: Tartar,(Batılı  Araştırıcılar) Tata-Dada (Çinliler.) (Tatar;Ruslar)

Selçuk (-lu devleti): Seljoucides, Seljukides, Seljik.

Osmanlı: Ottoman, Devlet-i Ali Osmani.

Çinliler, Türk Hakanlarına; Shanyü, Teomana; Touman, Mete'ye; Maotun, Bumin'e ise Tümen demektedir.

Çinliler, Kırgız'lara: Kırıs, Hırgıs, Circis demektedir.

Yorum: Kanatlı hayvanlardan bir tavuk cinsine: Türkiye Türkleri: Hindi, Mısırga, USA'lılar: Turkey (Törki)- Turkey Chıcken. Yine biz darıya: Mısır deriz.

Başkurt- Başkırt Türkleri kendilerine Başgort, Türkçeye ise Töröksa demektedir.

Oğul, oğlu kelimesini: Ruslar; Ev-Of, Sırplar; İç, Bulgarlar, Ov-Ova, Ermeniler; Yan, Araplar ise; Bin ve ibni şeklinde kullanmaktadırlar.

En, An: Farsçada çoğul ekidir. Yörük-Yörükan: Yörükler.

 

 

 

 

 

 

 

 

24 OĞUZ BOYU:

-          Oğuzlar: 24 Türk Boyunun bir araya gelerek oluşturduğu siyasi ve idari birliktir. Bozoklar ve üçoklar olarak iki "büyük ana kola ayrılır.

-          24 Oğuz Boy Adının Değişik Söyleniş Ve Anlamları;

1-         Afşar-Avşar-Uşar (Çevik, ava istekli, çok çabuk davranan)

2-         Alayuntlu-Alayunt-Ulayuntluğ-Alayurt-Yunt (ala atlı, ala kısraklı, iyi  atlı)

3-         Alkaevli – Alkabölük – Halkaavlu – Alkaravlı – Alka - Avluca (başarılı, uzlaşır, her yere, şeye yarar.)

4-         Bayat  (öfkeli, gururlu, devlet nimet sahibi)

5-         Bayındır-Bayundur-Bayandur: (tatlı, zengin ve nimet sahibi)

6-         Beğdili-Beğdeli-(Berendili-Bekdik)-Beğtili-Baydili: (sözü kuvvetli olan, sözü  değerli.)

7-         Büğdüz–Bükdüz–Bunduz – Bekder – Büydüz - Büğüz (görevli, hizmet edici.)

8-         Çavdır, Çavuldur - Çavundur - Çuvaldar - Çayıldır - Çavdâr - Çandır (namuslu, nüfuz ve ün sahibi.)

9-         Çepni-Çete-Çetmi-Çetni-Çetme-Çitme (kahraman, yiğit, gözü pek)

10- Dodurga-Tutırga-Totırka-Tödürge-Todurga (Yurt almak ve kurmakta "bilgili,  mülki yasası  olan)

11-          Düğer – Tüger – Düğzer – Döğer – Dökör – Töker – Düver - Döver (Yuvarlak, değirmi, kovan, sürüp çıkaran ve güç bulmak için bir yere gelen).

12-          Eymir-Eymür-Eymur-İmirli-Aymur-(Çok zengin, ulu).

13-          Iğdır-îğdir,  İkdir-Yiğdir-İydir  (Büyük ulu, yiğit, iyilik eden.)

14-          Kargı-Kargın-Karkın  (zengin sofralı, doyurucu).

15-          Karaevli-Karabölük-Karaat  (Karaçadırlı).

16-          Kayı-Kaya-Kayığ-Kayhan  (Sağlam, kuvvetli, metin, güçlü).

17-          Kınık-Kanık  (Aziz, kıymetli, alçakgönüllü, saygıdeğer).

18-          Kızık-Kızıklı, Kazık,Çarıklı  (Sağlam, çaba gösteren, güçlü, kuvvetli)

19-          Peçenek-Becenek-Beçene-Biçene-Peçene (Yapıcı, becerikli, çalışkan, iyi vuruşan).

20-          Salar-Salur-Salgur (Kurnaz, saldıran, kılıç sallayan)

21-          Yabır-Yaparlı-Yaperli-Yapar (önüne çıkanı yıkan, deviren, zorluk­lara, güçlüklere rağmen işini beceren)

22-          Yazır-Yazgır-Yazar-Yazırlı  (halk ağası, il sahibi, il ağası)

23-          Yuva-Yıva-Yava-Ava-Yıvva-Yuvalı  (atar, iter, hakim, derecesi herkesten üstün)

24-          Yüreğir-Yüreğil-Üreğir-Ülker-Üreğil-Üregür (her zaman iyilik eden bağışlayan, becerikli)

24 OĞUZ BOYU (Bkz: 73)

 

BOZOKLAR

BOYUN ADI

ANLAMI

ONGUN (sembolü)

DAMGASI

 

GÜN-HAN OĞULLARI

Kayı

Muhkem

Şahin

1

Bayat

Devletli ve nimeti bol

2

Alkaravlı

Nereye varsa başarı gösterir

3

Kara-evli

Kara otağlı

4

AY-HAN OĞULLARI

Yazır

Çok ülkeye hakim

Kartal

5

Döğer

Toplanmak için

6

Dodurğa

Ülke almak ve hanlık yapmak

7

Yaparlı

Becerikli

8

YILDIZ-HAN OĞULLARI

Avşar

Çevik ve vahşi hayvan avına hevesli 

 

Tavşancıl

 

9

Kızık

Kuvvetli, yasakta ciddi.

10

Beg-Dili

Büyükler gibi aziz.

11

Karkın

Çok ve doyuran aş

12

ÜÇOKLAR

GÖK-HAN OULLARI

Bayındır

Daima nimetle dolu olan yer

Sunkur

13

Beçene

İyi çalışır gayret gösterir

14

Çavuldur

Şerefli, ünü yaygın

15

Çebni

Nerede yağı görürse hemen savaşır

16

DAĞ-HAN OĞULLARI

Salur

Nereye varsa kılıç ve çomağı iş görür

Uc

17

Eymür

Son derece iyi ve zengin

18

Ala-Yuntlı

Hayvanları iyi

19

Üregir

Daima iyi iş ve düzen kurucu

20

DENİZ-HAN OĞULLARI

Yigdir

İyilik, büyüklük, yiğitlik

Çakır

21

Bügdüz

Herkese tevazu gösterir ve hizmet eder

22

Yıva

Derecesi hepsinden üstün

23

Kınık

Nerede olsa azizdir

24

               

 

OĞUZ BOYLARI (Camiüt Tevarih’e göre)

             

Oğuz boyları

Kollar

 

Kabilenin adı

 

Kabilenin adının

manası

 

Öngün

(Totem veya Mukeddes)

Hayvan

 

Damga

 

Sayı

BOZOKLAR

Günhan Kolları

Kayı

Kuvvetli, sıkı

Şahin

1

Bayat

Zengin

Şahin

2

Alkaevli

Başarılı

Şahin

3

Karaevli

Kara Çadırlı

Şahin

4

Ayhan Kolları

Yazır

Çok ülkelere hakim

Kartal

5

Döğer

Güç bulmak için bir araya toplanan

Kartal

6

Dodurga

Fetih ve idare

Kartal

7

Yaparlı

İşini beceren kişi

Kartal

8

Yıldız Han

Kolları

Avşar (Afşar)

Çevik ve hayvan avına meraklı

Tavşancıl (Bir nevi  kartal)

9

Kızık

Kuvvetli ve ciddi

10

Beydili

Büyüklerin sözü gibi değerli

11

Kargın

Çok, doyurucu yemek

12

ÜÇOKLAR

Gök Han Kolları

Bayındır

Nimetli ve bayındır yer

Sungur

13

Biçene (Becenek, Peçenek)

Gayretli ve iyi çalışan

Sungur

14

Çavuldur (Çavundur)

Şerefli, meşhur

Sungur

15

Çepni

Yiğit, düşmanı görür görmez savaşır

Sungur

16

Dağ Han Kolları

Salur

Bulunduğu yerde kılıç sallar, saldırır

Uç (bir nevi av kuşu)

17

Eymür

Çok iyi ve zengin

18

Alayuntlu

İyi hayvanlar sahibi

19

Üreğir

İyi iş, nizam kuran

 

20

Deniz Han Kolları

Iğdır, yiğdir (Iğdır)

İyilik, mertlik

Çağır (Bir nevi aladoğan)

21

Büğdüz

Alçak gönüllü ve herkese hizmet eden

22

Yıva

Derecesi herkesten üstün

23

Kınık

Nerede olsa saygı değer,alçak gönüllü

24

                 

 

İLK DÖNEM TÜRK TARİH VE MEDENİYETİ

 

A- Orta Asya'nın Sözlü ve Yazılı Kültür Dönemleri (bkz: 95,98,110)

a- Türkler İ.Ö. 1200-600 yıllarında Altaylar, Minusink Vadisi, Sibirya, Urallar ve Kıpçak bozkırlarında tarih sahnesine çıktılar. Bu dönem Karasuk kültürü olarak adlandırılmıştır. İskit Türkleri etkinlik göstermişlerdir. Türkler çadırlarda kalarak Konar göçer hayvancılık yapmaktadırlar

b- İ.Ö. 600-400 yıllarında Yenisey ve İrtiş ırmakları kıyılarında, Baykal, Balkaş Gölü ve Orhun havzasında görüldüler ve Ötüken'e yerleştiler. Bu döneme proto-Türk kültürü denilmektedir, Kagnılı-Kanglı Türk boyları bu dönemde ön plandadır. Türkü, destan gibi sözlü Türk edebiyatı dışında bu döneme ait Orhun alfabesiyle yazılan, yazılı Türk edebiyatı örnekleri de bulunmuştur.

c- İ.Ö. 400-İ.S. 216 yıllarında Türkler Yenisey, Orhun havzası, Ötüken, Tanrı ve Aladağlar, Abakan, Selenga, Yedisu, Talas, Hazar'ın Kuzey Doğusu, Tula Havzası, Işık Göl, Altay-Pazırık'da hüküm sürdüler. Bu dönemde Çin'in kuzeybatısındaki Kansu ve Ordos bölgesinde yurt tutup yerleştiler. Bu döneme, Taştık veya Hun kültür dönemi denilmektedir. Çin yıllıklarına göre İ.Ö. 318 yılında Hunlar'la Çinli'ler barış antlaşması imzalamıştır. Türk Hakanı Teoman İ.Ö. 220-209 yıllarında Hun Başbuğu olmuş, yerine Oğlu Mete Han geçerek Î.Ö. 209-174 yıllarında Hunlara Hakanlık yapmış. Türk boylarını bir araya getirerek Türk Birliğini kurmuştur.

d- 350-557 yıllarında Akhunlar, Batı Türkistan-Maveraünnehir, Horasan, Afganistan ve Kuzey Hindistanda devlet kurdular. Hakanları Eftal, Toraman Tekin, Kula. Yazılı anıt diktiler.

e- Göktürkler: 552-630: Bumin Kağan bağlı olduğu Moğol Juan Juan devletine başkaldırarak; Kırgız, Oğuz, Tatar ve Uygur Türk boylarının katılımıyla oluşturduğu bir federasyonla tarihteki ilk Türk adını taşıyan, Göktürk Devletini kurdu. 582'de Doğu ve Batı olarak ikiye ayrıldılar. 630'da Çin yönetimine girdiler. 681-744: İlteriş Kutuluk Kağan Çin'den bağımsızlıklarını elde ederek 2. Göktürk Devletini kurdu. Türkler: Kapağan Kağan, Bilge Kağan ve Gültekin döneminde altın devirlerini yaşadılar. Göktürkler, Orhun Vadisine; Orhun Türk Alfabesi ve bazıları Çin alfabesiye yazılmış (732) abide ve balbal diktiler.

f-   Tatarlar (630-1552): Tukay ve Almas Kağan, Hazar Denizi Kuzey ve Doğusu. İdil Havzası ve Karadeniz'in kuzeyinde Tatar Devleti'ni kurdu. Tatar Devletini meydana getiren; Karay, Balkar, Peçenek, Kuman, Azeri, Kumuk, Başkurt, Çuvaş ve Tatar Türkleri; Tatar Hanlığı döneminde yerleşik hayata geçtiler.

g- Uygurlar (744-840): Kutluk Bilge Kağan, Doğu Türkistan'da Uygur, Karluk ve Yağma Türk boylarını bir araya getirerek Uygur Devletini kurdu. Yerleşik hayata geçen ilk Türk boyu uygurlardır. Şehirciliği başlatmışlar ve zengin bir Türk Edebiyatı meydana getirmişlerdir.

 

 

 

B- Hunlar (bkz: 95,110)

Hun Kelimesi; insan kişi, halk anlamındadır. Kavimler birliği adı olarak kullanılmıştır. Çin kaynaklarına göre İ.Ö. 4. yüzyılda Çin'in kuzeyinde yaşayan göçebe bozkır kavimleri, Çin'e karşı birleşerek; Federe veya Konfederatif tarzda örgütlenmiştir. Hun birliğinin çekirdeğini İskit Türkleri oluşturmuştur. İ.Ö. 220 yılında Hun birliği yönetimi, Mete'nin uruğu Tuku'lara geçmiştir. Hun birliğine katılan halklar. Fin-Ogurlar, Macarlar (Mağyar-Hungar), Moğollar, Tibetliler, bazı yazarlara göre Slav Bulgarları ile Doğu ve Batı Türkistan'da yaşayan diğer Türk Boyları. Çinli'ler, Hunlara ; Hsiungnu, Hou, Hui diyorlardı. Çin şehirlerine yapılan Hun akınlarını durdurabilmek için 2000 km. uzunluğunda set yaptılar. Çin Setti İ.Ö. 214 yılında tamamlandı

Hunlar İ.Ö. 318 yılında Çin ile antlaşma yaptılar. Hunlar İ.S. 48 yılında kuzey ve güney olarak ikiye bölündüler. Sienpiler İ.S. 156 yılında Kuzey Hun Devleti'ne son verdi. Son Güney Hun Devleti de İ.S. 216 yılında Çinlilerce yıkılınca, bağlı halkların bir kısmı, Çin Egemenliğine girmeyip batıya yöneldi ve üç yeni Hun Devleti kuruldu.

a)      Hanedanı Moğol olan Batı Hun Devleti (147-156); Hakan Panu

b)      Hanedanı Macar olan Avrupa Hun Devleti (375-469): Balkanlar, Tuna havzası. Rua, Muncuk, Oktar ve Attila (434-452).

c)      Hanedanı Türk olan Akhun Devleti (350-557): Batı Türkistan ve Afganistan'da kuruldu.Aksuvar, Toraman.

TÜRK YAZITLARI:

1)      Kazakistan'ın Almatı şehri yakınlarında Isıkgöl'ün Kuzeyindeki Esik Kasabasındaki bir kurgandan İ.Ö. 5. yüzyıla ait olduğu belirlenen; bir iskit Türk Prensine-Tekinine ait altın eşyalar ve gümüş tabak üzerine Orhun alfabesiyle yazılmış Türkçe yazı çıktı. Bu yazı "Tigin yirmiüçünde öldü, Isık halkının başı sağolsun" şeklindedir.

2)      Altay Dağlarının Pazırık Vadisinde İ.Ö. 3. yüzyılda yapıldığı belirlenen bir Hun halısı ve altın İşlemeli at eyeri bulundu. Bu halının dokuma tekniği ve desenleri ile Manisa Gördes Halısı arasında büyük benzerlik vardır. İki halıda aynı ilmek tekniği kullanılarak dokunmuştur.(BK.Pazırık)

3)      İ.Ö.119 yılında yazılmış, Türkçe Sagu-Ağıt-Yakım. Hun Türkleri bir savaşta Çinlilere yenilip, bir kısım ülke topraklarını yitirince söylenmiş, Çin Devlet arşivinde bulunmaktadır. (Çin Hanları; İ.Ö.11. yüzyıldan beri olaylarla ilgili yıllık, günlük tutturup, devlet arşivinde korumuşlardır.) Bu ağıttan bir deyiş.

" Yençidağını yitirdik, Kadınlarımızın güzelliğini aldılar.

   Silan yaylalarını yitirdik, Hayvanlarımızın otlağını aldılar."

4)      Macaristan'ın Miklot Köyünde, Orhun Alfabesi ve Peçenek Türkçesiyle üzerine kitabe yazılmış, İ.S.  11. yüzyıla ait altın bir tabak bulundu. Macaristan'da 5.-10. yüzyıllara ait Kumanlara ait eşyalar bulunmuştur. Bunların üzerinde Orhun Alfabesi harflerinden oluşan işaretler vardır.

5)      Akhunlar (358-557), Hindistan'ın Gwalior şehrinde yazılı anıt diktiler.

6)      Orhun Anıt ve Kitabeleri: Göktürkler 552-735 yılları arasında, Orhun Vadisinde 732 adet yazılı abide balbal diktiler. Ahlattaki Selçuklu mezar taşlarının bazıları, Orhun abidelerine benzemektedir. En önemlileri, 735'de dikilen Bilge Kağan Anıt Kitabesi ile Gültekin ve Tonyukuk Abideleridir.

7)      749-859 yılları arasında Uygur Türkleri, Selenga Havzasında,Sineusu ve Karabalgasun Kitabelerini dikmiştir.

8)      Yenisey Kitabeleri, 10. ve 11. yüzyılda Kırgız, Çiğil ve Karluk  Türklerince dikilmiştir.

 

Türk Heykel ve Resimleri:

1)      İ.Ö. 2. yüzyıldan kalma bir Türk mezarı olan Kurat Kurganında Kartal kabartması vardır

2)      732 yılında Orhun Vadisinde dikilen Bengütaştaki Göktürk Komutanı Gültekin büstünün başlık kısmının önyüzünde, kanatları açık bir kartal figürü kabartması var. Bu kartal figürü, Selçuklu bayrağındaki kartalın, Türklerce kullanımının çok eskilere dayandığını gösterir.

3)      Altaylarda 6-7. yüzyılda çizildiği sanılan kaya resimleri bulundu. Bunlar efsanevi uçan Gökatların resimleridir.

4)      744-845 yılları arasında Uygurlar, mağara duvarlarına Mani diniyle ilgili bir çok duvar resmi yapmışlardır. Bu resimler günümüze kadar ulaşmıştır.

5)      Günümüzde T.C. Devletini temsil eden bayraktaki Ay ve Yıldız'ın kullanımı da çok eskilere dayanmaktadır.1800 yılından sonra Osmanlılarla ilgili çekilen film ve resimlerde, Osmanlı Devleti'ni temsil eden bayrak ay yıldızlıdır. Osmanlılar döneminden kalan bina ön yüzlerindeki Osmanlı devlet armalarında yıldız işlenmiştir. Ancak Ay Yıldızın, devlet sembolü olarak Türklerce çok daha eski dönemlerde de kullanıldığı sanılmaktadır. Örneğin: Kazakistan’ın Tengiz bölgesindeki mezar taşları üzerinde, Kırgızistan’daki eski bir camide, Kuzey kafkasya’daki Balkar Türklerinin mezar taşlarında, Bosna Hersek’teki Boşnak mezar taşlarında bulunan Ay Yıldız simgesi büyük bir olasılıkla Türklerin eski tek tanrılı Gök Dini ile ilgilidir. Selçukluların bayraklarında çift başlı, kanadı açık, kartal simgesi kullanıldığı, Selçuklu mimarı eserlerinde görülmektedir. Ay Yıldızın, Selçuklu öncesi Türk Devletleri'nce ongun olarak kullanıldığı sanılmaktadır.

 

 

 

 

 

 

 

 

            TÜRK HALK EDEBİYATI

A- Türk Destanları: (bkz: 59,76)

Sözlü olarak günümüze kadar gelen Türk destanları sayısı yüzü bulmaktadır. Türkü, destan ve orta oyunu gibi sözlü Türk edebiyatı ürünleri çok zengindir. Sözlü edebiyat ürünleri 12. yüzyıldan itibaren derlenip yazılmaya başlanmıştır. Bazı Türk Destanları:

1)      Alper Tunga Destanı: İ.Ö. 7. yüzyılda yaşadığı bilinen Alper Tunga ile ilgili bilgileri; Kaşgarlı Mahmut Divanı Lügatit Türk adlı eserinde yine İranlı yazar (1010 yıllarında yaşamış) Firdevsi'nin Şehnamesinde bulabiliriz. Medler zamanında yaşamış ve İ.Ö. 626'da ölmüştür. Hükümet merkezi bu günkü Nahçivan’dır.

2)      Oğuz Destanı; İ.Ö. 5 yüzyılda Oğuz Kağan'ı ve Oğuzları anlatmaktadır.(496-436) 

3)      İskit Hakanı Tomris Hatun (İ.Ö- 626): Oğlunu hileyle öldürten Med Kralını yendi. Tarihçi Heredot (İ.Ö. 490-425) yazdığı Heredot tarihinde bu konuyu da anlatıyor.

4)      Uygur Türklerinin Türeyiş ve Göç Destanları

5)      Hakan Su veya Şu Destanı: İ.Ö. 4. yüzyıi,330 yılında Makedonyalı Büyük Iskenderle antlaşma yapmış. Saka Hakanlığının başkenti Balasagun idi. Kaşgarlı Mahmud'un Divanı Lügat Türkünde bu destan özet olarak geçer.

6)      Kırgız Türklerinin Manas Destanı: 10. yüzyılın olaylarını işliyor. Dünyanın en uzun metinli destanı.

7)      Ergenekon Destanı

8)      Erlik Han Destanı

9)      Tuva Destanı

10)  Ural Batır-Başkırt Destanı ve Tatar İdegey Destanı

11)  Alıp Manaş-Altay Destanı

12) Dede Korkut Hikayeleri, 3. ve 10. yüzyıl Oğuzlarının yaşantılarını anlatır.

 

B- Türk Halk Müziği Çeşitleri:

Türk halk müziğine; Tatarlar Türkü, Nogaylar Cönk, Kırgızlar Cır, Kerkük Türkmenleri Hoyrat demektedirler.

Anadolu'da Söylenen Halk Müziği Türleri:

1-     Ağıt-Yakım-Sagu

2-     Atışma

3-     Azeri Havası- Mahnı

4-     Barak

5-     Bozlak

6-     Boğaz Havası: Kadınlarca gırtlaktan söylenir. Ezgi

7-     Destan

8-     Deyiş

9-     Gurbet Havası

10- Gazel

11- Hoyrat – Kerkük Türkmenleri

12- Kına Havası

13- Koçaklama

14- Koşma

15- Maya

16- Mani

17- Mugam (Azeri)

18- Ovşama

19- Teke Zortlatması

20- Türkü

21- Uzun Hava

22- Yayla Havası, Varsağı

23- Yol Havası

24- Zeybek Havaları

 

TÜRK MİLLETİNE HİZMET EDENLER;

Türk Bağımsızlık Önderleri; Türk Aydınları, Türkçe’nin ve Türklüğün Bayrak İsimleri, Türk Bilim, Kültür ve Sanat Adamları:

A- TÜRKİYELİ VE BALKANLI AYDINLAR, ÖNDERLER:

1) Cumhuriyet Dönemi:

Mustafa Kemal ATATÜRK: 1881 Selanik-1938 İstanbul. T.C. Devletinin kurucusu. Asker, Devlet adamı, Nutuk adlı eserin yazarı. "Ne Mutlu Türküm Diyene" özdeyişini söylemiştir.

Ömer Seyfettin: 1884 Balıkesir Gönen- 1920 İstanbul. Asker, yazar. Hikaye kitaplarıyla tanınmıştır.

Arif Nihat Asya: 1904-1975. Şair. Öğretmen, Bayrak şiiri meşhurdur.

Dr. Sadık Ahmet: 1945-1997. Batı Trakya Türkleri, İnsan Hakları Lideri, Yunanistan.

Aşık Veysel Şatıroğlu: Sivas, 1894-1973. Halk şairi

Mehmet Emin Yurdakul: 1869-1944.  Şair.

Nihal Atsız: 1905-1975 Bozkurtlar romanı yazarı.

İgnacz Kunos: 1860-1945. Macaristan vatandaşı Türkolog. Aslı Kuman Türkü. Macarca Kun-Kunos; Kuman, Kumanlı anlamında. 5 yıl Türkiye'de kaldı Türk Halk Ürünü; Türkü, mani ve masalları derleyip yayınladı.

Orhan Saik Gökyay: 1944.  Şair. Bu vatan kimin şiirini yazdı.

 

2) Selçuklu ve Osmanlı Dönemi:

Ahmet Gülşehri: 1250-1335. Kırşehir. Anadolu'daki ilk Türkçecilerden. Mevlevi. Fütüvvetname ve Mantıkuttayr adlı eserleri var "Ne derviş isteriz sahip ne sultan, Ne dert işimize gelir ne derman"

Süleyman Türkmani: 1214-1281. Kırşehir. Mevlevi. Tezkerei Evliya adlı eseri var.

Yunus Emre: 1241-1321. Kırşehir, Eskişehir, Karaman. İlk Türkçeci Tasavvuf  Şairi. Divanı var. Sevginin Ozanı

Aşık Paşa: 1272-1333, Kırşehir Anadolu’daki ilk Türkçeci. Garipname adlı eseri var.

Nasreddin Hoca: 1208-1284 Akşehir. Halk filozofu, nüktedan-mizah ustası, güldürücü, düşündürücü, uyarıcı fıkraları vardır.

Piri Reis: 16.yy. Denizci, Haritacı. Karamanlı.

Katip Çelebi: 1609-1658. Takvimü Tevarih, Fezleke ve Keşfiizzünun yazarı. Adı Mustafa.

Evliya Çelebi: 1611-1682. Seyehatname yazarı,Kütahya.

Süleyman Çelebi 1342-1421 Bursa. Mevlit yazarı.

Pir Sultan Abdal: 1520-1565. Ozan, Sivas.

Vani Mehmet Efendi: 1620-1685. Araisül Kuran ve Nefaisül Furkan adlı eserin sahibi. İslamİyetle Araplığı ayırmış, Türk düşmanlığına karşı çıkmış. Mezarı Bursa’da. Zülkarneyn Peygamber; Oğuz Kağan’dır demiş

Koçyiğit Köroğlu: Ozan, zulme başkaldırıda halkın sesi, halk kahramanı. Bolu, Kars, K.Maraş, Türkmenistan.

Dadaloğlu: Ozan, halkın özgür ve cesur sesi. Çukurova. 1785-1868

 Karacaoğlan: Ozan. Aşk şiirleri , Çukurova, Toroslar. 1606-1689

Ercişli Emrah: Ozan. 17. yy. 

Süleyman Paşa: 1838-l892.Kastamonulu. Asker ve yazar.

Ahmet Vefık Paşa: 1823-1891 Vali, sadrazam, yazar.

 

3) Azerbaycan, Irak Ve İlk Dönem Selçuklu, Osmanlı Aydınları, Önderler:

Kutalmışoğlu Süleyman Şah: 1078-1086. Anadolu Selçuklu Devleti kurucusu. İznik.Caber Kalesi,Suriye.

Kılıç Arslan: 1092-1107. Anadolu Selçuklu Sultanı. Anadoludan Türkleri, Kudüsten Müslümanları çıkarmak isteyen Haçlı Ordusuyla savaştı

Çaka-Çakan Bey: 1080-1091. İzmir beyi. Anadolu’da ilk donanma kuran Türk komutanı.

Ertuğrul Gazi: 1188-1281. Oğuz, Kayı boyu beyi. Gündüz Alpin oğlu ve Osman Gazinin babası.

Osman Gazi: 1281-1324 Osmanlı devleti kurucusu.

Karamanoğlu Mehmet Bey: 1277’de Türkçeyi resmi dil olarak kabul etti. Karaman

Mirza Küçük Han: 1881-1921. Güney Azerbaycanın bağımsızlığı için mücadele etti. İttihadı İslam Cemiyetini kurdu. Cengelliler Hereketi liderliğini yürüttü Dış destek bulamadığı için başarılı olamadı

İmadettin Nesimi: 1369. Azeri. Şair, Felsefeci

Fuzuli: l6.yy. Azeri. Şair.

Habibi: 1470-1520. Azeri şair.

Genceli Nizami: 13.yy. Hüsrev ve Şirin yazarı

Mehmet Emin Resulzade: 1884-1955. Azerbaycan bağımsızlık önderi.(1918)

Serdarı Milli Settar Han: 1914. G. Azerbaycan bağımsızlık önderi

Şeyh Mehmet Hıyabani: 1880-1920.  G. Azerbaycan bağımsızlık önderi.

Ruhi: Irak Türkmeni, Şair.

Uzun Hasan Bey- Hasan Padişah: Akkoyunlu Devleti Hükümdarı (1340-1502). Kuranı Kerimi Türkçeye çevirtti. Türk tarihini araştırıp eser yazdırdı.

 

B- TÜRKİSTANLI AYDINLAR, ÖNDERLER:

l) Devlet Adamları-Askerler:

Alper Tunga: İ.Ö 653-625; Saka Hakanı. Bir görüşe göre;Pers şahı2. Kiros-Keyhüsrev döneminde İ.Ö 555 de öldürüldü.

Tomris Hatun: İ.Ö. 625 Azerbaycan. Saka Hakanı,  Medleri yendi.Pers döneminde 529’da savaştığı ileri sürülüyor

Teoman-Tuman-Duman: İ.Ö. 240-209 İlk Kun-Hun Türk Devlet Hakanı

Mete Han (İ.Ö: 209-174) Gökhun-Kun Hakanı Onlu Ordu Sistemini oluşturdu.

Oğuz Han İskit Hakanı, İ.Ö. 496-436. Ötüken.  24 Türk boyunu bir araya getirerek Oğuzlar adıyla bir Türk birliği kurdu. Kurultayda Oğuz Kağan unvanı verildi.

Bumin Kağan: 552. Göktürk Devleti kurucusu. Ötüken.

İstemihan: 557. Göktürk Hakanı.

Toraman: 515. Akhun devleti hakanı. Aksuvarınoğlu.

İlteriş Kutluk Kağan: 680-692. İkinci Göktürk devleti kurucusu.

Bilge Kağan: 684-734. Göktürk hakanı, Orhun Abidelerini diktirdi.

Gültekin: 685-731. Bilge Kağanın kardeşi. Göktürk orduları komutanı.

Kürşad: 639. Hun Türkleri, 630 yılından beri devam etmekte olan Çin esaretine karşı, Kürşat önderliğinde ayaklandı, ancak başarılı olamadılar Kürşat, Türklerin gönlündeki hürriyet meşalesini yakan Alperenlerin lideri.

İnal Böğü; 716. Göktürk hakanı. Kapgan Kağanın oğlu. İnallı göçebe Türk oymakları bunun soyundan gelse gerek.

Kutluğ Bilge Gül Kağan: 745. Uygur Devleti kurucusu. Orhun nehri kıyısında Ordubalık şehrini kurdu. Yerleşik hayata ilk geçen Türk boyları; Uygurlar ve Tatarlardır.

Bayınçur: Uygur Kağanı.

Alp Kutluk Bilge Kağan: Uygur Hakanı.

Aslan Kağan: Uygur Hakanı.

Alptekin: 962. Karluk. Gazneli Devleti kurucusu. Diğer önemli Hakanlar, Sebüktekin, Sultan Mahmut.

Manas: 992. Kırgız halk kahramanı. Er Manas’ın hayatını anlatan Manas Destanı; dünyanın en uzun destanıdır.

Selçuk Bey: 960-1009. Oğuz- Kınık boyundan. Büyük Selçuklu devleti kurucusu. Dokak beyin oğlu.

Tuğrul Bey: Büyük Selçuklu Sultanı.

Çağrı Bey: Selçuklu komutanı, Tuğrul Beyin kardeşi.

Alparslan: (1029-1072) Selçuklu Hakanı. Malazgirt savaşını kazanarak Anadoluyu Türklere yurt yapan komutan.

Turan Şah: 1085-1097.Kirman Selçuklu Sultanı.

Saltuk Buğra Han: 893-959. Karahanlı hükümdarı. Kaşgar. ilk Müslüman olan hükümdar.

Razıyye Hatun: 1236. Delhi Türk Sultanı. İltutmuşun kızı. Askeri valiler sultanlığına karşı çıkarak ayaklandılar, îç savaşta öldürüldü.

Babür Şah: 1483-1530. Hindistan, Pakistan ve Afganistandaki Babürlü devleti kurucusu. Cengiz Han ve Emir Timur'un torunu. Babürname adlı hatıratın yazarı.

2) Bilim, Kültür ve Sanat Adamları:

Dede Korkut: 4. ve 5. yy. Bilge, filozof. Türkistan. (216,244 – 350,552)

Ali Şir Nevai: 1441-1501. İlk Türçeci yazarlardan. Herat. Aslen Uygur Türkü. Muhakemetül Lügateyn, Hamse adlı eserin yazarı.

Yusuf Has Hacip: 1019-1069. Balasagun. Kutadgu Biliğ’in yazan.

Mahtum Kulu: 1733-1798. Türkmen şairi. Aşkabat.

Kaşgarlı Mahmut: 1074. Divanı Lüğatit Türk’ün yazarı.

Edip Ahmet Yükneki: 12. yy. Atabetül Hakayık. Taşkent’li. Şair ve yazar.

Abdülkadir Meragi: 1353-1435. Besteci. Azeri. Herat.

UluğBey: 1394-1449. Semerkant. Astronom. Emir Timurun torunu. Kurduğu rasathanede Ali Kuşçu, Mesut Kaşi gibi bilim adamları yetişti. Semerkant Emiri. Asıl adı Muhammet Turgay.

Biruni: 973. Ay haritası ve atlasında adı bulunan Türk astronom.

Nasireddin Tusi: Türk astronom.

Farabi: 870-950. Asıl adı Muhammet Tarhan Uzluk. Oğuz. Türkistanlı Filozof.

Mahmut Carullah Zemahşeri: 1134. Keşşaf Tefsiri ve Arapça-Farsça-Türkçe sözlük yazdı. Özbekistan-Harzemli.

Faraplı İsmail Cevheri: Lügat kitabı yazarı.

Şekkaki: 15. yy. Semerkant. İlk Türkçe divan yazan şairlerimizden.

3) Son Dönem Türkistanlı Aydınlar, Önderler:

İ. Yusuf Alptekin: 1901-1995. Uygur. Doğu Türkistan’lı. Bağımsızlık önderi. Türkiye’ye geldi ve İstanbul’da öldü.

Osman Batır: 1898-1951. Kazak. Doğu Türkistan bağımsızlık önderi.

Canım Han Hacı: 1933-1946. D. Türkistan bağımsızlık önderlerinden.

Ali Beğ Hakim: 1933-Kazak D. Türkistan bağımsızlık önderlerinden.

Ebül Gazi Bahadır Han: 1603-1663. Özbek. Hive Hanı. Şecerei Terakime ve Şecerei Türk eserleri yazarı.

Fazlullah Reşidettin Tabip: 1248-1318. İlhanlı devleti veziri. Camiut Tevarih yazarı (Türk Tarihi ve Oğuz Kağan Destanı).

Süleyman Çolpan: 1917. Özbek şair "Ağlama yurdum, gerçi bu gününde yoksa da bahar-Gelecek günlerde bahtın yıldızı parlayıp yanar." Adlı şiir onundur. 

Esferayinli Hasanoğlu: 13. yy. Horasanlı şair.

Mehmet Emin Buğra: Uygur. Doğu Türkistanlı aydın.

Ali Han Töre: D. Türkistan bağımsızlık önderi. 1944. "Milletimiz Türk, Dinimiz İslam ve vatanımız Türkistan" sözünün sahibi.

 

C- İDİL, KIRIM VE KAFKASYALI AYDINLAR, ÖNDERLER:

İsmail Gaspıralı: 1851-1914. Kırım Tatarı. Yazar, gazeteci. Türk Dünyasının, dilde, fikirde, işte birliği için mücadele eden aydın

Yusuf Akçura: 1876-1935. Kazan Tatarı, Yazar

Prof Zeki Velidi Toğan: 1913-1944. Başkırt Yazar.

Abdullah Tukay: 1886-1913. Kazan Tatarı. Şair.

Mir Sait Sultan Galiev: 1892-1940. Tatar, Aydın.

M.Ayaz İshaki:1900-1945

A Battal Taymas: Kazak tarihçi.

S. Maksudi Arsel: 1917. Tatar. Yazar.

Süyümbike Hatun: 1519-1557. Kazan tatarı. Halk kahramanı.

Ural Batır: Başkırt. Halk kahramanı.

Prof. N.F.Katanov: 1862-1922. Hakas. Dilbilimci. 60 bin kelimelik Türk Lehçeleri Sözlüğünü meydana getirdi. Sagaylar, Tuva Dili, Şamanlık konularında araştırma inceleme ve 48 Türk lehçesinin karşılaştırmalı analizini yaptı, Türkolojinin ana kaynağı bu eser 1600 sayfadır.

Mağcan Cumabayev: 1893-1938 Kazak. Yazar.

Abay Kunanbayev: 1845-1904. Kazak. Şair.

Muhtar Avezov: Kazak aydını

M. Çokay: Kazak aydını (1922)

Sahabettin Mercani: 1818-1889. İdil. Aydın.

K.Abdülkadir Naşiri: 1824-1902. İdil. Aydın.

Hüseyin Feyzhani: 1826-1866. İdil. Aydın.

İdegey:1352-1419. Tatar. Halk kahramanı

ABDULLAH TUKAY’IN DİLİNDEN :

‘’Bence dünyada gerçek renkte yoktur, güzelde yok

Hiç birinde bunların lezzette yoktur, hazda yok

Bence sadece millete hizmet aşkı var

Bence bunda güzellik var, lezzet ve hazda var’’

                       **********

‘’Altından daha büyük bela, şeytan görmedim

Her tarafta, her yerde insanlar bu metalin bendesi

Görmezler doğruyu, çünkü altın hakikatin perdesi

İnsanlara göre, dürüstlüko, ibadet, dinde o ‘’

                       **********

‘’Melünet,kir ve yalanla dolmuş içimiz

Tamamiyle fenalık ve bozukluktan ibaret işimiz

Ne sebeple, yeryüzünde bedene hamam varda ruha yok! ‘’

 

TÜRKÇE VE TÜRKLÜKLE İLGİLİ SÖZLER

 

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Kurucusu M. KEMAL ATATÜRK'ün sözleri:

"Ne Mutlu Türküm Diyene"

"Bir Türk Dünyaya Bedeldir"

'Türk Öğün, Çalış, Güven"

"Gerçekleri Söylemekten Korkmayınız"

"Benim Naçiz Vücudum Elbet Bir Gün Toprak Olacak, Ama Türkiye Cumhuriyetiİlelebet Payidar Kalacaktır"

"Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır. Türk milleti zekidir."

“Milliyetin en önemli öğelerinden biri dildir. Türk milletindenim diyen insan, her şeyden evvel ve mutlaka Türkçe konuşmalıdır. Türkçe konuşmayan bir insan Türk kültürüne, topluluğuna bağlılığını iddia ederse buna inanmak doğru olmaz "

"Türk çocuğu atalarını tanıdıkça, daha büyük işler yapmak için kendinde güç bulacaktır."

"Her milletin kendine mahsus milli gelenekleri, adetleri, özellikleri vardır. Hiçbir millet, aynen diğer bir milletin taklitçisi olmamalıdır. Çünkü böyle bir millet ne taklit ettiği milletin aynı olabilir, nede kendi milleti içinde kalabilir. Bunun neticesi şüphesiz ki acıdır"

"Millete gideceği yolu gösterirken, dünyanın her türlü ilminden, keşiflerinden, gelişmelerinden yararlanalım, ancak unutmayalım ki, asıl temeli içimizden çıkarmak zorundayız"

"Asla şüphem yoktur ki, unutulmuş olan eski Türk kültür ve medeniyeti, gün ışığına çıkarıldığında, Türklüğün büyük medeni vasfı ve kabiliyeti, bundan sonraki gelişimi ile atinin yüksek medeni ufkunda, tüm dünyayı aydınlatacaktır"

"Her milletin ayrı bir milli kültürü vardır. Maddi ve manevi değerler bütünü olan kültür, bir topluluğa millet olma vasfı ve bilincini kazandırır"

"Kültürü, millet fertlerinin, ortak inanç, ideal, düşünce, zevk, duygu ve acıları ile ana geçim kaynağı; zamanın şartlarına göre şekillendirip belirler"

"Türk kültürü; dil, inanç, töre, örf, adet, anane, gelenek, görenek, tavır ve davranışlar, hukuk, sanat, edebiyat, ekonomi, üretim biçimi, bilim ve teknik gibi sayısız kurum ve unsurun oluşturduğu bir toplumsal değerler bütünüdür"

"Bir ülke insanları arasında duygu, düşünce ve davranış birliğini; yaşatıldığı oranda milli kültür sağlar. Polisiye tedbirlerle bir kültür yaşatılamaz ve değiştirilemez"

"İnancı, dili, özü bir kardeşlerimiz vardır. Onlara sahip çıkmaya hazır bulunmamız gerekir, Dil, inanç ve tarih bir köprüdür  Köklerimize inmeli, kültürel ve ekonomik yönlerden bir tarih süreci içerisinde bütünleşmeliyiz. Onların yakınlaşmasını beklemeyip, bizim onlara yakınlaşmamız gerekir"

"Ey Türk Gençliği ! Birinci vazifen; Türk istiklalini ve Türk Cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir... Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur"

'Türkiye Cumhuriyetinin temeli, Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürüdür..."

"Türk Milleti, milli birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir..."

"Türk milletinin yapısına en uygun düşen yönetim şekli cumhuriyettir."

"Bayrak bir milletin şerefidir."

"Büyük devletler kuran atalarımız, büyük ve etkili medeniyetlere de sahip olmuştur. Bunu araştırıp incelemek, Türklüğe ve dünyaya bildirmek bizim için borçtur"

"Dünyanın bize hürmet etmesini istiyor isek, önce biz kendi benliğimize ve milletimize saygıyı; duygu, söz ve davranışlarımızla gösterelim ve bilelim ki, milli benliğini bulamayan milletler başka milletlerin esiri olur"

"Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir"

"Kadınlarımız, erkeklerden daha çok aydın, daha çok verimli, daha çok bilgili olmak zorundadırlar"

"Vatan ve Cumhuriyet çalışkan insanların omuzlarında yükselir"

"Ordumuz, Türk birliğinin, Türk kudret ve kabiliyetinin, Türk vatanseverliğinin çelikleşmiş bir ifadesidir"

"Fikirler, zorla ve şiddetle asla öldürülemez"

ALPER TUNGA: "İnsan kalbi ettir, çürür, bozulur gider. Ey insan onu iyi kolla"

   OĞUZ KAĞAN –İSKİT HANI: Size kağan oldum, gökyüzü çadırımız (otağımız), güneş ise tuğumuz olacaktır... Er kişi düşmanlarını ağlatıp dostlarını güldürmeli. Hakan da olsa, kimse Türk'ün töresini değiştiremez"

BİLGE KAĞAN: "Türk Milletinin, Türk Devletinin adı,sanı yok olmasın diye çalıştım. Az milleti çok, aç milleti tok kıldım. Yoksul milleti zengin, tutsak milleti efendi kıldım. Bunca yere Türk adını, Türk şanını ulaştırdım... Beyleri doğru olunca millette doğru olur... Bilgisiz kağanlar tahta oturmuş, kötü kağanlar gelmiş, bunların buyruk beyleri de bilgisizmiş. Bu durumdanda düşmanları yararlanmış; kardeşi kardeşe, milleti birbirine düşürmüş. Bu tuzağa düşen Türk milleti; il tuttuğu toprağı elinden çıkarmış, oğulları köle, kızları cariye olmuş. Türk adını bırakıp yabancı, adlar almaya başlamış, düşmana boyun eğmişler, işlerini güçlerini yabancılara vererek onlara hizmet etmişler. Düşmanlar, Türk milletini yok edeyim, soyunu kurutayım diye uğraşıyormuş. Türk milleti yok olmaya gidiyormuş Ancak Tanrı, Türk Milleti yok olmasın, millet olarak kalsın diye... Tanrı güç verdiği için; ilsiz, öndersiz kalmış, töresini yitirmiş milleti... Atalarım töresince yeniden düzenlemiş... Kötü kişi gelip, birliğini bozmasın. Silahlı gelip seni dağıtmasın... Üstte gök çökmedikçe, altta yer varılmadıkça, Türk milleti senin devletini, töreni kim bozabilir? Ey Türk Milleti; titre ve kendine dön...!"

ALİ SİR NEVAİ: "....Ana dilim üzerinde düşünmeye koyuldum. Türkçe'nin derinliklerine dalınca gözlerime on sekiz bin alemden daha yüksek bir alem göründü. Bu alemin süsler, bezekler içinde enginleşen göğü, dokuz kat, gökten daha üstündü. Bu erdemler, yücelikler hazinesinin incileri yıldızlardan daha parlaktı. Bahçelerindeki gülleri güneşler gibiydi. Bu alemin aydınlık alanlarında ilhamını şahlanan atını koşturdum... Cihanda Türk Edebiyatı bayrağını kaldırmakla Türkleri, tek bir millet, tek bir topluluk haline sokmuş olacağım. Milli ve yüksek bir edebiyat; ancak milli şuur ve milli zevkin geliştirdiği bir dille yaratılır... Türk, Farstan; daha keskin zekalı, daha anlayışlı, daha saf, üstün, daha kabiliyetli, daha pek yaratılışlıdır. Fars dili, yüksek ve derin konuları anlatmakta yetersizdir... Türkün bilgisiz ve zavallı gençleri, güzel sanarak, farsça şiir söylemeğe özeniyorlar. İyi ve etraflı düşünseler, Türkçe de bu kadar genişlikler, incelikler, derinlikler ve zenginlikler durup dururken, bu dilde şiir söylemenin ve sanat göstermenin daha kolay, şiirlerinin daha beğenilir olacağını anlarlar... Söz ve ibarede, kelimelerin anlam ve kavramında Türkçe, Farsçadan üstündür. Türkün öz dilinde öyle incelikler, güzellikler, sanatlar vardır ki; bu kelime inceliklerini, özlerini ifade edecek Farsçada karşılık yoktur... Türkler, doğru, dürüst, temiz niyetlidirler..."

Yunus Emre, Karacaoğlan, Dadaloğlu ve Köroğlu gibi şairler Türkçe şiir söyleyerek Neva'iyi haklı çıkarmışlardır. Ali Şir Nevai; tarihin hiçbir döneminde, orduyla, kılıçla hiçbir Türk komutanının, bütün Türk boylarını bir bayrak altında toplayamadığını, ancak kendisinin kalemle ve sözle bütün Türkleri; Türklük duygu ve bilincini canlandırarak, Türkçe şiirlerin engin güzelliğinde birleştirdiğini ileri sürmüş ve bunun haklı gurur ve mutluluğunu yaşamıştır. 32 adet eseri vardır.

MAHMUT KAŞGARL1: "...Tanrının devlet güneşini Türk burçlarında doğurmuş olduğunu ve onların uçsuz bucaksız yurtları üzerinde güneşin hiç batmadığını gördüm. Tanrı dünya milletlerinin idare dizginlerini onlara verdi... onlara Türk adını Tanrı verdi... onları üstün kıldı. Tanrıya şükürler olsun ki Türküm, Türkçe’yi en iyi konuşan, en iyi anlatan, en doğru anlayan Türklerdenim... Ben Türklerin bütün şehirlerini, obalarını, bozkırlarını baştan başa dolaştım Bütün Türk boylarının dillerini, ağızlarını belledim... Türk dili ile Arap dilinin at başı beraber yürüdükleri bilinsin... Türkler esas 20 ana kökten oluşmuşlardır. Her boy ayrıca uruğlara bölünmüştür... Akıl, Türkçe’yi öğrenmeyi emreder... Türklerin oklarından korunmak isteyenler, onlara düşman değil dost olsun. Tatar, Türkten bir el-il'dir..."

YUSUF HAS HACİB: " Millete içtenlikli, büyüğe saygılı, küçüğe dürüst ol... Yönetici tavrını düzeltir, eylemini doğru tutarsa, halkta davranışını düzeltir... İnsanı bilgisi korur... Töreye uyanın yüzü güler... İnsanın değerini, aklı, bilgisi ve erdemi yükseltir. Bilgili bilir, anlayışlı hoşgörü gösterir... Dünya beyleri arasında en iyileri Türk beyleridir. Bu Türk beyleri arasında adı meşhur ve ikbali ayan beyan olanı Alper Tunga idi. O yüksek bilgi ve faziletlere sahip idi. Bilgili, anlayışlı ve halkın seçkini idi... Uyanık, anlayışlı insan, bu dünyaya hakim olur... Türkçe söz, dağ keçisi gibidir... Bütün kötülüklerin anası cehalettir. Bir toplumda en önemli şey eğitim öğretimdir... Eşitlik, zenginleri fakirleştirerek değil, fakirleri zenginleştirerek sağlanmalıdır... Ferdin saadeti, toplumun saadetine bağlıdır.

MEHMET EMİN RESULZADE: " Türk boyları, farklı özellikleri olan birer akarsudur. Her nehir kendi yatağında (yurdunda) aksa da sonuçta bunlar Türklük (turan) denizinde birleşirler... Türkçe; Türk Dünyasını oluşturan Türk Boylarının birbiriyle yeniden tanışıp kaynaşmasının ve Türk Devletlerinin sosyal, ekonomik ve siyasi gelişmesini sağlayacak yegane araçtır. Türk Dünyasının temeli Türçedir. Türk Tarih ve kültürüdür.”Bir kere yükselen bayrak bir daha inmez”. “İnsanlara hürriyet , milletlere istiklal” .

YUSUF AKÇURA: " Türklerin, Rusça, Arapça, Farsça gibi yabancı dillerden kelime alması uygun değildir. Türk dilindeki yabancı kurallar ve anlaşılması güç Arapça, Farsça tabirler atılmalı, alaca bulaca iş olmaz. Kişinin üzerinde akçe olduktan gayrı minnete ne gerek... Türk boyları kendi şiveleriyle yayın yapmasın. Türkler arasında dilbirliği, en çok işlenmiş ve gelişmiş bulunan İstanbul şivesi esas alınarak gerçekleştirilsin... Tatar sözcüğü Moğolun değil, Türkün anlamdaşıdır. Türk ve Tatar birdir... Tatarlar, Türk boylarından biri ve Türk zümresidir".

İSMAİL GASPIRALI: “Türk milletinin birinci düşmanı, eğitimsizlikten kaynaklanan geriliktir... Türklerin, dünyada hakettiği yeri alabilmeleri için, Dilde, Fikirde, İşte Birlik fikrini hayata geçirmeleri, Türk devlet ve boylarının işbirliğinin, bu esaslar çerçevesinde yapılması gerekir. Ortak iletişim dili olarak en gelişmiş lehçe İstanbul Türkçesi seçilmelidir...”

AHMET YESEVİ: "İnsan geçimini çalışarak sağlamalı, asalak olmamalıdır."

EMİR TİMUR: "Biz mülükü Turan, Emiri Türkistanız; Biz ki Türk oğlu Türküz. Biz ki milletlerin en kadimi ve en ulusu (büyüğü) Türkün başbuğuyuz... Benim maksadım Tatarı, Türkü bir edip, Türkleri bir bayrak altında toplamaktır".

KARAMANOĞLU MEHMET BEY: "Bu günden sonra mecliste, okulda., resmi daire ve meydanlarda; Türçeden başka bir dil kullanılmayacaktır".

SULTAN l. MURAT: " Bir ordunun kuvveti, sayıca fazla olmasından gelmez".

SÜLEYMAN PAŞA: "Osmanlı Edebiyatı demek doğru değildir. Dilimize Osmanlı dili, milletimize Osmanlı milleti demekte yanlıştır. Çünkü Osmanlı tabiri yalnızca devletimizin adıdır. Milletimizin adı ise yalnız Türktür. Bundan dolayı dilimiz Türk Dili, edebiyatımızda Türk Edebiyatıdır".

ÖMER SEYFETTİN: "Milliyetimiz nasıl Türklük, Vatanımız Türkiye ise, dilimizde Türkçedir... Bir milletin yalnız bir dili olur... Türk, Türkçeyi sever, Türkçe konuşur ve yazar... Milli birlik ve beraberliğin sağlanmasında dil temel unsurdur... Türkçe bizim manevi ve mukaddes vatanımızdır. Bu manevi vatanın istiklali, kuvveti; resmi ve milli vatanımızın istiklalinden daha mühimdir. Çünkü vatanını kaybeden bir millet eğer lisanına ve edebiyatına hakim kalırsa mahvolmaz (doğru örneğin yahudiler) yaşar ve yine bir gün gelir siyasi istiklalini kazanır, düşmanlarından intikam alır".

HACI BEKTAŞ VELİ: "İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır. Kadınları okutunuz. Ara, bul. İncinsen de incitme... Murada ermek sabır iledir... Araştırmak, açık bir sınavdır. Her ne ararsan kendinde ara... Eline, beline, diline sahip ol. Bilginler hem arıdır, hem arıtıcı... Bilim adamı ve sanatçının ilk makamı edeptir (terbiyeli olmak)... İnsanın iyiliği sözünün güzelliğindedir. Kendine ağır geleni, başkasına da yapma.. Hiçbir milleti ve insanı ayıplamayınız. Düşünce karanlığına ışık tutanlara yardımcı olunuz..   Düşmanınızın dahi insan olduğunu unutmayınız.    Peygamberler ve önder kişiler, insanlığa Tanrının bir hediyesidir"

ALPARSLAN: “Size güzel bir yurt aldım. Birlik ve beraberliğinizi bozmazsanız, sonsuza dek Türk yurdu olarak kalacaktır” 

SÜLEYMAN DEMIREL 9.CUMHURBAŞKANI; 18-05 ve 06-08-1998, 06-05-1999 Tarihlerinde Yaptığı Konuşmalar:

" Kültürünü, değerlerini ve geçmişini aramanın siyasi bir tarafı yoktur. Türk kültürüne, tarihi eserlerine sahip çıkılması gerekir. Farklı etnik grupların, birbirlerinin hayat hakkını ortadan kaldırmaması gerekir. Bu ülkede yaşayan herkesin birbirine hoşgörü göstermesi lazım. Kültürel farklılıklar, toplumun zenginlikleridir. Türk vatandaşı olmamıza, birlik ve beraberliğimize engel değildir... Türkiye de istikrar, sistem değişikliğinden geçiyor.. Siyasi partiler Kanunu ve Seçim Sistemi şimdiden ele alınıp değiştirilmeli. Halk sorunları çözecek güçlü hükümet ve siyasi istikrar istiyor".METE HAN:’’Türk Halkının huzur ve güvenliğini sağlayabilmek için;komşu ülke hakanına;atımıhediye,kızımı gelinederim,ancak Turan yurdunun çorak,dazkırda olsa bir bölgesini, hatta bir kara taşını bile vermem, Düşmanlık edip göz koyanada zafere ulaşanadek ölesiye savaşırım…’’

 

ÖZLÜ SÖZLER:

" Türk’e Türk propagandası yapan, iki yüzlüdür. "

" Türkün Türkten başka dostu yoktur".

" Devletler, Milletler; yenilir, öldürülür, hatta esir edilebilirler, ancak milli şuurları asla yok edilemez".

" Türk’ün en büyük düşmanı; yine bilinçsiz bir Türk’tür. "

" Aslını gizleyen dönmedir, devşirmedir, haramzadedir, melezdir veya art niyetlidir".

" Uzun yıllardır devam eden siyasi ve ekonomik istikrarsızlık nedeniyle, kendiyle barışık Türk halkı; güvensiz, şüpheci, kararsız ve umutsuz insanlar yığınına dönüştü".

" Devlet sanatçısı olmaz, halk sanatçısı olur. Devlet sanatçılığı unvanı ve uygulaması; spora, sanata, bilime siyaset, kayırma girmesi demektir, bu da toplumda yozlaşmaya, küskünlüğe yol açar".

“Türküm, doğruyum, çalışkanım..."

“Tanrı Türk’ü Korusun ve Yüceltsin.”

Halkın Vicdanının Sesi;Namık KEMAL (1840-1888)

‘’Felek her türlü eziyetini toplasın gelsin

  Dönersem kahbeyim,

  Millet yolunda bu azimetten.

  Kaçarmı merdolun,bir can için

  Meydanı gayretten…’’

  Böyle dediği için Kıbrıs’a sürüldü,

  Mayosa zindanına atıldı ve Sakızda  öldü

 

TÜRK ŞİİRİNDEN ÖRNEKLER:

Alper Tunga Destanından:

"Alper Tunga öldü mü

Issız acun kaldı mı

Ödlek öcün aldı mı

İmdi yürek yırtılır"

 

KARAHANLl DÖNEMİNDEN BİR ŞİİR:

"Ağdı Kızılbayrak

Doğdu kara toprak

Yetişip geldi oğrak

Savaşıp geçtik biz..."

 

BİR UYGUR OZANINDAN DÖRTLÜK:

"Uygur açıp gözünü

Tanıtıp koy özünü

Ne zaman olsa ölüm

Cesur söyle sözünü..."

 

TÜRKİSTANLI ÇOLPAN’DAN BİR DÖRTLÜK:

"Ağlama yurdum

Gerçi bu gününde yoksa da bahar

Gölgesi gönlümde

Parlayıp yanar..."

 

YUNUS EMRE:

"Gelin tanış olalım

İşi kolay kılalım

Sevelim, sevilelim

Dünya kimseye kalmaz..."

 

“İlim , ilim bilmektir

İlim kendin bilmektir

Sen kendin bilmezsen

Bu nice okumaktır.”

 

AŞIK PAŞA:

Türk diline kimesne bakmaz idi

Türklere her giz gönül akmaz idi

Türk dahi bilmez idi bu dilleri

İnce yolu ol ulu menzilleri...**

AŞIK SAİD- LASTİK SAİD:

"Arapça isteyen Urbana gitsin

Acemce isteyen İrana gitsin

Frengiler Frengistana gitsin

Biz ki Türküz, bize Türki gerekir..."

HALK OZANI KOÇYİGİT KÖROĞLU-RUŞEN ALİ:

Ben bir Köroğluyum dağda gezerim.

Esen rüzgarlardan hile sezerim.

Köroğluyum kayaları yararım

Halkın kılıcıyım hakkı ararım

Şahtan, padişahtan hesap sorarım

Uykudan uyanan katılır bana..."

"Yiğitler silkinip ata binende

Derelerde aç kurtlara ün olur..."

 

HALK OZANI KARACAOĞLAN:  ( 1606-1670)

"Yıkılmış dilberin mamur elleri

Susmuş bülbül söylemiyor dilleri

Dağılmış sümbülü solmuş gülleri

Yüzüne dökülmüş teller perişan..."

"Coşkun sular gibi akıp durulma

Kuru gazel gibi esip savrulma

Nerde güzel görsen çevrilme

Bizim elde cana kıyar beğler var..."

 

HALK OZANI DADALOĞLU: ( 1785-1868) 

"Dadaloğlu’mda der zatından zatı

Çekin eyerleyin gökçe kıratı

Göçmek değil bizim ilin muradı

Akyare gitmemiz güman görünür..."

"Hakkımızda devlet etmiş fermanı

Ferman padişahın dağlar bizimdir..."

 

M.EMİN YURDAKULDAN’DAN:

‘’Ben bir Türküm;dinim, cinsim,uludur

  Sinem,özüm inanç ile doludur

  İnsan olan Tanrının, vatanın kuludur

  Türk balası, evde olurmaz, giderim…’’

 

DOĞU TÜRKİSTANDA ÖĞRENCİ ANDI;

‘’Ulusumuz TÜRK

  Dinimiz İSLAM

  Vatanımız TÜRKİSTAN

  Ecdadımız TURAN…’’

‘’Ben Türküm, özüm Türk oğlu Türk

  Yurdum Türkistan, vatanım Turan

  Üzülerek gezdim Türk yurtlarını:hepsi viran

  Yoksul, cahil,ezilen insanlar;hepsi türk…’’

TÜRKİSTAN’A GENEL BİR BAKIŞ

 

a) Doğu , Güney ve Batı Türkistan ile Orta Asya Türk Şehir Adlarından Örnekler

1-     Ahiska

2-     Aksu

3-     Astana

4-     Almatı

5-     Belh

6-     Buhara

7-     Balasagun

8-     Beşbalık

9-     Barçınlı

10- Bağraş

11- Barkul

12- Cent

13- Çerçen

14- Farap

15- Gazne

16- Harzem

17- Hoten

18- Herat

19- Hami

20- Keş

21- Kuça

22- Kaşgar

23- Karaşar

24- Karabalasagun

25- Karacuk

26- Karaganda 

27- Merv

28- Ordubalık

29- Özkent

30- Ötüken

31- Semerkant

32- Sütkent

33- Turfan

34- Talas

35- Taşkent

36- Tokmak

37- Urgenç

38- Urumçi

39- Yarkent

40- Yenikent

41- Yenisey

42- Yedisu

 

 

b) Türkistan’daki Türklerin Ad Verdiği Akarsular

1-     Aksu

2-     Argun

3-     Angora

4-     Bulungir

5-     Ceyhun

6-     Hoten

7-     İdil (Volga)

8-     İli

9-     İrtiş

10- Kaşgar

11- Kama

12- Manas

13- Orhun-Orkun- Orhan

14- Özü (Dinyeper)

15- Selenga

16- Sarısu

17- Seyhun

18- Tarım

19- Terek

20- Tula-Tolo

21- Yayık (Ural)

22- Yenisey

23- Yarkent

 

c) Türkistan Dağları

1-     Altay-Altın

2-     Aladağ

3-     Karakurum

4-     Karanlık

5-     Pamir

6-     Sayan

7-     Tanrı (Tienşan-Çinçesi)

 

d) Türkistan Çölleri ve Stepler

1-     Açlık-Kıpçak-Kırgız-Kazak Bozkırı

2-     Karakurum Çölü

3-     Taklamakan Çölü

4-     Gobi

 

e) Türkistan Gölleri

1-     Aral

2-     Bağraş

3-     Baykal

4-     Balkaş

5-     Boğda

6-     Hazar

7-     Isıkgöl

8-     İbinur

9-     Karaburan (Lopnor)

10- Sayram

11- Ulunker

 

f) Türkistan Havzaları

1-     Çungarya-Çu-İli

2-     Fergana Vadisi

3-     İdil

4-     Kaşgarya

5-     Maveraünnehir - Zerefşan

6-     Tarım

7-     Turfan Çukurluğu

 

f)    Türkistan Ovaları:

Altay, Büyükyıldız, İli, Küre, Küçükyıldız, Turfan, Tokkuztara

 

ÖZTÜRKÇE ADLAR:

a) Kazak Türklerinin Çocuklarına Koyduğu Adlardan Örnekler

1-     Alptekin

2-     Akteke

3-     Ayembet

4-     Abay- Ablay

5-     Alaş

6-     Abak

7-     Batır

8-     Barsbey

9-     Buğra

10- Can

11- Kubanbay

12- Canbey

13- Canbek

14- Canımhan

15- Canaltay

16- Candar

17- Erkin

18- Kanber

19- Kunanbay

20- Oraz

21- Tekin

 

b) Türklerin Macar ve Moğollardan Alarak Çocuklarına Verdikleri Adlardan Örnekler.

1-     Atilla – Attila - Atila

2-     Arık

3-     Batu

4-     Berke

5-     Batur

6-     Cengiz

7-     Çağatay

8-     Edige

9-     Esen - Esmen

10- Giray

11- İlhan

12- Kubilay

13- Mengü

14- Noyan

15- Oktay

16- Olcay

17- Polat

18- Timuçin

19- Toktamış

c) Timur ve Selçuklu Dönemi Türk Adlarından Örnekler

1-     Aktimur

2-     Aydın

3-     Akça

4-     Aykent

5-     Aybike

6-     Aksuvar

7-     Aksungur

8-     Aybey-aybeğ

9-     Atsız

10- Arslan

11- Artuk

12- Alp

13- Alper

14- Alparslan

15- Baysungur

16- Baykara

17- Balaban

18- Bars-Baybars

19- Baytekin

20- Çağrı

21- Doğan

22- Dursun

23- Demirtaş

24- Erkin

25- Ertan

26- Ertuğrul

27- Gündüz

28- Güner

29- Gökbörü

30- Gürkan

31- Hatun

32- Hakan

33- İlbilge

34- İldeniz

35- İnal

36- İltutmuş

37- İstemi

38- Kağan

39- Korkut

40- Kutuz

41- Kutluk-Kutlu

42- Kılıç-Kılıçarslan

43- Karaman

44- Oğuz

45- Orhan-Orhun-Orkun

46- Özbek

47- Saltuk

48- Sevinç

49- Sungur

50- Suyunbike - Süyümbike

51- Sülemiş

52- Sökmen

53- Sarıhan

54- Selçuk

55- Sancar-Sencer

56- Türkan

57- Turan-Turhan

58- Tekine

59- Turgut

60- Toraman

61- Tekin

62- Tanrıverdi

63- Turgay

64- Tuğtekin

65- Tuğrul

66- Tutuş 

67- Timur

68- Timurtaş

69- Tuğluk

70- Tomris Hatun

71- Tamer

72- Uluğbey

73- Umur

74- Ulaş

75- Ünal

76- Yağmur

 

 

 

d) Hun, Göktürk, Uygur ve Diğer Türk Devletlerinden Popüler Türk Adları:

1-     Akşit

2-     Argun

3-     Aydoğdu

4-     Alptekin

5-     Aytekin

6-     Ayhan

7-     Akbaş

8-     Akkuş

9-     Almış

10- Ayaz-Ayas

11- Baytaş

12- Beydoğdu

13- Beydoğan

14- Berk

15- Bumin

16- Buğra

17- Buğa

18- Bilik

19- Barak

20- Bilge-İlbilge

21- Ceyhun- Ceyhan

22- Çolpan

23- Deniz

24- Demir

25- Erdem

26- Ertaş

27- Gündoğdu

28- Gökhan

29- Günhan

30- Gültekin

31- İşbara

32- İstemi

33- İlteriş-İlter

34- Kutalmış

35- Kürşat

36- Köymen

37- Kegen

38- Korkmaz

39- Kaya

40- Karahan

41- Kayır

42- Mete

43- Menteş

44- Manas

45- Oraz

46- Ödemiş

47- Sebüktekin

48- Seyhun- Seyhan

49- Sevindik

50- Tolun

51- Terken

52- Tekiş

53- Tapar

54- Türker

55- Teoman - Duman

56- Tarkan

57- Tağmaç

58- Yakut

59- Yıldızhan

e) Ad Olarak Anılan Askeri ve İdari Unvanlar, Rütbeler

1-     Akay

2-     Atabey

3-     Aygucu

4-     Bahşi

5-     Başbuğ

6-     Bek- Bey- Bay- Beğ

7-     Erkin

8-     Er

9-     Hakan

10- Han

11- İlteber

12- İdikkut

13- İlteriş-İlter

14- Kül Erkin-Gül

15- Kağan

16- Şad-Şadpıt

17- Tarduş

18- Tanrıkut

19- Tekin:Prens

20- Tarkan- Tarhan- Tarhun

21- Yabgu

22- Tanju-Tanhu-Sanyü

f) Anadolu'nun Fethini Gerçekleştiren Selçuklu Hanları: (bkz:82)

1-     Çağrı Bey (1021): Ermenistan, Gürcistan, Van

2-            Musa Yabgu'nun Oğlu Hasan Bey: (1046)

3-            Yakuti Bey: (1048) Azerbaycan

4-            İbrahim Yınal: (1048) Hilvan

5-     Kutalmış: (1048) Irak

6-            Tuğrul Bey: (1048) Muradiye-Erciş, (1055) Irak, (1058) Cizre

7-            Alparslan (1064) ve (1071)- Malazgirt ve G. Doğu Anadolu

8-            Alparslan'ın Oğlu Ayas-Ayaz Bey: 1071-1078 Çukurova Yöresi

9-            Kutalmışoğlu Süleyman Şah: 1078

10-     Kutalmışoğlu: Polat Bey, Mansur Bey, Alp İliğ

11-     Melik Tutuş: Suriyeyi aldı   1092

12-     Kılıçarslan: Süleyman Şah'ın Oğlu (1092,1097)

13-      Sultan Melikşah: 1086

 

g) 1021 - 1028 - 1036 - 1048 - 1054-1071-1074-1080-1083-1084-1085-1176-1280 Anadolu'ya Akın Yapan Selçuklu Ordu Komutanları:

1-     Artuk Bey

2-     Afşinbey (K. Maraş Yör.)

3-     Ahmet Şah

4-     Aytekin Bey

5-     Bozan Bey

6-     Buka (1048)

7-     Çaka Bey (1080 İzmir)

8-     Çavlı Bey

9-     Dinar Bey

10- Dokak Bey

11- Danişmend Gazi (1097)

12- Duduoğlu

13- Dilmaçoğlu

14- Emir Karatekin

15- Emin Sunduk-Sandık

16- Emir Çubuk

17- Emir Saltuk

18- Emir Buldacı

19- Emir Çavlı

20- Göktaş (1048)

21- Gevherayin

22- Gümüştekin

23- Kızıl Sarı

24- Kızıl (1048-1060)

25- Muncukoğlu (1084)

26- Mehmet Bey

27- Menteşe Bey

28- Mansur Bey

29- Mengücek

30- Porsuk Bey

31- Savtekin

32- Türkmen Bey

33- Tutak Bey

34- Taranoğlu

35- Yağıbasan

TÜRK KAVİMLERİ-TURAN HALKLARI

(bkz. 102.114)

 

A- a) Avrupalı Türkoloğlara Göre:

l-  Halaç(Kalaç)

2-      Kanıklı

3-      Karluk

4-      Kıpçak

5-      Oğuz

6-  Uygur

b) Kaşgarlı Mahmud'un Araştırmalarına Göre 11. yy. Türk Boyları

1-          Basmil

2-          Başkırt

3-    Cumul

4-          Çaruk

5-          Çiğil

6-          Hatay (Kuzey Çin Türkleri)

7-          Iğrak

8-          Kayı

9-          Kıpçak

10-Kırgız

11-Oğuz

12-Peçenek

13-Salar, Şato (Tabgaç, Tibetlere komşu Türkler)

14-Tuhsi

15-Tangut (Pamir yöresi Türkleri)

16-Tatar

17-Uygur

18-Yabaku

19-Yağma

20-Yemek

c) Camiüt Tevarihte

1-  Halaç

2-          Kanglı (Kanıklı)

3-          Karluk

4-          Kıpçak

5-          Oğuz (Türkmen)

6-          Uygur

d) Neşri'ye Göre:

1- Ağaçeri

2- Aykırı (Ayperi)

3- Halaç

4- Kanglı

5- Karluk

6- Kıpkaç

7- Uygur

 

                    B- a) 6. Yüzyıl Türk Boyları: Bu dönemlerde adı geçen, etkili olan

Türkler;

1-  Basmıl

2-         Bayırku (Bayır Bucak Türkleri-Yir Bayırku)

3-    Çiğil

4-    Halaç

5-         Karluk

6-         Kanglı

7-    Kırgız

8-    Onok

9-    Oğuz

10-SirTarduş

11-Tatar

12-Töles

13-Türkeşler (Kara ve Sarı)

14-Uygur

15-Yağma

b)  7-9. Y.Y- Türk Boyları:

1-         Balkar

2-    Basmıl

3-         Karay, Karaçay

4-         Karluk

5-         Kumuk

6-         Kırgız

7-    Kıpçak

8-    Kuman

9-         Kimek

10-  Oğuz(Uz-Gagauz)

l1-  Peçenek

12-  Salar-Salur

13- Tatar

14- Türkeş-Türgiş

15- Uygur-Sarı Uygur

c)  12. YY. Türk Boyları

1-  Harzem (Horzum)

2-         Karluk

3-    Kırgız

4-    Kıpçak

5-         Kuman

6-         Özbek

7-         Şato Türkleri

8-         Tatar

9-         Türkmen

10-  Uygur

11-Uz

 

TÜRK BOYLARI SOY GRUBU

A) KARLUK

-       Çiğil

-       Halaç

-       Hakas

-       Mişer

-       Özbek

-       Saha (Yakut-Kırıkan)

-       Tohsi

-       Tuva

-       Uygur

-       Yağma

B) KIPÇAK

-       Altay

-       Balkar

-       Başkurt

-       Çuvaş

-       Karaçay

-       Kumuk

-       Kuman

-       Noğay

-       Şor (Kemer)

-       Tatar

C) OĞUZ

-       Azeri

-       Gagauz

-       Kaçar

 BOZKIR VE YAYLA TÜRKLERİ – GÖÇEBE TÜRKLER (1690):

-       Avşar

-       Çiğil

-       Halaç

-       Kaşkay

-       Kazak

-       Kırgız

-       Onok

-       Türkmen

-       Türkeş

-       Tohsi

-       Yağma

-       Yörük

 

TÜRK BOYLARI DİL GRUBU

-       6 Türk lehçesi

-       20 Türk şivesi

-       34 veya 48 Türk dili ağzı var.

A) GÜNEY

-       Azeri

-       Avşar

-       Gagauz

-       İnallı

-       Kaşkay

-       Türkmen

-       Tohsi

-       Yörük

-       Yağma

B) BATI

-       Balkar

-       Baraba

-       Başkurt

-       Batı Sibirya Tatarcası

-       Kırım Tatarcası

-       Karay

-       Karaçay

-       Kumuk

-       Kazan Tatarcası

C) MERKEZ

-       Karakalpak

-       Kazak

-       Kırgız

-       Kıpçak

-       Kuman

-       Nogay

D) DOĞU

-       Özbek

-       Sarı Uygur

-       Salar

-       Uygur

E) KUZEY

-       Altay

-       Çuvaş

-       Dolgan

-       Hakas

-       Karagas

-       Mişer

-       Saha

-       Şor

-       Tuva

F) TÜRKİYE ŞİVE VE AĞIZLARI 

-       Burdur

-       Denizli

-       Muğla

-       Çukurova

-       Elazığ,

-       Urfa

-       Erzurum

-       İstanbul

-       Trakya

-       Trabzon

-       Rize

Macar Araştırıcı Armin Vambery Türkleri Beş ana grupta toplanmıştır. (1985 yılında yayınladığı Antropolojik ve Etnolojik ilişkilerinde Türk Halkı Adlı eser)

A) SİBİR TÜRKLERİ

-       Altaylı

-       Baraba-Tobol Tatarı

-       Çalım Tatarı

-       Dağ Tatarı

-       Kacints

-       Kobol

-       Karagas

-       Kamasin

-       Kızıl

-       Kumandı

-       Sagay

-       Soyot

-       Şor

-       Teleüt

-       Yakut (saha)

 

B) ORTA ASYA TÜRKLERİ - TÜRKİSTAN

-       Kırgız

-       Kazak

-       Uygur (Doğu Türkistanlı)

-       Karakalpak

-       Özbek

-       Türkmen

 

 

 

C) VOLGA TÜRKLERİ (İDİL-URAL)

-       Başkurt

-       Çuvaş

-       Kazan Türkleri – Tatarlar

 

D) KAFKAS TÜRKLERİ

-       Nogay Tatarları

-       Karaçaylar

-       Kırım Tatarları

-       Kundurlar

-       Kumuklar

 

E) BATI TÜRKLERİ

-       Azeri

-       İran Türkleri

-       Türkiye Ve Balkan Türkleri

 

ORHUN ABİDELERİNDE (725, 732 ve 735’te dikildi) ADLARI GEÇEN VE GÖKTÜRK (KUTLUK) DEVLETİNİ (552-745) OLUŞTURAN TÜRK BOYLARI VE DİĞER MÎLLETLER; (bkz: 43,67,75)

A)     Türk Boyları:

1-     Az (Uz) veya As

2-     Basmıl

3-     Çikler (Kıpçaklar: Uygurlarla Kırgızlar arasındaki bölgede)

4-     Tatar, Dokuz Tatar, Otuz Tatar

5-     İzgil

6-        Karluk  (Orhun nehrine göre güneyde yaşıyorlar)

7-     Kırgız (Kırkız)

8-     Kurıkan, Üç Kurıkan (Yakut-Saha)

9-     Oğuz; Üç Oğuz, Dokuz Oğuz, Tongra, Yır Bayırku, Ediz, İki Ediz (Çadırlı), (Kuzeyde yaşıyorlar)

10-     On Ok.

11-     Sir, Altı Sir (Siri Derya nehrine adlarını vermişler)

12-     Tarduşlar (Batı Göktürkleri: 6 Oymak)

13-     Tölis (Doğu Göktürk)- Talas

14-     Türgiş (Türkeşler) (Batıda)

15-     Uygur

B)     Tabi (Bağlı) veya Komşu Milletler:

1-      Avar (Apar)

2-      Bizans (Pürüm, Doğu Roma, Rum)

3-      Bökli Çöllü Halk (Gündoğusunda)

4-         Çin  (Tabgaç ve Mançur)

5-         Çungarlar

6-       İranlılar: Soğd, Altıçup, Soğdak, Berçik, Persli, Tacik.

7-       Kıtay (Kıtany-Hıtay) (Doğuda)

8-       Tangut

9-        Tatabı (Doğuda)

10-     Tibet (Tüpüt)

11-     Tokar (Tohar)

12-     Tuygut (Toygut)

 

ORHUN ABİDELERİNE GÖRE GÖKTÜRK HANEDANININ BAĞLI OLDUĞU TÜRK BOYU:

a) "... İlsizleşmiş, Kağansızlaşmış milleti,cariye olmuş, kul olmuş milleti (Çin'e), Türk töresini bırakmış milleti, ecdadımın töresince düzenlemiş, yetiştirmiş. Talas, Tarduş milletini orda tanzim etmiş, yapguyu, şadı orda vermiş."

"b) "Türgiş Kağanı Türküm, milletim idi. Bilmediği için "bize karşı yanlış hareket ettiği, ihanet ettiği için, Kağanı öldü. Buyruğu, beyleri de öldü. On Ok kavmi eziyet gördü"

c) "Ecdadımızın tutmuş olduğu yer,su, sahipsiz olmasın, kalmasın diye Az milletini tanzim ve tertip edip. ..Bars Bey idi, Kağan adını burda biz verdik, küçük kız kardeşim prensesi verdik."

d) "On Ok oğluna, .yabancına kadar bunu görüp bilin."

e)     "Köğmenin yeri, suyu sahipsiz kalmasın diye Az, Kırgız kavmini düzene sokup geldik.  Savaştık... ilini geri verdik.

f)     "Türk, Oğuz Beyleri, milleti işitin: Üstte gök basmasa, altta yer delinmese, Türk Milleti, ilini töreni kim bozabilir? "

g)     "Türküm için, milletim için iyisini öylece kazanıverdim. "

h)  "Dokuz Oğuz milletim idi. Gök, yer bulandığı için, ödüne kıskançlık değdiği için düşman oldu. Bir yılda dört defa savaştım."

ı) "Türk Bilge Kağanı ...Sir, Dokuz Oğuz, îki Ediz, Çadırlı Beyleri,milleti üzerine Kağan oturdum."

i) "On dört yaşımda Tarduş Milleti üzerine şad oturdum."

j) "Basmıl; idik Kut soyumdan olan kavim idi."

k) "Güneyde Karluk milletine doğru ordu sevk et deyip, Tudun Yamtarı gönderdim.,,. Karluk valisi yok olmuş.... Halk kütlesi kağanım geldi deyip övdü..."

1) "Türgiş Kağanı (Göktürk Halkı için): Benim milletim ordadır",

"Türk milleti yine karışıklık içindedir", "Oğuz yine sıkıntıdadır" demiş.

m) "Türk Bilge Kağanı, Türk Sir Milletini, Oğuz Milletini besleyip oturuyor."

n) "Doğuda Kadırkan Ormanına kadar, Batıda Demirkapıya kadar kondurmuş, ikisi arasında pek teşkilatsız Göktürk'ü düzene sokarak..."

o) "Tanrı kuvvet verdiği için babam Kağanın askeri kurt (böri) gibi imiş, düşmanı koyun gibi imiş."

ö) ",... Türk Milletinin.,,, dört tarafı hep düşman imiş..."

p) "İl veren Tanrı, Türk milletinin adı sanı yok olmasın diye..."

r) "Türk Tanrısı, mukaddes yeri, suyu Öyle tanzim etmiştir. Türk milleti yok olmasın, millet olsun diye...."

 

8. YÜZYIL TÜRK BOYLARI

1.       Az (Uz-Uzbek-Özbek) veya As (Astragan şehri)

2.       Basmıl

3.       Çik

4.       Ediz(HieThie-Hayta)

5.        İzgil (Eskil)

6.       Karluk (Harluhiyye)

7.       Kırgız

8.       Kimek (Baya)

9.       Oğuzlar: Üç ve Dokuz Oğuzlar (Kun, Tonra ve Yağma)

10.    Onoklar

11.    Tatar

12.    Türkeşler: Kara ve Sarı Türkeşler

13.    Tarduş

14.    Tolis-Taliş-Talas

15.    Uygur: Sarı ve On Uygur

16.    Yır Bayırku (Bayır Bucak Türkmenleri)- Yabaku (Payeko)

 

ONOKLAR (Batı Göktürkleri)

1-     Barsganlar

2-     Çaruk (Çarıklı-Cırıklı)

3-     Ezkil (İzgil-Ezkiş-Ezgiş-Ekiz-Eskil)

4-     Halaç-Kalaç

5-     Kara (Türkeşler)

6-     Koşu

7-     Oğrak (Kara Yığaç)

8-     Peçenekler

9-     Sarı (Türkeşler)

10-  Türkmenler (Oğuz-Uz)

 

KARLUK BOYLARI

1-     Biskil (Baskil)

2-     Çiğil (Çiğli)

3-     Bulak

4-     Kol Erkin (Gül Erkin)

5-     Tuhsi (Toksi-Tohsi)

6-     Beyştan

7-     Haym (Haymana)

8-     Beriş

 

PEÇENEK BOYLARI

1-     Çor

2-     Çopan (Çoban)

3-     Gölbeğ (Kulpey)

4-     İrtim-İrtiş

5-     Kangar

6-     Kanbay

7-     Kopun

8-     Talmat

9-     Yula

 

X. YÜZYIL TÜRKİSTAN TÜRKLERİ

 

1-     Çiğil

2-     Ezgiş

3-     Halaç- Hallaç- Kalaç

4-     Harizm-Harzem-Harezm-Horzum

5-     Karluk

6-     Kıpçak

7-     Kırgız

8-     Kimek

9-     Oğuz-Uz (Türkmenler)

10-       Peçenek

11-      Tohsi

12-      Uygur

13-      Yağma

 

XI. YÜZYIL TÜRK BOY VE OYMAKLARI

1-     Çigil

2-     Oğuz

3-     Yağma

4-     Tahsi (Karluk-Kara Îrtiş-Tuhsi)

5-     Halaç-Halaciyye-Kalaç: Kaşkay Eli, Sahili, Save

6-     Kimek-Kimekra-İki îmek: Ankaz, Balandur, Bayavut, Eclat, Han, Hifçak (Ifçak-Hıpçak), İmak, İmi, Karkara, Yasgan, Yasu, Yemek (İmek)

7-     Kıpçak-Kıfçak: Çuğrak, Küçet

8-     Kanglı-Cangle-Kuman: Kanıklı, Kanlı, Kangıles (Kınık)

 

ALTAY YÖRESİ TÜRKLERİ

A- Altayların Yenisey Bölgesinde Yaşayan Türk Boyları:

1-     Abakan Türkleri: (Araştırmacılara göre 19 yy.daki  yaşantı ve kültürleri Anadolu Yörüklerine benziyor)

2-     Altay Türkleri

3-     Abakan Minusink Tatarları

4-     Hakas Uruğları: Beltir, Hoybal, Kızıl, Sagay, Sayan, Şor, Tuva, Uryanhay

5-  Tuva Uruğları: Oregay, Uri anchay

 

B- Abakan Türk Uruğları:

1-     Aba Kızıl

2-     Beltir

3-     Kaş

4-     Kızılkaya

5-     Koybat

6-     Kamasın

7-     Küerik

8-     Sagay

9-     Sor

10- Tuba

 

KARAKALPAK TÜRKLERİ

A- Karakalpakların Kolları

1-     Kıtay

2-     Kıpçak

3-     Keneges

4-     Mangıt

5-     Muiten

6-     Kongrat

B- Karakalpak Uruğları

l -    Açamaylı

2-     İstek

3-     Karakoylu

4-     Karasingir

5-     Oymavut

C- Karakalpak Şehirleri: Bunlar Uruğ Adları Olabilir

1-     Akmangıt

2-     Çimbay

3-     Karauzyak

4-     Karatav

5-     Kongrat

6-     Moynak

7-     Nukus

8-     Şumanay

9-     Tahiataş

10- Törtkül-Dörtgül

11- Üstürte

 

 

 

 

 

 

 

                        UYGURLAR (744-840) (bkz: 53)

Uygur oymak adları Çin kaynaklarından alınmıştır. Çinliler; Çin’deki Müslümanlara günümüzde de "Hui" demektedir. Araplara; Tashih, İranlılara; Possu, Hintlilere; Hsitien, Hunlara; Hsiungnu, Göktürklere; Tuchueh, Uygurlara ise Huiho ve Weiwu demişlerdir. Yörük "boylarından Horzum ve Honamlı adları Çinlilerin verdiği bir isim olabilir,

A)     Uygur Uruğ ve Budunları:

1-    Ayabire (Huyewu)

2-       Baya Sığır (Moko  Hsichi)

3-       Ebirçeg-Abırçak (Awucho)

4-       Hazar  (Hoşa)

5-       Huguzu  (Huvussu)

6-    Kaochang-Kaoche-Shachou,  Hoço

7-    Kürebir-(Hu)

8-    Ötügen-Idıkkut

9-    Sarı Uygurlar (Salar)

10-Turfan

11-Uturgar (Hutuko)

12-Yağmurgar (Yuvuku)

13-Yağlakar

 

 

B)      Uygur Federasyonuna Bağlı Türkler:

1-        Basmıl

2-     Çik (Kırgızlara Komşu)

3-     Dokuz Tatar (Selenga Irmağı "boyunda, Oğuzların doğusunda)

4-     Karluk Grubu

5-        Kırgızlar  (Kuzeyde)

6-        Oğuzlar  (Orhun Bölgesi)

7-        Şato (Sha-To)   (Sarı Uygur, Çin ve  Tibet'e komşu)

8-        Töles Boy ve Oymakları:   Buğu,   ..

9-        Türgeşler  (Türkeşler)   (Batıda oturuyorlar.)

 

C)       Uygurlara Tabi veya Komşu Diğer Kavimler: Çin, Kıtan (Liao), Mançu, Moğol,   Samanoğulları (Fars), Soğd, Tangut (Hsi Hsia), Tibet, Tunguz.

 

D)       Dokuz Oğuz Oymakları: (Oğuzlar Orhun, Selenga Irmakları boyunda otururken, 840 yılında Siriderya boylarına göç ederek Maveraünnehire yerleşmişlerdir. )

1-       Apusse

2-       Bayırku  (Payeku)

3-       Bükü (Puku)

4-       Ediz  (Atie)

5-       Hun (Hsiungnu)

6-       Kipi

7-       Kulunvuku

8-       Sigar  (ssechie)

9-       Tongra  (Tunglo)

 

E)   Uygur Devletini Oluşturan Türk Boy ve Toplulukları: (744-840)

1-     Uygur: Sir, Tarduş- Sarı Uygur

2-     Adiz (Ediz)

3-     Basmil

4-     Bayırku

5-     Çabiş (Çöbe)

6-     Ekşid (Akşid)

7-     Gön

8-     İske (İskit)

9-     Karluk

10- Tongra

11-  Tokuz Oğuz

 

F)    Uygur Oymakları ve Boyları:

l -    Avuçay

2-     Ayavirden-Ayavır

3-     Bakasıkır

4-     Gasar-Karsar

5-     Koğursu

6-     Koorsuk

7-     Kuttugur

8-     Tora-Tolu-Turlımyıvar

9-     Uyur-Uturkor

10- Yağma: Yabutkar, Taryat, Kara yağma

11- Yağlakar

12- Bulak-ElkeBulak

 

G)   Karahanlı Devletini Oluşturan Türk Boyları (840-1137):

1-     Argular

2-     Çiğil

3-     Karluk

4-     Uygur

5-     Yağma

 

H)  Kıpçak Türk Boylan: (Kıpçak-Kıfçak, Kimek-Yemek)

a-  Kuman-Kun

b-  Kırgız

c-  Kazak

d-  Tatar

 

 

 

 

 

 

 

TATAR TÜRKLERİ (l 7 YY.) (bkz: 114,115)

 

A- Yerleşim Bölgelerine Göre:

1-     Abakan

2-     Baraba

3-     İli Havzası

4-     Karaorman

5-     Kazan-İdil

6-     Kırım

7-     Kumandı

8-     Kondoma

9-     Lebed

10-  Miras

11- Sibirya

12- Tara-Kurdak

13- Tom

 

B- Abakan Tatar Boyları:

1-     Altay-Yenisey-Minusink Tatarları

2-     Aba-Kızıl

3-     Beltir

4-     Hakas

5-     Kamasin

6-     Kaş

7-     Kızılkaya

8-     Koybat

9-     Küerik

10- Sagay

11- Şor

12-  Tuba

 

C- Kırım Tatar Boyları ve Elleri:

a-  Tatar Boyları

l -      Argun

2-      Barın

3 -     Kıpçak

4-      Şirin

b-  Tatar Elleri

1-            Arslanbek Eli

2-            ÇekişkEli

3-            Doy Eli

4-            Nevruz Eli

c- Tatar Oymakları

1-      Bardaklı

2-        Batlı

3-        Mankıtlı

4-        Mansurlu

5-        Nakşıvanlı

6-   Olanlı

7-   Orlu

8-    Sacunlu

9-     Şirinli

d- Kırım Hanlığına Tabi Türk Boyları:

1-   Tatar

2-   Balkar

3-   Kırımçak- Kıreşin

4-   Kuman

5-   Nogay: Ulu Kiçi, Saydak, Urumbet

6-   Kıpçak

7-   Gagauz

8-   Stavropol Türkmeni

9-   Karay-Karaim

10-Kumuk

11- Karaçay

 

Kazak Yazar H. ALTAY'ın Araştırmalarına Göre (1917-1952) Kazak Türk Boy ve Kolları

 

A- Ulu Cüzün Boyları ve Bağlı Kollar

1-     Alban

2-     Dulat

3-     Kanlı

4-     Suvan

5-     Üysin

 

B- Küçük Cüzün Boy ve Kolları:

1-     Alimoğlu: Karasakal, Kete, Şömeköy, Törtkara

2-     Bayoğlu: Alsın, Sekti, Serkeş, Tana

3-     Yediruv: Çağalbaylı, Kerderi, Tabın, Tama

 

C- Orta Cüz Boy ve Kolları:

1-     Argın: Kuvandık, süyindik ve Momın.(Momın ise; Beğendik ve Şegendik)

2-     Kıpşak: Bucay, Köldeneng, Kökmurın

3-     Kongırat:

a-    Köktinulu: Algiy, Batıkey, Karaköse, Köbek, Koyaşağası

b-    Kötenşi: Başman, Baylar, Cansar, Cetimler, Kuyıskansız, Mangıtay, Tokbolat, Tınay

4-     Nayman: Bağanalı, Ergenekti, Karagerey, Kökcarlı, Matay, Sadır, Sarcomart,

5-     Terstangbalı, Türtuvıl

6-     Uvak: Sarı, Sarman, Şoğa

7-     Kerey: Cadık, Cantekey, Castaban, İteli, Karakaş, Könsadak, Merkit, Molkı, Sarbas, Şerivşi, Şıbaraygır, Şigmoyın.

 

 

D- Kerey Uruğlarına Bağlı Kazak Oymakları:

1-    Atanbay                                      22-Elgeldi

2-        Altanbay                                         23- İtkara

3-        Abak                                             24- Köten

4-        Akan                                             25- Kidir

5-        Aytuğan                                          26- Kökey

6-    Akbaktı                                          27- Koşan

7-        Altantuman                                      28- Kurman

8-    Barlıbay                                        29- Koçaş

9-        Bektemir                                         30- Kocabergen

10-  Bektaş                                         31-Kulatay

11-     Börte                                            32- Kultanbolat

12-     Barak                                           33- Naymangul

13-     Baykara                                        34- Ötemiş

14-     Çank                                            35-Sarı

15-  Caka                                           36-Satıbaldı

16-  Caman                                        37-Suğıl- Şuğul

17-  Cırgalı                                         38-Tavsar

18-  Cansarı                                        39-Tokay

19-   Esen                                             40- Temir (Demir)

20-  Esenbay                                      41-Töleke

21 - Esenbel

 

W. RADLOF'un Araştırmalarına Göre Türk Boyları (1859-1871):

 

a-  Türk Boyları

1-  Altay

2-            Kazak

3-            Karakalpak

4-            Kırgız

5-            Özbek

6-            Soyon

7-            Şor

8-            Tatar

9-            Teleüt

10-    Törböt

11-    Türkmen

 

b-  Altay Türklerinin Kolları (24 Boy)

1-            Anuy

2-            Başkaus

3-     Çuy-Çuyu

4-            Çarış

5-            Çoros

6-            Çargış

7-            Çolışman

8-            Duvoyedan

9-     Katunya

10-  Kuğu

11-  Koksu

12-  Mayma

13-  Telengit

14-  Tölös

15- Ulan

16- Urusul

17- Uba

 

c-  Kırgızlar

1-     Buğular

2-     Kara Kırgız

3-     Sarı Bağışlar

4-     Sollular

 

d-  Özbekler

1-     Allat

2-     Bataş

3-     Behrin

4-     Calayır

5-     Kanagaz

6-     Kıpçak

7-     Kongrat

8-     Mangıt

9-     Ming

 

e-   Tatarlar

1-     Abakan

2-     Baraba

3-     İli Havzası

4-     Karaorman

5-     Kazan - İdil

6-     Kırım

7-     Kumandı

8-     Kondoma

9-     Lebed

10- Miras

11-  Sibirya

12-  Tara-Kurdak

13-  Tom

 

f-   Zerefşan Vadisi Türkmenleri

1-     Kara Abdal

2-     Nakrut

 

 

 

 

ÖZBEK URUĞLARI-OYMAKLARI

1-     Arlat

2-     Barın

3-     Bataş

4-     Burkut

5-     Hıtay

6-     Kanglı

7-     Kıpçak

8-     Kırk

9-     Kıneges

10- Kongrat

11- Ming

12- Muyten

13- Mangıt

14- Nayman

15- Saray

16- Tuyaklı (Toyaklı)

17- Uçuruğ

18- Yüz  

ALTAY OYMAKLARI

1-     Çamal

2-     Çay

3-     Kan Oozı

4-     Köş Agaş

5-     Köksü Oozı

6-     Mayma

7-     Onday

8-     Sabalin

9-     Turaçak

10- Ulagan

11- Ululu Altay

BAŞKIRT URUĞLARI

1-     Bürgen

2-     Hun Kıpçak

3-     Kara Kıpçak

4-     Karagay Kıpçak

5-     Tamyan

6-     Tungavur

7-     Usergen

YAKUT-SAHA-KURIKAN URUĞLARI

1-     Betarus

2-     Betun

3-     Borogon

4-     Kangalas

5-     Megin

6-     Namas

 

 

DİĞER SİBİRYA HALKLARI (Türklerle Komşu Fakat Türk Değil)

1-     Evenki

2-     Fin-Ugor:Aır, Çirmiş, İso-Ves, Mukşı, Yuğra-Vogul. Fino-Ugric

3-     Komi

4-     Mari-El

5-     Moğol

6-     Mordov

7-     Tchovch

8-     Tunguz (Tunghu)

9-     Udmurt (Türk boyu olduğu ileri sürülüyor;Besirman-Busurman)

10- Çüngar

 

İRAN-FARS BOYLARI (5. yüzyıl)

1-     Alan

2-     Baştarma

3-     Neur

4-     Roxolan

5-     Sarmat

6-     Skir

 

SLAV (RUS) Boyları (5.yy.)

1-     Ant

2-     Novgorod

3-     Sklaven

4-     Veneda

 

GÜNÜMÜZDEKİ TÜRK BOYLARI

1-     Abdal-Usta: Türkiye, İran, Türkistan

2-     Abakan-HAKAS-Sagay: Bağımsız Devletler Topluluğu-Rusya

                      Federasyonu

3-     Ahiska-Mesket-Saka-İskit:Kafkasya, Türkistan

4-     Altay:Bdt

5-     Avşar-Afşar: Türkiye, İran

6-     Azeri: Azerbaycan, Nahçıvan, İran, Türkiye

7-     Başkurt-Başkır-Başgort: Bdt

8-     Balkar-Balkır-Bolkar-Malkar: Kafkasya, İdil

9-     Baraba:Bdt

10-  Barak: Türkiye, Suriye, Türkistan

11-  Bayat: Türkiye, Türkistan

12-  Bekdik-Çayan: Türkiye, Suriye, Türkistan

13-  Çepni: Türkiye, Türkistan

14-  Çuvaş: Bdt

15-  Besirman-Busurman-Utmurt: Türkiye, Sibirya, Kırgızeli

16-  Evci: Türkiye, Türkistan

17-  Gagauz-Gökoğuz: Moldova, Ukrayna Balkanlar, Tırakya, Türkiye

18-  Halaç-Kalaç: Afganistan, İran, Türkiye, Türkistan

19-  Karakoyunlu:Türkiye, İran, Irak, Türkistan

20-  Kaçar: İran, Türkiye, Türkistan

21-  Karakalpak: Özbekistan, Türkistan

22-  Karapapak: Kafkasya, Türkiye, Türkistan

23-  Karaçay: Kafkasya, Türkiye

24-  Karaîm-Karay: Ukrayna, Litvanya, Türkiye

25-  Karakas-Karakaş-Kaş-Kaşgar: Bdt, Türkistan

26-  Kaşgay-Kaşkay: İran, Türkistan

27-  Kazak: Türkistan, İdil

28-  Kırgız: Türkistan, İdil, Moğolistan

29-  Kırımçak-Kıreşin-Kıpçak: Bdt, İdil

30-  Kumuk- Kumık: Kafkasya

31-  Kuman (Pomak)- Kumandı-Kun : Balkanlar, Trakya, Türkistan

32-  Manav- Anav-Yerli: Türkistan- Türkiye

33-  Mîşer: Türkistan

34-  Nogay - Mangıt - Kundur: Kafkasya

35-  Özbek: Türkistan, Afganistan

36-  Peçenek: Balkanlar, Trakya, Türkiye

37-  Saha-Yakut: Bdt, Sibirya

38-  Salar-Hui-Dungan-Dolgan: Doğu Türkistan, Çin

39-  Şor-Kemer -Tura-Turan: Bdt, Türkiye

40-  Tatar: Kırım, Kazan- Tataristan, İdil, Sibirya, Türkiye

41-  Tahtacı: Türkiye, Türkistan

42-  Teleüt-Telengit-Talas-Tîele-Çu: Türkistan

43-  Terekeme-Terek: Kafkasya, Türkiye

44-  Tuva-Sayan-Tuba-Tofa-Kızıl: Bdt-İdîl

45-  Torbeş-Törböt:Makedonya, Kosova, Bdt, Sibirya

46- Türkmen; Türkistan, İran, Irak, Suriye, Kafkasya, Bdt, Sibirya,

                      Türkiye

47- Uygur-Tarançi: Doğu Türkistan-Çin, Batı Türkistan, Bdt,

                      Sibirya

48-  Yörük- Aydınlı-Karluk-Türkeş-Onoklar- Kanglı (Horzum)-Oğuz (Karakeçili) ; Türkiye,

       Balkanlar,  Kıbrıs, Suriye, Türkistan, Trakya, Afganistan

 

TÜRK BOY ADLARININ, GÜNLÜK DİLDE KULLANILAN ANLAMLARI:

 

Altay: Kırmızı tonlu at yavrusu veya dağ adı olarak Aladağ şeklinde, anlamında.

Abakan: Yünlü giysi veya büyük kız kardeş, aba, abla

Abdal: Ahmak, çıkarını bilmeyen, derviş

Balkar-Balkır-Bolkar: Yaşadıkları bölgenin dağlık ve karlı olması nedeniyle Bolkarlı, çok kar yağan yer

Balkan: Sık ağaçlık yer, çalılık, fundalık

Bayındır: İmarlı, düzenli, gelişmiş

Bayat: Eskimiş, tazeliğini yitirmiş, kart, bozulmaya başlamış.

Büğdüz: Bükmek, eğmek, düzmek, düzelltmek, kesip düzeltmek.

Çakal: Kavgacı, saldırgan, bir tür yırtıcı hayvan.

Çavuldur: Çavmak; yana doğru gitmek

Döğer: Dayak, sopa atar

Gagauz: Gaga, kuşibiği, Uz; uz gitmek

Göktürk: Gök, mavirenk, daha gök; olmamış, ham, yeşil

Hayta: Yaramazlık yapan

Halaç-Kalaç: Yünü yayla atıp kabartan, paskırtan. Kalaç, kalıp bekleyen ve kapıyı açan. Gitmeyip aç kalan

Hazar: Hazağar, sanırım, belki

Kınık: Kın; bıçak kabı

Kanglı: Kagnılı; Atarabası olan, Gangan; araba

Karluk: Karlı; üstü başıkarlı, karlık, karla örtülü, kar yığını

Kıpçak: Kapçak; bir şeyin kabı, dışı, kapçığı

Kuman: Kum; Çok küçük taş parçacıkları, An; Farsça çoğul eki

Kazak: Karı sözü dinlemeyen, başına buyruk erkek

Kızık: Kızgın, sinirli

Kırgız: Kırdagezen, Kır: Yazı, yaban, bozkır, ak, beyaz. Gız; Kız, bayan

Kaçar: Zoru görünce geri dönüp gider, işi yarım bırakıp ayrılır.

Karaçay: Karasu, rengi koyu olan akarsu

Karakalpak: Siyah renkli başlık, şapka

Kırım: Kırıma uğramış, kıran girmiş, kırılmış; salgın hastalık sonucu topluca ölmüş veya topluca öldürülmüşler. Kırım yapmak; indirim, iskonto, fiyatı aşağı indirmek.

Karkın: Kargın; toplanmış, karmış, şişmiş, Kargı; deynek, sopa, sırık

Karapapak: Papak; başlık, kalpak, börk

Mesket: Misket; yuvarlak cam bilye, kokulu (misket) elma

Özbek: Öz; su, pınar, akarsu, batak. Bek; pek; çok, sert, bekçi ve bey

Peçenek: Peçe; yüzörtüsü, peçeli, İranda giyilen bir başlık adı. Kepenek kelimesi gibi olabilir.

Salar: Bırakır, koyuverir

Saka: Sucu, bir kuş cinsi

Şor: Şorlaşmak; biraraya toplanıp sohbet etmek, kürelenmek.

Türkmen: Türkmaned; Türke benzeyen, Men; ben (Azeri lehçesinde)

Tatar: Atlı posta

Terekeme: Terek; raf, dolap gözü, Terakime (Arapça ve Farsçada); Türkler, Etrak (Arapça); Türk

Uygur: Uygar, medeni, şehirli. Uygurlar yerleşik hayata geçip şehirleşen ilk Türk boyudur.

Yakut-Saha: Kıymetli bir taş cinsi. Saha; Düzlük, alan, boşluk, Futbol sahası gibi.

Yazır: Yaz; ser, dağıt, Yazı yaz,  Sofrayı yazı ver, kur, yazı, yaban, bozkır.

Yörük: Yürüyen, gezen, göçebe hayvancı

 

 

 

 

 

 

 

16 BÜYÜK TÜRK DEVLETİ

1-      TURAN İMPARATORLUĞU

SAKA-İSKİT-Ahiska-Mesket D.İranlı Medler, Çinliler ve Persler yıktı. Alper Tunga, Tomris Hatun, OğuzKağan, Hakan Su.

a-      İ.Ö. 928-728 : Orta Asya-İran-Kafkasya

b-     İ.Ö. 728-244 : Isıkgöl-Türkistan

c-      İ.Ö. 680-516 Aras Havzası-Kafkasya-Nahçivan, Bakü-Tebriz. 

2-      BÜYÜK HUN,  GÖK HUN İMPARATORLUĞU-KUN-KUMAN-

       KUNOS

Astana, Teoman, Mete Han, Aşhina, Çinliler yıktı.

a-      İ.Ö. 318, 224 – İ.S. 216

b-     İ.Ö. 220 – İ.Ö 48 ve İ.S. 58

3-     AKHUN İMPARATORLUĞU (350, 420-557). G. Türkistan. Hayta, Abdal, Eftal, Aksuvar, Toraman. İranlı Sasaniler yıktı.

4-     GÖKTÜRK İMPARATORLUĞU –Kutluk Devleti. (552-630, 682-744). Orhun, Ötüken, İlteriş, Bumin, İstemihan, Bilge Kaan, Çinliler ve Uygurlar yıktı. Göktürk Devleti Kurucu Hanedanı; Dokuz Oğuzlar Türk boyundan.

5-     TATAR KIPKAÇ İMPARATORLUĞU (630, 1245,1552). Bolgar, Kazan, İdil, Saray. Ruslar yıktı. Tukay Han, Almas, Altınbek. Emir, İbrahim, Safa Giray, İdegey.

6-      TÜRKEŞLER DEVLETİ (630,717-766). Balasagun. Karluk-Onoklar. Bağa Tarkan. Kara ve Sarı Türkeşler olarak ikiye ayrıldılar. Uygurlar yıktı.

7-     UYGUR DEVLETİ. (744-840). Orhun-Karabalsagun. Uygurlar. Kutluk Bilge, Gülkağan. Kırgızlar yıktı.

8-     KARAHANLILAR DEVLETİ (840, 850-1137, 1212). Balasagun, Kaşgar. Bilge Gül-Kadir Han, Saltuk Buğra Han, Uygur ve Karluk. Karahitaylar yıktı.

9-     GAZNELİLER DEVLETİ. (969-1187). Gazne. Karluklar . Alptekin, Sebüktekin, sultan Mahmut. Hintli Gur-Gorlular yıktı.

10- BÜYÜK SELÇUKLU İMPARATORLUĞU (960, 1040-1157) Cend, Merv, Nişabur. Kınık. Selçuk Bey, Çağrı Bey, Tuğrul Bey, Alparslan. Harzemşahlar yıktı.

11- TÜRKİYE SELÇUKLU DEVLETİ. (1078, 1092-1243, 1308) Konya, Kınık. Kutalmışoğlu süleymen Şah, Kılıçarslan. 1243-1308 Moğollar yıktı.

12- HARZEMŞAHLAR DEVLETİ. (1097, 1128– 1220) Gürgenç. Kıpçaklar. Anuştekin, Atsız, Celalaettin Harzemşah. Moğollar yıktı.

13- OSMANLI İMPARATORLUĞU (1299-1918, 1922) Söğüt, İstanbul. Kayılar. Ertuğrul Gazi, Osman Bey, Fatih, Kanuni. Birinci Dünya Savaşında (1914-1918) Rus ve İngilizlere yenilerek yıkıldı.

14- BÜYÜK TİMUR İMPARATORLUĞU . (1370-1501) Semerkand. Turgay, Timur, Uluğbey. Özbek Şeybaniler yıktı.

15- AKKOYUNLULAR DEVLETİ. (1340, 1467-1502). Tebriz. Bayındır ve Azeriler. Durali Bey, Kutluk Bey, Uzun Hasan Padişah. Fars Safevi-Batini Şah İsmail yıktı.

16- KARAKOYUNLU DEVLETİ. (1380 – 1469). Erçiş, Musul. Yıvalar. Bayram Hoca, Kara Mehmet Bey. Akkoyunlular yıktı.

Not: Eski 16 Büyük Türk Devleti Listesiyle ilgili açıklama:

1-     Yine Türklerin yıktığı Büyük Türk devleti sayısı altı.

2-     Avrupa Hun Devleti; Kurucu Aile, Hanedan Macar-Mağyar asıllı.

3-     Altınordu Devleti, Kuzey Batı Hun Devleti, Avar İmpararorluğu ile Babür İmparatorluklarının Kurucu aileleri ile Hanedanları; Moğol asıllı. Topraklarının bir kısmı Türk yurdu ve halkının bir bölümü de Türk boylarına bağlı urug, oymak ve obalar.

4-     Hazar D. Hanedanı Moğol (Kalmuk) asıllı. Halen K. Kafkasyada yaşıyorlar.

5-     Bulgarlar ise bir slav halkı. Türklükle ilgileri yok.

 

TÜRK BOYLARININ ÖZELLİKLERİ

KAŞGARLI MAHMUD'UN ARAŞTIRMALARINA GÖRE; (bkz: 34)

 

-       En güzel huylu. İtaatli: Hotenli ve Karluk

-       En kötü huylu: Kıpçak ve Oğuzlar

-       En yiğit ve gözüpek: Kayı

-       En savaşçı el: Türkmen

-       Güçlük ve sıkıntılara en fazla katlanabilen ve işe yarayanı: Tatar ve Yağma

-       En yumuşak, nazik, iyi kalpli: Çiğil

-       İyi huylu, canayakın, iyiliksever insanlar: Yağma

-       Güçlü ve savaşçı insanlar: Yağma

-       Acımak, esirgemek bu oymaktan uzaktır. Nereden geçerlerse oralar harap olurdu: Kanglı, Kuman, Kıpçak

En bahadır: Barshanlar

Türk halklarının pek sevilmeyeni, kötüsü: Barshanlar

Yaşadıkları hayat tarzı ve çevrenin çetin şartlarının tesiriyle sert mizaçlı, savaşçı, ancak namuslu, doğru, konuksever: Oğuzlar

En Yeğni (hafif) ve ince (zarif) Türk Dili lehçesi: Oğuz lehçesi

En doğru Türk lehçesi:  Tohsi ve Yağma lehçeleri (Hakanlı Türkçesi, Orhun

Abideleri bu lehçeyle yazıldı).

Yerleşik  hayata geçerek  şehirleşen  ilk Türkler: Uygurlar (745-840), ülkeleri bayındır, halk refah içinde, mutlu ve kültürlü: Yerleşik hayata geçerek uygarlaşıp medenîleşen (şehirleşen) diğer Türk boyları: Karluklar (Karahanlılar Dönemi: 985 yılı) ve Tatarlardır. (642, 811, 984 -1237, 1552)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

TUVA-TIVA TÜRKLERİNİN ÖZELLİKLERİ

Tarımı (hububat ve sebze yetiştirmeyi) bilmiyorlar. Gelir kaynakları çok sınırlı ve yetersiz, bu nedenle de halkın çoğunluğu yoksul. Tiyatroyu ve halk müziğini seviyorlar. Konuksever insanlar, misafiri sofralarına buyur ediyorlar. Suyu; temizliğin, sütü ise, sağlığın sembolü olarak görüyorlar. İnançları, Şamanizm, Budizm ve Hıristiyanlığın karışmış bir şekli. Kadınlardan da Şamanlık yapanlar var. Şamanlar, toplumda etkili. Tarihlerini araştırmada ihmalkar ve genelde bir idealleri yok. En eski Türk Lehçesiyle konuşuyorlar. İçten, sevecen, özverili ve onurlu insanlar. Doğaya çok saygılılar. Su başlarında; yüksek sesle konuşmuyor, suya tükürmüyor ve su kenarında, alkollü içki içmiyorlar.

ÖZBEK VE KAZAKLARDA ÖZGÜRLÜK TUTKUSU

1851-1939 yılları arasında Batı Türkistan'da (özellikle de Özbekistan'da), Rus işgaline ve (en çok 1917-1928 yılları arası yürütülen) Sovyet baskı ve zulmüne karşı; bini aşkın sayıda başkaldırı hareketi olmuştur. Her öldürülen Rus asker veya memuruna karşılık, en az on Türk kurşuna dizilmiştir. Bu dönemde çoğunluğu öğretmen ve öğrenci olmak üzere, altı milyon civarında Türk, Türkistan'da Rus hakimiyetini sağlayabilmek amacıyla öldürülmüştür. Türkistan'da Ruslarla mücadele eden hürriyet ve bağımsızlık önderlerinden ilk akla gelenleri; Abdullah Kadiri, Batu, Behbudi, Çolpan, Elbek, Fıtrat, Kari, Osman Nasır...

KAZAKLAR

Kazakların 1991 yılındaki nüfusları, 1851 yılındaki nüfuslarının ancak yarısıdır. Kazakistan'ın iklim ve arazi yapısının yerleşime ve tarıma uygun olması, Rusların bölgeye göç etmelerine neden olmuştur. Kazak Türkleri , gerek Rus işgaline karşı direnirken, gerekse Çarlık ve Sovyet baskılarına karşı başkaldırılarda, binlerce vatansever aydınını kaybetti. Kazaklar, Rus vatandaşı olarak, birinci ve ikinci dünya savaşlarında Rusya hesabına çarpışırken, cephede ve Rusların, Kolhoz, Sovhoz kurmak için yürüttüğü devletleştirmeler sırasında; düzensizlik, kıtlık ve salgın hastalıklardan ölmeleri nedeniyle, nüfuslarının çoğunluğunu kaybettiler. Bugün, Türkistan'daki Bağımsız Türk Cumhuriyetleri içinde, Rusların en çok bulunduğu ülke Kazakistan'dır.

TÜRKLERİN KURDUĞU DEVLETLER

 

A- İMPARATORLUKLAR:    (bkz: 75) 

 

1- Büyük Gök Hun İmparatorluğu: İki farklı görüşe göre;

a)      İ.Ö. 318,244-İ.S.216

b)      İ.Ö.220-İ.Ö.48,İ.S.58

Asya Türk Gök Hun Devleti Kurucusu Teoman, en önemli Hakanı Mete Han (İ.Ö.209-174) Orhun Bölgesinde kuruldu. Çinliler yıktı.

2- Akhun İmparatorluğu: (350,420-557),

Maveraünnehir, Horasan, Afganistan ve Kuzey Hindistan (502-530). Hakanları: Eftal, Aksuvar, Toraman, Kula. Komşuları bu devleti Eftalitler, Abdallar, Haytalar olarak ta adlandırmışlardır. İranlı Sasaniler yıktı.

3-     Göktürk İmparatorluğu: (552-630), Ötüken, Hakanlar; Buminkağan, İstemihan.Çinliler yıktı.

4-     İkinci Göktürk-Kutluk Devleti: (682-744), İlteriş Kutluk Kağan, Kapgan Kağan, Bİlge Kağan, Gültekin, Tonyukuk, İnal Bilge Ötüken. Uygurlar yıktı.

5-     Tatar Kıpçak İmparatorluğu: (630-1242, 1552), Bolgar, Saray, Kazan, İdil. Ruslar yıktı. İdil ve Hazar yöresi. Tukay Han, Almas, Altınbek, İdegey, Süyümbike, Kubrat Han.

6-     Uygur Devleti: (745-840), Ötüken-Karabalasagun. Kutluğ Bilge, Gül Kağan. Kırgızlar yıktı.

7-     Büyük Selçuklu İmparatorluğu: (960, 1040-1157), Cend, Merv, Nişabur. Selçuk Bey, Çağrı Bey, Tuğrul Bey, Alparslan. Sultan Sencer'in ölümüyle; devlet dörde bölündü. Irak ve Horasan ile Kırman Selçuklu Devletleri 1194'de Harzemşahlarca yıkıldı, (Kınık boyu) 

8- Harzemşahlar Devleti: (1097,1128-1220), Gürgenç. Kıpçak. Anuştekin, Atsız, İlarslan, Tekiş, Muhammet Harzemşah. Moğollar yıktı.

9- Timur İmparatorluğu: (1370-1501), Semerkand. Timur Bey ve Babası Turgay, Şahruh, Uluğbey, Hüseyin Baykara. Özbek Şeybaniler yıktı.

10- Osmanlı İmparatorluğu: (26.09 veya 27.12.1299-30.10.1918), Söğüt, İstanbul. Ertuğrul Gazi, Osman Bey, Orhan Gazi. 1.Dünya savaşında İngiliz, Fransız ve Ruslara yenilerek yıkıldı. Kayı boyu.

 

B-TÜRK DEVLETLERİ:

 

1- Karahanlılar Devleti (840,850-1137,1212): Türkistan. Balasagun ve Kaşgar. Bilge Gülkadir Han, Saltuk Buğra Han. Uygur ve Karluk Türkleri kurdular.  S.Buğra Han zamanında topluca müslüman oldular; (904, 911, 932, 940 yılında). Karahıtaylar yıktı. 1209-1515 yılları arası bölge Moğol hakimiyetinde kaldı.

2-     Gazneliler Devleti (969-1187): Gazne. Karluk Türkleri kurdu. K.Hindistan, Afganistan, Doğu İran. Alptekin, Sebüktekin, Mahmut, Mesut, Bilge Tekin, Piri Tekin. Gur-Gorlular yıktı

3-     Türkiye Selçuklu Devleti (1071,1092,1157-1243,1308): Konya. Kınık boyu Türkleri kurdu. Kutalmışoğlu Süleyman Şah, Kılıç Arslan. Moğollar yıktı

4-     Karakoyunlu Devleti (1380-1469): Tepriz, Nahcivan, Erzurum, Erciş, Musul, Erbil. Bayram Hoca, Kara Mehmet Bey, Kara Yusuf Bey. Akkoyunlular yıktı. Yıva boyundan.

5-     Akkoyunlular Devleti (1340,1467-1502): Diyarbakır, Tepriz, Tur Ali (Duralı) Bey, Kutluk Bey, Karayülük Osman Bey, Uzun Hasan Bey (Hasan Padişah). Bayındır Boyu Türkleri kurdu. Fars Safevi Şah İsmail yıktı.

     

            C-TÜRK BEYLİKLERİ: (bkz:

 

1-  İzmir Çavuldur Beyliği (1081-1097): İzmir. Çaka-Çakan Bey. Anadolu'da donanmayı ilk kuran beylik.

2-     Danişmendli Beyliği (1092-1178): Tokat. Kınık boyu.

3-     Saltuklu Beyliği (1092-1202): Erzurum

4-     Artuklu Beyliği (l101-1409): Diyarbakır, Mardin, Harput. Döğer boyundan!  Artuk.  şüpheli:Ur-Uruk-Urartuk-Urfa-Marduk!?

5-     İnallı Beyliği (l 103-1183): Diyarbakır Yöresi.

6-     Mengücüklü Beyliği (l 118-1250): Erzincan, Divriği.

7-     Karamanlı Beyliği (1256-1483): Ermenek, Ereğli, Karaman, Konya. Kuruca hanedan Avşar, Kaçar veya Salar. Nuresufi, Karaman Bey, Mehmet Bey.

8-     Pervane  Beyliği (1277-1322): Sinop.

9-     Menteşe Beyliği (1280-1424): Muğla.

10-   Karesi Beyliği (1297-1345): Balıkesir.

11-  Germiyan Beyliği (1260-1429): Kütahya.

12-  Hamit Beyliği (1280-1391): İsparta, Burdur.

13-  Eşrefoğlu Beyliği (1280-1326): Beyşehir-(Konya)

14-  Saruhanlı Beyliği (1302-1410): Manisa

15-  Aydınlı Beyliği (1302-1425): Aydın, İzmir. Aydınoğlu Mehmet Bey, Umur Bey

16-  Teke Beyliği (1300-1423): Antalya, Teke Yöresi.

17-  Ertana-Eratna Beyliği (1327-1380): Sivas. Uygur boyu.

18-  Dulkadirli Beyliği (1339-1521): Kahramanmaraş, Elbistan, Kadirli

19-  Ramazanoğlu Beyliği (1352-1608): Adana. Yüreğirboyu

20-  Kadı Burhanettin Beyliği (1380-1398): Sivas, Kayseri. Kurucusu; Burhanettin Ahmet Bey. Azeri. Yazar, kadı, bilim adamı.

21-  DoprucaBeyliği (1354-1417): Balkanlar.

 

 

 

 

D-TÜRKLERİN KURDUĞU ATABEYLİKLER:

 

1-     Tolunlu (868-898,905): Mısır, Oğuz Türkü Tolunoğlu Ahmet. Memluk-Kölemen Askeri Komutanı.

2-     Akşitler-İhşitli (935-969): Mısır. Kıpçak Türkü Muhammet Ebubekir. Memluk Askeri komutanı.

3-     Tuğtekinli-Böriler (l 117-1154): Suriye

4-     İl Denizli (l 146-1225): Tepriz, Azerbaycan, Nahçivan, Karabağ.

5-     Erbil-Musul Atabeyliği (l 129,1146-1232): Erbil, Musul, Irak. Baytekin, Gökbörü.

6-     Suriye Selçukluları (1092-1117): Halep, Şam. Tutuş. Büyük Selçuklular yıktı.

7-     Irak ve Horasan Selçukluları (1119,1157-1194): Hemedan. Sultan Mahmut. Harzemşahlar yıktı.

8-     Kirman   Selçukluları   (1092, 1157-1187):   Kirman,   Fars.   KaraAslan   Kavurt. Oğuzlar yıktı.

9-     Salgurlu-Salar (l 147-1284): Fars-İran

10- Delhi Türk Memlüklü Sultanlığı (1206-1413,1525): Hindistan.

11- Bahri Türk Memlukları(1250-1382): Mısır. Kıpçak İzzettin Aybey. Memlüklü Askeri Komutanı, Kutuz, Baybars, Kalavun.

 

 

E- AFGANİSTAN, Pakistan ve Kuzey Hindistan'da Emegenlik Kuran Memluklü Türk Askeri Komutanları ile Türklerin Kurduğu Yönetimler;

 

l -  Bengal: Kaymaz Bey.

2-     Multan-Uç: Nasirettin Kabacı Bey.

3-     Sultan kot: Bahaeddin Tuğrul Bey.

4-     Akhunlar (350,420-557): Aksungur, Kula, Toraman

5-     Gazne: Tacettin Yıldız.

6-     Gazneliler (969-1187): Gazne. Sebüktekin, Sultan Mahmut. Karluk Türkü.Gorlar Yıktı.

7-     Delhi Türk Memluk Sultanlığı (1206-1413,1526)Hanedanlar:

a)      Kutbiler (1206-1210): Kıpçak Kutbeddin Aybey

b)      Şemsiyye (1210-1266): Şemsettin İltutmuş, Raziye Hatun

c)      Balabanlılar (1266-1290):

d)      Halaçlar (1290-1321): Kalaç Celaleddin Firuz, Muhammet Kalaç, Mahmut Kalaç.

e)      Tuğluklar (1321-1413): Gıyaseddin Tuğluk

f)        Türk Şahiler

8-     Hindistan Türk Devletine, 1526 yılında, Cengiz Han ve Emir Timurun torunu Babür Şah son verdi ve Hindistan'da 1858 yılına kadar sürecek olan Babür İmparatorluğunu kurdu. İngilizler yıktı.

 

 

 

 

F- TÜRK HANLIKLARI:

 

1-     Türkeşler (630,717-766): Balasagun, Türkistan. Onoklar, Karluk Türkü. Bağa Tarkan. Kara ve Sarı Türkeşler olmak üzere iki kola ayrılırlar.

2-     İdikkut, Uygur Hanlığı (856,911-1209): Turfan, Kuçu, Besbalık. Mengli Kağan, Alp Kutluk Bilge. Moğollar yıktı.

3-     Kansu Uygur Hanlığı (840,870-940,1028,1125,1226): Kançou, Gensu, Canyi, Cuciven, Enşi, Lencu, Ninşa şehirleri.  Sarı  Uygur-Salar.  Devlet  kurulurken nüfusları 300 bin idi.

4-     Saidiye Uygur Hanlığı (1515-1678): Kaşgar ve Yarkent. Saîd Han. Moğollar yıktı. 1759 'da da Çin ülkeyi işgal etti.

5-     Doğu Türkistan Hanlığı (1866-1877): Kaşgar, Turfan. Atalık Gazi-Yakup Han. Çinliler yıktı.

6-     Karluk Hanlığı (766-848,1215): Karaordu. Karluklar İslam dinine giren ilk Türk boyudur. Moğollar yıktı.

7-     Kırgız Hanlığı (48-560, 630-681, 744-758,840-920): Işıkgöl, Altay, Tanrı. Ülke; 920'de  Kıtan,   1207'de  Moğol,   1642'de  Rus  işgaline  uğradı.   1860'da  ise Rusya'ya katıldı. Çakıp Han, Çayırdı, Manas, Semetey, Seytek.

8-     Balkar Hanlığı (630-1391): İdil, Hazar Kuzeyi. İdil Tatar Hanlığı olarak da bilinir. Egemenlik dönemi 583-1242 arası kabul edilmektedir.

9-     Peçenek Hanlığı (860-1036,1091): İdil, Tuna. Turak, Tatuş, Kegen Başbuğları idi. 80 oymaktır Bir kısmı 1071'de Selçuklulara katıldı.

10- Gagauz Hanlığı (860-1068): Moldova.

11- Kuman Hanlığı (1055-1220, 1256): İdil, Tuna. Altun Apa, Sarı Han

12- Özbek Hanlığı (1428-1599): Türkistan, Özbekistan.

13- Kazan Hanlığı (1437-1556): Kazan, Tataristan, Ruslar yıktı.

14- Kırım Hanlığı (1419-1783): Bahçesaray. Kırım. Hacı Giray. Ruslar yıktı.

15- Hive Hanlığı (1512-1920): Türkistan. İlbars, Ebülgazi Bahadır Han, İltüzer.

16- Buhara Hanlığı (1594-1785): Türkistan.

17- Hokand Hanlığı (1710-1876): Türkistan. Ayrıca 1917-1920 arası bağımsız oldu.

18- Türkmenistan Hanlığı (1860-1885): Türkistan.

19- Avşar Hanlığı (1736-1749): İran. Nadir Şah

20- Kaçar Hanlığı (1749,1794-1924): İran. Muhammet Han.

21- Oğuz Yapgu Hanlığı (10.yy.-10 00): Türkistan.

22- Kıpkaç H. (1103-1223) Kıpkaç Bozkırı

 

G- TÜRK CUMHURİYETLERİ:

 

1-     Ahi Cumhuriyeti (1243, 1308-1354): ANKARA, Kırıkkale ve Kırşehir. Osmanlılar son verdi.

2-     Batı Trakya Türk Cumhuriyeti (31,08.1913-1915,1923): Gümülcine, Kırcali. Yunanistan ve Bulgaristan yıktı.

3-     Tataristan Cumhuriyeti (1920): Kazan. Ruslar yıktı.

4-     Azerbaycan Cumhuriyeti (1918-1920 ve 30.08.1991): Bakü. Ruslar yıktı. Ebulfeyz ELÇİBEY ve Haydar ALİYEV.  1920’de Başkan M.E.Resulzade.

5-     Türkiye Cumhuriyeti (29.10 1923): Ankara . Kemal ATATÜRK.

6-     Doğu Türkistan Cumhuriyeti (1931-1933 ve 1944-1949): Kaşgar. Hoca Niyaz Hacı, İ. Y. Alptekin, M. E. Buğra, O. Batur,  Sabit Damaolla, Ali Han Töre. Çin yıktı.

7-     Hatay Cumhuriyeti (1938-1939): Antakya. Halk oylamasıyla Türkiye Cumhuriyeti’ne katıldı. T. Sökmenoğlu

8-     Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (1974,1983): Lefkoşa. Rauf Denktaş

9-     Kırgızistan (1991): Bişkek: Askar AKAYEV

10- Kazakistan (1991): Astana. Nur Sultan NAZARBAYEV.

11- Özbekistan (1991): Taşkent.  İslam Kerimov.

12- Türkmenistan (1991): Aşkabat.  Sapar Murat Türkmenbaşı.

13- Başkurt Cumhuriyeti (1917-1918): Zeki Velidi Togan.

14-  Alaş orda Kazak Cumhuriyeti (1917-1920): Ali Han, M. Çokay.

 

 

 

                            H-  İ.Ö KURULAN TÜRK DEVLETLERİ

 

1-     TURAN GÖK İMPARATORLUĞU: İ.Ö.: 928 – İ. Ö. : 516, 330 Ahiska- Mesket- Saka- İskit Devleti; Alper Tunga, Oğuz Han, Tomris Hatun, Hakan Su. Çin, Med ve Persler yıktı.

2-     BÜYÜK TÜRK GÖK HUN İMPARATORLUĞU: Kun- Kuman- Kıpçak Devleti. Astana. Aşhina. Hakan Teoman, Mete Han, Gülçin. Çinliler yıktı.

a-      İ.Ö: 318,244- İ.S: 216

b-     İ.Ö: 220- İ.Ö: 48, İ.S: 58

3-     TRAKLAR; İ.Ö:1224 yılında Balkanlar üzerinden gelip, Trakya’ya yerleştiler. İ.Ö:513     yılından sonra etkinliklerini yitirdiler.

4-     Göktürk İmparatorluğu (Araştırmacı Kazım Mirşan’a göre;) İ.S:552-744 tarihleri arasında değil, İ.Ö:575-489 yılları arasında hüküm sürmüştür. Göktürk Hakanları; Bumin, İstemi, İlteriş, Gül Bilge Kağan, Ökül Tekin, Türk Bilge Kağan ve Gültekin’dir.

5-     Araştırmacı Doç. Haluk Berkmen; İ.Ö:1000 ile 100 tarihleri arası Kuzey İtalya’ya gelip, yerleşen ve Orhun yazısıyla yazılmış belgeler bırakan halka; Romalıların; Etruschi- Etrusci- Etrüsk- Tursci dediğini, bunların Türk asıllı olabileceğini ileri sürmektedir. Bu halk ya asimile olmuş, ya da bu bölgeden ayrılmıştır.Yunanlılar-TİR-TYRRHEN.

6-     İ.Ö. 4 –2 bin yıllarında Güney Irak’ta yaşayan ve Sümer Devletini kuranların Türk asıllı olduğu ileri sürülüyorsa da, belgelenememiştir. Tabletlere göre; dili, kültürü farklı. Tabletlerde çok az sayıda Türkçe kelime var.

7-     Bazı tarihçiler, Alpertunga, Oğuz Kağan ve Mete Han’ın aynı kişi olduğunu ileri sürmektedir!  Türklerde başarılı insan kıtlığı mı var?

 

 

 

 

GÜNÜMÜZ  TÜRK DEVLET VE TOPLULUKLARI

 

a) Bağımsız Türk Devletleri

1-            Azerbaycan (Kafkasya)

2-            Kazakistan (B.Türkistan)

3-     Kırgızistan (B.Türkistan)

4-            Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (Akdeniz)

5-            Özbekistan (B.Türkistan)

6-            Türkmenistan (B.Türkistan)

7-     Türkiye Cumhuriyeti (Anadolu ve Balkanlar-Trakya)

 

b) Muhtar Cumhuriyet Kuran Türk Toplulukları:

1-  Altay (BDT. Rusya Federasyonu)

2-           Balkar (BDT)

3-           Başkurdistan (BDT)

4-           Çuvaşistan (BDT)

5-           Gagauz (Moldova- Romanya- BDT)

6-           Hakasya(BDT)

7-           Karaçay(BDT)

8-           Saha eli (BDT)

9-           Tataristan (Kazan)-(BDT)

10-    Tuva(BDT)

 

c) Türklerin Azınlık Statüsünde Yaşadığı Ülkeler: Türkler, en az 600-1400 

     yılından beri bu ülkelerde yaşadığından bu toprakları  vatan 

     bilmektedir.

l -        Afganistan

2-            Bulgaristan

3-            BDT (Bağımsız Devletler Topluluğu)-Rusya Federasyonu ve Kafkasya

4-     Çin: (Kazak, Kırgız, Salar, Uygur)

5-            Dağıstan: Kumuklar

6-            Irak; Telafer-Kerkük-Erbil: Türkmenler

7-            İran

8-            Kosova-Yugoslavya

9-     Makedonya-Üsküp

10- Moğolistan

11-     Romanya ve Moldova

12- Suriye

13-  Tacikistan

14-  Ukrayna: Kırım Tatarları, Karaylar

15-  Yunanistan- Batı Trakya

 

TÜRKLERİN BULUNDUĞU ÜLKELER VE NÜFUSLARI

A- Dünyada Türk Nüfusu: Kırımlı İsmail Gaspıralı’ya göre;1889 yılında dünyadaki Türk nüfusu 50 milyondur. Bugün dünyadaki Türk nüfusunun 120-350 milyon arası olduğu sanılmaktadır. Çünkü ülkeler genelde rkçı veya siyasi nedenlerle etnik grupların nüfusunu sağlıklı olarak vermemektedir. Örneğin; ABD resmi nüfusu 260 milyon, bunun %8’i zenci, %1’i ise kızılderilidir. Halbuki batılı yazarlara göre 1492-1900 yılları arası yalnızca ABD sınırları içinde yaşayan kızılderili nüfusu 12 milyondur. Yine Afrika'dan 1500-1800 yılları arası 10-15 milyon civarında zenci Amerika'ya götürülmüştür. Yunanistan, Bulgaristan, Suriye, Irak, İran, Gürcistan gibi bazı devletlerde; ülkelerinde hiç Türk asıllı insan bulunmadığını, ülkelerindeki farklı inançtaki kişilerinde (sonradan müslüman olmuş) kendi ırkından kişiler olduğunu ileri sürmektedirler Birleşmiş Milletlere üye 202 ülke içinde Türkler; 7 bağımsız devlet  olarak ve 20 civarındaki ülke içinde ise azınlık statüsünde yaşamaktadır. Türkler, nüfus sayısı bakımından dünyada 8. sırayı almaktadır. İslam Konferansı Teşkilatına üye 57 İslam ülkesinden 22'si de Arap'tır. (2000 yılı GNS).

 

B- Bağımsız Türk Devletleri:

l-Türkiye Cumhuriyeti: 2000 yılı Resmi Genel nüfus sayımına göre nüfusu 67 milyon. Araştırmacılara göre Türkiye'de 27 veya 54 etnik grup bulunmaktadır ABD Webster Ansiklopedisi Türkiye maddesi ve bazı araştırmacılara göre Türkiye'de Türklerin oranı: %50, Kürt: %12, Gürcü-Laz:%8'dir. Bu durumda T.C. toprakları üzerinde 48 Türk boyuna mensup; 35 milyon Türk asıllı insan, diğer T.C. vatandaşlarıyla birlikte eşit statüde ve karışık halde yaşamaktadır.

2-Özbekistan Cumhuriyeti: 20 milyon, %70'i Türk asıllı

3-Kazakistan Cumhuriyeti: 9 milyon.

4-Azerbaycan Cumhuriyeti: 8 milyon. (İran sınırları içinde kalan Güney Azerbaycan'daki Azerilerle birlikte tüm Azeri nüfusu 16-20 milyon.)

5-Türkmenistan Cumhuriyeti: 3,5 milyon (İran sınırlan içinde kalan Güney Türkmenistan - Horasanda; 500 bin, Irakta; 1,5 –2,5 milyon, Afganistan: 500 bin, Suriye: 300 bin, Türkiye ve Tacikistandaki Türkmenlerle birlikte tüm Türkmen nüfusunun 20-25 milyon olduğu ileri sürülmektedir.

6-Kırgızistan Cumhuriyeti: 3 milyon.

7-Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti: 250 bin (120 bin seçmeni vardır.)

 

C- Türk Topluluklarının Azınlık Olarak Yaşadıkları Eski Vatan Toprakları ile Göçmen Olarak Bulundukları Devletler ve Nüfusları:

 

l-Rusya Federasyonu (Bağımsız Devletler Topluluğu): SSCB dağıldıktan sonra Rusyanın 1990 yılı nüfusu 150 milyon idi. Rusya Federasyonuna bağlı Tataristan, Çuvaş, Başkurt, Saha, Tuva, Hakas, Altay ile Dağistan, Balkar ve Karaçay Özerk Bölge Cumhuriyetlerinde: 15-30 milyon, Türk soylu insan yaşamaktadır.

2-Çin Halk Cumhuriyeti: Doğu Türkistan'da Uygur, Sarı Uygur-Salar, Kazak, Kırgız, Özbek ve Tatar asıllı 26-150 milyon Türk yaşamaktadır Bazı araştırmacılar Çin’deki Türklerin sayısının 200 milyonun üzerinde olduğunu ileri sürmektedir. Doğu ve Batı Türkistan’daki Uygur Türkü sayısı 30 milyondur. Bu sayı resmi rakamlara göredir. Çin nüfusu ise 1,2 milyardır.

3-İran İslam Cumhuriyeti: Güney Azerbaycandaki Azeriler, Güney Türkmenistanda ki Horasan Türkmenleri ve diğer bölgelerdeki Avşar, Kaçar ve Kaşgay Türkleri sayısı 10-20 milyondur. ABD Vebster Ansiklopedisi İran maddesinde-İran nüfusunun %25’ini Türk asıllı olarak göstermiştir. İran nüfusu 70 milyon.

4-Afganistan: Afganistan'ın yerli halkı Peştunlardır. Kuzey bölgesinde Özbek, Türkmen ve Kırgız Türkleri yaşamaktadır. Sayıları: 2-3 milyondur. Nüfusun %15’i.

5-lrak: Irak'ın Kerkük, Telafer ve Erbil bölgesinde 1.5-2.5 milyon arası Türkmen yaşamaktadır.Nüfusun%10’u. Kürtlerin oranı ise %20.

6-Bulgaristan: Bulgaristan'ın Rodoplar- Karaorman ve Güney bölgelerinde Kuman (pomak), Yörük ve diğer Türk boylarından 500 bin-1.5 milyon arası Türk asıllı insan yaşamaktadır.

7-Moldova: Gagauzlar; 200 bin.

8-Ukrayna: Gagauz, Kırım Tatarı, Nogay, Karaim-Karaylar: 160-400 bin.

9-Romanya:  Tatar: 35 bin resmi istatistik. Gerçekte ise Gagauzlarla birlikte 100 bin

l0-Yugoslavya: Bosna-Hersek,  Sırbistan, Karadağ, Kosova;  Peçenek, Kuman-Kun,  Yörük ve diğer  Türk boylarından,  30 bin  ile 500 bin veya       l  milyon civarında Türk olduğu ileri sürülüyor.

11-Makedonya: Üsküp ve diğer şehirlerinde; Kıpçak, Yörük, Peçenek (Boşnak), Kuman (Pomak), Torbeş; 50-200 bin.

12-Yunanistan: Batı Trakya'da; Peçenek, Kuman, Yörük ve diğer Türk boylarından: 130-250 bin.

13-Gürcistan: Ahiska-Mesket, Karapapak, Terekeme, Azeri; 100 bin.

14-Tacikistan: Özbek, Türkmen; 100-300 bin.

15-Moğolistan: Kazak, Kırgız; 250 bin.

16-Suriye: Türkmen, Yörük:200-300 bin.

17-Finlandiya: 2 binTatar

18-Diğer ülkeler: Çalışmak için başka ülkelere giden T.C. vatandaşı Türkler ile işçi olarak bulundukları ülke vatandaşlığına geçenler: Yabancı ülkelere Türkiye’den giden Türk sayısı: 4.5 milyon civarındadır. Bu ülkeler ABD (200 bin), Almanya (1.5-2.5 milyon), Avustralya (20 bin), Avusturya, Belçika, Fransa(400 bin) , Hollanda, İsviçre gibi. 1963-2006 yılları arası, 500 bin eski TC vatandaşı , Alman vatandaşlığına geçti.

 

TÜRKLERDE DEVLET TEŞKİLATI (bkz:111)

 

BÜYÜK SELÇUKLU DEVLETİ: (bkz:82)

A- Merkezi Hükümet:

a-Sultan-Devlet Başkanı.

b-Başvezir

c-Bakanlar:

1-Dış İlişkiler Bakanı.

2-Ekonomi Bakanı: Kamu Maliyesi, Vergi toplama ile devlet giderlerini karşılama.

3-Adliye ve Teftiş Bakanı

4-Güvenlik Bakanı

 

B- Eyalet Yönetimi:

a- Askeri Komutan (Şahne): Bölgenin güvenlik hizmetlerini yürütür, doğrudan Sultana bağlıdır.

b-  Vali (Amid): Şehir ve çevresindeki etkili boy, aşiret ve kabilelerin beyleri içinden atanan idari işlerden sorumlu memur.

c-  Belediye Başkanı (Muhtesip): Genellikle şehir halkı içinden görevlendirilen ve beldenin günlük işlerini yürüten memur. Eğitim, sağlık, ibadet, yol, köprü, su ve konaklama hizmetleri genelde vakıflarca yürütülmüştür.

 

OSMANLI DEVLETİ: (bkz:74)

A- Merkezi Hükümet:

a) Padişah:Dersaadet-Sarayı Hümayun

b) Sadrazam- Başbakan:Babıali

c) Divan-ı Hümayun: Bakanlar Kurulu Üyesi Vezirler-Vekiller: NazırPaşa:

1- Kazasker: Adliye ve Eğitim işleri: Anadolu ve Balkanlar-Trakya için iki ayrı Kazasker vardı.

2- Şeyhülislam: Din işleri, Fetva Makamı.

3- Defterdar: Devlet Maliyesi.

4- Nişancı: Dış ilişkiler ve ferman yazımı.

5- Erkan-ı Harbiye:Askeri işler Anadolu ve Balkanlar-Trakya için iki ayrı Beylerbeyi vardı. Yeniçeri Ağası da Divan üyesiydi.

 

B- Yalnızca İstanbul'a Özgü Başkent Yönetimi:

a)              Sadaret Kaymakamı: Saray ve Hükümet işleri dışındaki İstanbul'un mülkî işlerini yürütürdü.

b)             Şehremini: Belde halkının günlük işlerini yürütürdü.

c)              Vakıflar: Tüm ülkede olduğu gibi İstanbul'un; Cami, okul, hastane, huzurevi, çocuk yuvası, içme suyu, yol, köprü, han-kervansaray gibi hizmetleri, Padişah,Vezir, Bey ve Paşaların hayır için para ve mülk-taşınmaz, ev, işyeri, tarla tahsis ederek kurduğu vakıflar yürütürdü. Eğitim işlerini, II. Mahmut dönemine dek (1808-1839) vakıflar yürütmüştür.

d)      Ahi Ocak , Gediklik ve Esnaf Loncaları: 1727'de bir düzenleme yapıldı ve 1860yılına kadar meslek, sanat ve işyerleriyle ilgili izin ve denetim hizmetlerini Ahi örgütleri yürüttü. Ahi Teşkilatı ve Vakıflar, Anadolu ve Balkanların bir çok il ve ilçelerinde kurulup faaliyet göstermiştir.

 

C- Eyalet Yönetimi:

a)              Askeri Komutan (Beylerbeyi): Anadolu Beylerbeyi Kütahya'da, Balkan-Trakya Beylerbeyi ise Saray Bosna, Edirne veya Üsküp'te otururdu. Askeri işleri yürütürdü.

b)             Şehirler büyüklük-nüfus durumuna göre Vilayet, Liva, Sancak ve Kazalara bölünmüştü. Başlarında mülki görevleri yürütmek üzere; Vali, Sancak Beyi, Mutasarrıf veya Kaymakamlar vardı. İl ve ilçelerin güvenliğini sağlayan Subaşı ve Zaptiyeler mülki amirlere bağlı idi.

c)              Mali işlerden: Mütesellimler sorumluydu, vergi toplarlardı. Defterdar ve Mal Müdürleri de devlet harcamalarını yürütürdü.

d)      Kadı: Adli işleri yürütürdü. İstanbul'dan hükümet atardı.

e)      Boyların İdaresi: Oymak ve Obaların içinden veya dışardan bir Bey veya Kethüda İstanbul'ca atanırdı. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki Kürt Aşiretlerinde Ağalık babadan oğula geçerdi. Ağa veya Şıh çocukları, Aşiretin başına Ağa veya Şıh olarak atanıp, Paşa veya Bey unvanı verilerek, içişlerinde serbest bırakıldı, yıllık vergi alındı.

f)                 Bazı büyük il ve ilçelerde Şehreminliği-Belediye Teşkilatı kuruldu. Başkanlar önceleri atamayla belirlendi.

 

OSMANLI YÖNETİMİNİN BÖLÜMLERİ

a) Osmanlı Devlet Memurları dört grupta toplanır: Memurlar 4 sınıftır:

1)  Mülkiye: Genel ve sivil idare, yerel yönetim hizmetleri.

2)      İlmiye: Din işleri, eğit i m-öğret i m ve yargı hizmetleri .

3)             Kalemiyye: Saray ve taşranın mali işlerinin yürütümü.

4)             Seyfıyye: Ordu ve askerlik hizmetleri.

 

b)      Enderun: 1460'da açıldı. Sarayın ve genel idarenin üst kademe yöneticilerinin eğitim- öğretim gördüğü okuldur. 19.yy’a kadar Türkler bu okula alınmadı. Öğrenim süresi 14 yıldır. Öğrenciler 5-7 yaş arası devşirme olarak bu okula alınırdı.

c)   Yeniçeri Ocağı: Kapıkulu askerleri ve komutanlarının yetiştirildiği asker ocağıdır. Yeniçeri ağaları, ordu komutanı paşalar burada eğitim-öğretim görmüştür. Yeniçeri Ocağı: Orhan Gazi tarafından 1362 yılında kuruldu, Sultan Mahmut tarafından 1826'da kaldırıldı. Yeniçeri Ocağının kaldırılmasını tarihçiler Vakayi Hayriye, bir kısmı da Vakayi Şerriye olarak tanımlamışlardır. 18. yüzyıla kadar Yeniçeri Ocağına, yalnızca gayrimüslimlerin çocukları devşirme usulü ile alınıp, askeri eğitim verilip yetiştirilmişlerdir. Yeniçeriler, ana baba olarak Padişahı ve devleti bilmişlerdir.

d)      Dirlik Sistemi: Osmanlı Devleti, Vezir, Beylerbeyi ve Sancak Beylerine, Anadolu ve Balkanlardaki tarım arazilerini dirlik olarak verirdi. Üst yöneticiler. Has, Zeamet ve Tımar olarak düzenlenen bu toprakların geliriyle geçinir, belirli sayıda Sipahide (atlı asker) yetiştirip, bulundururdu. Bu kişilere ayrıca aylık ücret ve emekli maaşı verilmezdi. Feodal sistem benzeri bir uygulama idi.

e)   Beylerbeyi ve Sancak Beyleri: Bölgenin askeri Komutanı, Güvenlik ve Mülki Amiri; Vergi, Altyapı, Eğitim gibi konularda Karar Makamı, yargının başı ve Kadı'nın- Yargıcın kararlarının uygulayıcısıdır.

 

T.C. DEVLETİ'NDE BAKANLIKLAR:

A- 30 Ekim 1923 Tarihinde Hükümet:

a-  Cumhurbaşkanı: Mustafa Kemal ATATÜRK

b-   TBMM Başkanı: Fethi Okyar

c-  Başbakan : İsmet İnönü

d- Bakanlıklar-Nazır-Vekil: T.C. Devleti, Osmanlı Devletinden bu Bakanlıkları devraldı. Osmanlının, 1908-1918 yılları arası, 11 adet Bakanlığı vardı.

    Şeriye Vekaleti (1924'de kaldırılıp yerine Diyanet İşleri Başkanlığı kuruldu).

    Erkan-ı Harbiyeyi Umumiye Vekaleti (1924'de kaldırılıp yerine Genel   Kurmay Başkanlığı kuruldu).

3-     İktisat Vekaleti (Ekonomi).

4-     Dahiliye (İçişleri).

5-     Müdafaa-i Milliye (Milli Savunma).

6-     Adliye Nezareti (Yargı).

7-     Maarif Nezareti (Eğitim).

8-     Nafıa (Bayındırlık). “Nafi: Giderici, Faydalı,Yararlı’’

9-  Sıhhiye (Sağlık).

10- İmar ve İskan (Bayındırlık).

11- Maliye

B- 1937 Tarihinde T.C. Hükümeti:

a-  Cumhurbaşkanı

b-  TBMM Başkanı

c-   Başbakan

d-  Bakanlıklar:

1-  Adalet Bakanlığı

2-            Milli Savunma Bakanlığı

3-            İçişleri Bakanlığı

4-     Dışişleri

5-     Maliye

6-     Milli Eğitim

7-     Bayındırlık

8-     Ticaret (1924'te kuruldu)

9-            Sağlık

10-  Gümrük ve İnhisar (Tekel)

l l-  Ziraat(1924'te kuruldu)

C- 11 Mayıs 1999 Tarihinde TC. Hükümeti:

a) Cumhurbaşkanı

b) TBMM Başkanı

c) Başbakan

d) Bakanlıklar:

1-             Başbakan Yardımcısı: 2 Kişi veya 3 kişi.

2-             Devlet Bakanı: 5-10-20 kişi olabiliyor.

3-      Adalet Bakanı

4-             Milli Savunma Bakanı

5-             İçişleri Bakanı

6-             Dışişleri

7-             Maliye

8-      Milli Eğitim

9-      Bayındırlık ve İskan

10-  Sağlık

11-  Ulaştırma

12-  Tarım ve Köyişleri

13-  Çalışma ve Sosyal Güvenlik

14-    Sanayi ve Ticaret

15-    Enerji ve Tabii Kaynaklar

16-    Kültür

17-  Turizm

18-   Orman

19- Çevre

 

YABANCI ÜLKELERDEN HÜKÜMET ÖRNEKLERİ

1660 Yılında Almanya: Merkezi Hükümet:

a)              İmparator-Kral-Kayzer

b)             Şan Şölye-Başbakan

c)              Hükümet; Bakanlıklar:

1-            Maliye Bakanlığı

2-            Dışişleri

3-     İçişleri

4-            Milli Savunma

5-            Adalet

Çin İdare Sistemi: Tang Devri: 618-906

A) Merkezi idare: (bkz:31)

a-  İmparator

b-  Yardımcı Birimler:

1-         İmparator Danışmanları (3 Kişi)

2-         Generaller (8 Kişi) ve Genel Valiler

3-    İmparator Sekreterliği:

-  Hususi arşiv

-  Saray Yaverliği-Sekreterliği-Sansörlük

-  Harem İdaresi

4-      Devlet Sekreterliği:

-  Başvekalet

-  Hususi Sekreterlik

-  Tarih Kurumu

c-   Hükümet: (Bakanlıklar)

1 -  Adalet Bakanlığı

2-            Dışişleri ve Teşrifat Bakanlığı: Hariciye, Dini İşler Dairesi, Devlet Kurbanları, Atamabetleri İşleri.

3-            İktisat ve Maliye Bakanlığı: Maaş verme dairesi, vergi.

4-            İaşe Bakanlığı: Araba Dairesi, silah deposu.

5-            İçişleri Bakanlığı

B)      Başkent İdaresi

l -  Veliaht Sarayı Teşkilatı

2-            Saray Muhafızları Teşkilatı: Şehir kapıları ve emniyet hizmetleri.

3-            Silah Üretimi Teşkilatı

4-            Çalışma İşleri Teşkilatı

5-            İnşaat Dairesi

6-            Nakliye İşleri Dairesi

7-     Eğitim Dairesi

C) Eyaletler: Eyaletleri İmparatorun atadığı askeri valiler yönetiyordu. Topladığı verginin bir kısmını merkeze gönderiyor, bir kısmıyla asker besliyor, memur çalıştırıyor, su kanalları ve savunma seddi yaptırıyorlardı.

 

 

 

 

ASKERLER VE TÜRK ORDU TEŞKİLATI

 

A- Büyük Selçuklu ve Anadolu Selçuklu Devleti Ordusunu Oluşturan Askeri Sınıf ve Gruplar;

l - Hassa Ordusu: Doğrudan Sultana bağlı. Maaşlı asker. Türkler dışındaki halklardan da askerler vardı.

2-            Meliklere bağlı Saray Gulamları-Köle Kökenli  Askerler.  Üç ayda bir maaş veriliyordu.

3-            Valilere bağlı köle kökenli askerler.

4-            Sipahiler:  İkta-Dirliklerden (Has, Zeamet, Tımar) maaş alırlardı.

5-            Ücretli Asker: Savaş halinde şehir ve köylerde yaşayan halk içinden toplanan geçici askerler. Savaş süresince aylık verilirdi.

6-            Göçebe Oğuz beylerinin komuta ettiği ve beylerin kendi boy, oymak ve obalarından oluşturduğu, savaş sırasında cepheye çağrılan gönüllü askerler.

B- Akkoyunlu Devleti Ordusunu Oluşturan Gruplar:

1-            Hassa Askerleri: Profesyonel ordu. Aylık ödeniyordu.

2-            Piyade: Kasaba ve köylerden toplanan bekar gençler. Savaş sırasında toplanır ve savaş süresince aylık ödenirdi.

3-     Çeri-Çeteci:Göçebelerden toplanan askerler. Savaş süresince aylık ödenirdi.

4-            Tımarlı Sipahi: Eyalet ve Vilayetlerde, Sancak Beyleri emrindeki toprağa bağlı askerler.

C- Osmanlılarda Ordu:

 a-  Kapıkulu Askeri:

1- Hassa Ordusu: Padişaha doğrudan bağlı muhafız alayı. (1876-1908 yılları arası ikinci Abdulhamit döneminde muhafız alayı Arnavut ve Kürtlerden oluşturuldu. Başlarında da Arnavut ve Kürt Paşalar vardı. "Sayılı Fırtınalar" adlı eser bu iki paşanın maceralarını anlatmaktadır.)

2-Yeniçeri Ordusu: Piyade askeri, Cebeci, Süvari, Topçu, Humbaracı.

b-  Eyalet Askeri:

l-  Sipahiler: Has, Zeamet ve Tımar sistemine göre, toğrağa bağlı Dirlik sahiplerinin yetiştirdiği atlı askerler.

2- Akıncılar: Yardımcı kuvvetler. Balkanlarda, hudut boyunda-serhatlerde görev yapan gönüllü askerler.

3- 1639 yılından sonraki savaşlarda Türkler uzun süreli silah altına alınıp cephelere gönderildi.

4- Balkan Yörükleri  ve Evladı  Fatihan: Savaş sırasında develeriyle ordunun yiyecek ve silahlarını taşımada kullanıldılar.

c-  Osmanlılar, savaşlarda uğranılan yenilgiler veya komşu ülkedeki askeri-teknik gelişmelere göre ordu sisteminde zaman içinde değişiklikler yapmıştır.

1-        Bahriye Nezareti: 16. yüzyılda Kanuni döneminde kuruldu. İlk kaptanı Derya Barbaros Hayrettin Paşa'dır.

2-        1826'da Yeniçeri Ocağı kaldırılıp, Nizamı Cedid adlı askeri teşkilat kuruldu.

3-   19.yüzyılda Harp Okulu, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı-Zaptiye Nezareti ile şehirlerin güvenliğini sağlamak üzere Emniyet-Polis Teşkilatı kuruldu. Osmanlılar I912'de orduya uçak aldılarsa da, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Cumhuriyet döneminde kuruldu.

TÜRK DEVLETLERİNİN GERİLEME NEDENLERİ

1-  Hanedan üyeleri arasındaki olumsuz ve yıkıcı taht mücadelesi

2-            Devleti oluşturan Türk boy ve oymaklar arası, kanlı iktidar mücadelesi, siyasi gerginlik, iç savaş.

3-            inanç  ayrılıkları,  yönetimin  tüm  boyların  aynı   inanca   sahip  olma  dayatması, hoşgörüsüz davranması. Laiklik, sekülerizmin toplum düşüncesinde olmaması.

4-            Halkın eğitimsiz, cahil olması. Bu nedenle de bilgisiz, bilinçsiz, ilgisiz, duyarsız ve tepkisiz kalmıştır.

5-            Demokrasi, Cumhuriyet ve seçimin olmaması. İktidara; silahlı güce, savaşta başarıya dayanılarak gelinmesi ve yine silahlı  darbeyle  iktidarların değişmesi. İktidarın genelde babadan oğula geçmesi nedeniyle yönetime çocukların, hatta delilerin bile gelebilmesi. Halka hesap verme zorunluluğu olmaması nedeniyle yönetimin halktan kopukluğu, sorumsuz davranması.

6-            Yöneticilerin saltanat sürüp, lüks ve israf içinde yaşaması.

7-            Katı ve sert yönetim.

8-            Halkın; memurların, baskı ve zulüm yapma durumunda, bu tür şikayetlerini Sultana, Hakana ulaştırıp, adalet isteyememeleri. Kötülüğün, yapanın yanına kar kalması, ceza görmemesi.

9-            Ağır ve çok vergi alınması, halkın fakirleşmesi.

10-  Devlet giderlerinin, gelirlerinden fazla olması; bütçenin açık vermesi.

11-  Ekonomik dolaşımın, üretim ve ticaretin düzensiz olması, mal yokluğu, fiyat artışı.

12- Hırsızlık, eşkıyalık olaylarının çoğalması. Halkın can, namus ve mal güvenliğinin yeterince sağlanamaması. Bu durum halkın devlete inancını ve güvenini kaybetmesine neden olmuştur.

13- Komşu ülkelerle amaçsız, sonuçsuz, uzun süren savaşlar. İnsan gücü ve milli gelir kaybına yol açıp, sosyal huzursuzluk ve ekonomik istikrarsızlığa neden olmuştur.

14- Okulların ve okuyan insanın azlığı yanında bir de okullarda genelde dini eğitim yapılması. Öğrencilere yalnızca Arapça Kuran'ı Kerim'in okunmasının öğretilmesi, namaz surelerinin ezberiletilmesi ve namaz, oruç gibi ibadet kurallarının anlatılması. Kuran'ın Türkçe anlamının dahi okutulmaması. Sonuçta, nedenini bilmeden inanıp, ibadet etmesi nedeniyle insanlar, tutucu, bağnaz, yobaz olmakta, bilime, tekniğe, yeniliklere, değişime karşı çıkmaktadır. Yeni ve farklı söz, yorum ve gelişmeleri bidat, hurafe, sapma, dinden çıkma olarak görmekte. Art niyetli hoca, şıh gibi kişiler, bu bilgisiz halkı kandırıp, istismar edip kullanmaktadır. Düşünce ve fikir özgürlüğü olmadığından, hiçbir Türk, buluş, icat yapamadı, firsat ve imkan verilmedi, engelendi. Onun için tabancayı, mermiyi bile patentle üretiyoruz. Bilim ve teknikte diğer ülkelerden geri kalıyoruz. Onlara bağımlı oluyoruz.

15-Azınlıkların devlet yönetiminde üst kademelere getirilmesi. Onlarında kendi ırkından kişileri kollayıp, Türkleri, sistemli şekilde ezip geri ve yoksul bıraktırıp, öz devletinden soğutması. Kendi etnik kökeninden insanların milli duygularını canlı tutup, devletin güçsüzleştiği bir an başkaldırarak, kendi bağımsız devletlerini kurmaları. Örneğin Sırbistan, Arnavutluk, Yunanistan, Bulgaristan, Ermeniler, Araplar, Farslar...

16-Üst yöneticilerin başka milletlere özenip milli duygularını yitirmeleri, toplumsal bir amaç ve gayelerinin bulunmaması, günlük düşünüp, mal peşinde koşmaları, zevk ve sefaya dalmaları. Halka hizmet için değil, halkı hizmetçi gibi kullanmak için, başta durmaları. Suyun başında kalabilmek için her türlü istismarı yaparak bütün toplumsal değerleri yok etmeleri. Sosyal ve siyasi düzeni çökertmeleri Yöneticilerin birbirleriyle uğraşıp, karalama ve iftiralarla, birbirinin ayağını kaydırması. Kişiler arası yıkıcı, bölücü mücadelenin, halkı kamplara bölmesi ve gruplaşmasına neden olması. Toplumdaki birlik, beraberlik ve dirlik düzenin bozulması.

17-Yönetim, halkı küstürürse, insanlar havlu atar, gereğince çalışmaz, devlete sahip çıkmaz. İnsanın inanıp, sevip, koruyacağı, uğrunda mücadele vereceği değerli bir şeyleri olmalı. Kuru kavramlar, sözlükteki kelimeler gibi bir şey ifade etmez. Hükümetler; demokrasi, cumhuriyet, laiklik, düşünce ve ifade özgürlüğü gibi kavramlara hayatiyet kazandırmalı, insanlar bunların yararını günlük yaşamında görmeli. Su, ekmek gibi onları bilip, sahiplenip aramalı. İnsanlar nasıl elektrik, su kesildiğinde hemen arıza servisini arayıp, gelmesi için çaba gösteriyorsa, -bu toplumsal değerleri tanısa, uygulamasını ve yararını görse; askeri darbeye alkış tutmaz, sıkı yönetim dönemi daha iyiydi demez, TBMM'nin kapatılmasına ilgisiz, duyarsız, tepkisiz kalmaz. Devletin, adından ziyade uygulanışı, halka; yönetimin kararlarının yansıması önemli. Örneğin, İngiltere'de sistem krallık ancak halk demokrasiyle yönetiliyor. Çin ve İran ise Cumhuriyet, ancak ülkede demokrasiden eser yok, halkın giyinişini, davranışını, konuşmasını yönetim belirliyor, neredeyse düşüncesine dahi karışılacak .

 

HALKI İSYANA SÜRÜKLEYEN NEDENLER

1-            Temel hak ve hürriyetlerin kısıtlanması, aşırı baskı.

2-            Düşünce ve ifade özgürlüğünün olmaması

3-            İnanç ve ibadet hürriyetinin sınırlanması

4-            Aşırı vergiler ve merkeziyetçi yönetim nedeniyle, üretim ve ticaretin aksaması, gelirdağılımında bozukluk, kıtlık, yolsuzluk, yüksek enflasyon, işsizlik ve yoksulluk.

5-            Halka, hakkını, kanunlara uygun olarak demokratik yollardan arama ve elde etme imkanının verilmemesi.

6-            Aynı kişilerin uzun süre iktidarda kalması veya benzer sistem ve kuralları,silah gücüyle zorla dayatıp, dış gelişmelere aldırmayarak baskıyla sürdürmesi,

7-            Daha kolay yönetilir mantığıyla; halkın, eğitimsiz, bilgisiz bırakılması. Bilgisiz, bilinçsiz insanlarında, kötü niyetli kişileri bilemeyip, bunlara aldanıp, tahrik neticesi devlete başkaldırması.

8-            Rekabete dayalı serbest piyasa ekonomisi şartlarının oluşturulamaması ve milli gelirin yanlış kullanılması sonucu; ekonominin çarpıklaşması, insanların işsiz ve yoksul duruma düşmeleri. "Aç fare kiler duvarını kemirir" deyimi gereği: Aç insanlar sağlıklı düşünemez. Aç, hasta ve umutsuz insanlar bir toplumda çoğalırsa, bunları kışkırtıp isyanlarına destek olacak, her devletin mutlaka komşusu vardır.

9-     Kamu görevlerine; bilgili, dürüst kişiler yerine, çeteci, mafyacı, hırsız, bilgisiz, bilinçsiz, duyarsız, çalıp çırpmak, yiyip eğlenmekten başka amacı olmayan devlet düşmanlarının getirilmesi. Bu kişilerinde, halkı ezip, devletten ve yaşamdan soğutması.

10-  Yöneticilerin, saldırgan, tutarsız, geçimsiz, amaçsız, tutum ve davranışları sonucu; komşu ülkelerle savaşa girilmesi. İnsanların en değerli varlıkları olan çocuklarını, birilerinin inadı ve ufuksuzluğu nedeniyle genç yaşta kaybetmeleri ve bu tür mantıktan yoksun savaşların genelde ağır yenilgilerle sonuçlanması.

11- Yöneticiler arasındaki uzun süreli iktidar kavgası.

12-Lale Devri gibi; iktidarın, halktan ve yaşam gerçeğinden kopuk olarak kendi dünyasında-billur sarayında yaşaması.

13-Yönetimin duyarsızlığı, halkın istek ve tenkitlerine kulağını kapatması ve halkın, toplumun değerlerine saygı göstermemesi.

 

TÜRK DEVLETLERİNİN YIKILMA NEDENLERİ

l -  İktidarda bulunanların halktan kopuk olarak saraylarda lüks hayat sürmeleri.

2-     Bir kişinin 10-20-30 yıl ülkeyi yönetmesi, kendisinden sonra da yönetimi, aynı düşüncedeki akrabalarının sürdürmesi. Hanedan üyelerinin iktidarda kalabilmek için yeniliklere ve değişime karşı çıkmaları; bu nedenle de ülkenin  gelişmeyip,duraklamaya başlaması ve geri kalması.

3-            Siyasi istikrarsızlık: siyasilerin iktidarı; saltanat sürme ve yakınlarını devlet imkanlarından yararlandırma yeri olarak görmesi nedeniyle; Tüm Türk boylarının iktidarı ele geçirmeye çalışmaları. Hatta Sultan olmak için kardeşin kardeşi veya babasını, oğlunu bile öldürtebilmesi. Devlet memuriyeti, fedakarlık ve feragat isteyen, onursal bir görev, bir hizmet, yarış yeri yapılamadığından, Türk tarihi; devleti elegeçirme ve kaptırmama mücadelesine dönüşmüştür.

4-     Devlet yönetiminde, bilgisiz, liyakatsiz, tecrübesiz, çıkarcı, kıskanç, beceriksiz, yağcı, geçimsiz, kavgacı, ufuksuz kişilere görev verilmesi.

5-            Gelir dağılımı bozukluğu nedeniyle halkın %70'inin yoksul olması.

6-     Yeterli okul  açılmaması  nedeniyle  halkın  çoğunluğunun  bilgisiz, bilinçsiz, kıskanç,  görgüsüz, geçimsiz ve kültürsüz olması.

7-            Halkın çoğunluğunun kültürsüz ve yoksul olması nedeniyle, kendi sorunları içinde boğulması, dolayısıyla iktidara ilgi gösterip, bilgili, bilinçli, duyarlı davranarak devlete sahip çıkamaması, iktidara kimin gelip gittiğinin onun için bir anlamı, önemi olmayıp, ona bir yararının da dokunmaması.

8-            Devlet yetkililerinin kendi lüks yaşantılarını sürdürebilmek için halktan yüksek oranda vergi toplamaları. Vergi çok toplanıp, genelde de halkın sorununun çözümünde değil de, gösteriş, tören, gezi, kutlama, anıt, eğlence, şölen, bina yapımı gibi halka yararsız ve yanlış yerlerde  kullanıldığından, ülkede gerekli sermaye birikimi oluşamamış, müteşebbis çıkamamış, tarım ve sanayi gelişememiştir. Vergi oranı; yüzde bir, üç veya en çok beş olmalıdır.

9-            Bilim ve teknikte geri kalınmış:  T.C. kurulduğunda, İstanbul, İzmir, Bursa, Kastamonu ve Konya'da birer klasik lise ve teknik lise ile koskoca devlette, bir tek İstanbul'da üniversite vardı. Türklerin icat ettiği, geliştirdiği bir tane bile araç, alet ve cihaz yok. Türkler ömürlerini, ya üstlerini öğmek, ya da eşdeğerlerini kıskanıp kötülemekle geçirmişler. Eğitim diye müslümana, yalnızca  Kuran’ı   Kerim'in Arapça'sını ezberletmişler. Anlamının öğretilmesine de karşı çıkmışlar.

10- Cumhuriyet rejimi, laik düzen, demokratik ortam ve adil yargı sistemi kurulamamış veya gereğince işletilememiş, gerekli hukuki mevzuat ve uygulayıcı yargı organı, alt yapı ve kurumlan oluşturulmadığından yönetim ve yargı, kişilerin anlayış ve insafına kalmıştır.

11-Halk, cahil ve yoksul olduğundan; vatandaş değil, öz çıkarını bile düşünemeyen bir koyun ve kul olarak görülmüş. Halkta, “Ben Arap, Ermeni, Rum, Çerkez, Kürt ve Laz'ım ama öncelikle Selçuklu veya Osmanlıyım” diyememiş. Bu bilinç kazandırılmamış. Halkın çıkarları ile devletin çıkarı özdeşleştirilemediğinden halk devleti ve yöneticilerini benimseyememiş, devlette halkına güvenememiş, onlara düşmanca davranmıştır. Devlet kendini kabul ettirebilmek için halka sabır, anlayış, eğitim, diyalog metoduyla yaklaşıp sevdirme yerine, onları ezip, sindirme yolunu seçmiştir.

12-Devlet, bilimsel ve teknolojik gelişmeleri yeterince takip etmiyor ve gelişmiş teknik aletleri de gereğince kullanmıyor. Halkın da bunları kullanmasını engelliyor. Halk, tüm ülkelerin TV yayınlarını izleyemiyor, her teknik, alet ve cihazı ithal edip kullanamıyor. Bazı kurum ve kişiler, halk adına düşünüp, en doğrusuna karar verme hakkını kendinde görüyor. Bazı yazarların fikirlerini sakıncalı görüp, kitabının Türkiye'de basılıp okunmasını yasaklıyor.

13-İslam'ın yanlış algılanıp uygulanması: islam inançları ve ibadetin, şekilcilik olarak görülmesi; Müslümanları, tutuculuğa-gericiliğe, İslam ülkelerini de yoksulluk, cahillik, dahası köleliğe, manda ve sömürge olmaya itmiştir. Müslümanın görevi ve temel prensipleri; Müslüman kadınların türban ve çarşafla örtünmeleri, kadınların çarşı, pazar ve sokağa çıkartılmaması, kadının ev ve bahçe dışında çalıştırılmaması. Kadının görevinin, çocuk doğurup ona bakmak ve günlük ev işlerini yürütmek. Müslüman erkeğin ise, namaz, kılıp, oruç tutma dışında, sakal, bıyık bırakıp takke ve bol elbise giyerek, karnını doyuracak kadar çalışıp, çok çocuk yapmak olarak görülüp uygulanmaya çalışılmıştır. Mal kazanma hırsı, dini konular dışında kitap okumak, dünya hayatını sevmek iyi görülmemiştir. Eğitim-öğretim ise, çocukları, Kuran kursu veya İmam Hatip okullarına göndermek olarak algılanmıştır.

14-Konuyu özetlersek; Türk devletlerinin kısır bir döngü içine girip, milletler yarışında geri kalma ve savaşlarda yenilme nedeni; Zorunlu temel eğitimin 12 yıla çıkarılmaması, halkın en az yarısının yüksek öğrenim görememesi, bilim ve teknikte gerilik, devlet memurlarının eski usullere göre görev yapmayı sürdürmesi, insanların işlerini zamanında ve gereğince yapmaması, Türk insanının geçmişi bilmemesi ve geleceği görememesi, bilgisiz, beceriksiz, kavgacı, çıkarcı kişilerin yönetici yapılması ile ülkede birlik, beraberlik ve kalkınmayı sağlayacak olan Demokrasinin, kitap satırları arasından bir türlü günlük hayata geçirilememesidir.

 

GÖKTÜRK DEVLETİNİN BÜYÜYÜP GELİŞME NEDENLERİ (680-745)

1-  İyi, düzenli, eğitimli bir ordu kuruldu ve ülkeye düşman ayağı bastırılmadı. Halk, düşmanlarının sayısı çok diye bir korku duymadı.

2-           Adliye teşkilatı  yargılama ve kanunlar çok iyi düzenlenip işletildi.

3-           Kültür ve sanata önem verildi. Türk yazısı geliştirilip, bengü taşlar dikildi.

4-           Çin'den tarım aleti, tohumluk darı ve demir alındı. Önceki Türk devletleri; ipek, porselen, içki, altın, gümüş alıyordu.

5-           Bütün Türk boyları, bir bayrak altında toplanıp, Türkistan'da, adalet birlik, beraberlik, dirlik ve düzen sağlandı.

6-           Ticaret düzenlendi, yol güvenliği sağlandı. Kötü kişilerin silahlanıp, halkın can, namus ve mallarına zarar vermesi önlendi.

7-           Devletin yönetim görevlerine, toplumda iyi olarak bilinen, dürüst, cesur ve işinin ehli, uzman kişiler getirildi.

8-           Kağan inançlı ve bilgiliydi.Söz ayağa düşmemişti,sözü çok geçiyordu. Bilgili yardımcıları çoktu. Etrafına iyi kişileri toplamıştı. Planlı ve çok çalıştılar. Fırsatları iyi değerlendirip, kazandılar.

9-     Kağan, iyi bir hükümdardı. Kağan,  halkını, halkta Kağanını seviyor ve saygı gösteriyordu. Memurlar bilgili, dürüst ve cesurdular. Kağan, onlara danışıyor, işi, onu yapacak olanla tartışıyor, akıllı taktik uyguluyor, sorunu; önce iyilikle, olmazsa zorla ve kısa sürede çözüyordu. Güzel davranışlı ve başarılı olduklarından, halk, arkasından yürüdü ve sevildiler. Türk milletini, küçük görmediler ve düşmanları karşısında aciz, korkak olmadılar. Onlar, Türk milletine, Türk milleti de Hakanlarına güvendi.

10-  Ülkeyi yönetenler arasında düşünceye saygı, tutum ve davranış birliği vardı, uyum içindeydiler. Herkes görevini bilip gereğince yaptı, hakkına razı oldu, kıskançlığa kapılmadılar.

11-Komşularından her zaman tehlike gelebileceğini düşünerek, hazırlıklı oldular. .Komşularının kendilerine yönelik davranışlarını  gözetlediler. Komşularıyla barış antlaşması yapıp, karşılıklı saygı ve çıkara dayalı, iyi siyasi ve ekonomik ilişkiler kurdular.

12-Ülke içinde haksızlık, adaletsizlik, yoksulluk ve kışkırtma sonucu isyan olmasını önlediler. Dış teşvikle çıkan isyanları da hemen bastırdılar. (Her toplumda, her dönem, oranı farklı da olsa kötü niyetli kişiler olagelmiş ve bunlar fırsatını buldukça haksızlıklar yapmıştır. Burada devletin görevi; bu tür kişi ve davranışları görmezden gelmek, affetmek, hoş görmek, yapana yaptığını yanına kar bırakmak değil, olaya el koyup, kötüyü cezalandırmak ve haksızlığı hemen gidermektir.) Göktürk yöneticileri, huzursuzluk ve hoşnutsuzluğa neden olan sorunları zamanında görüp çözdüler. Ülkede gerekli disiplin, huzur ve güveni sağladılar. Milleti ateş ve sudan (felaketlerden) korudular.

13-Devletinde, insanlar gibi, yenilik ve gelişmelere açık olarak durumunu güçlendirmezse, ilerlemenin durup zayıflamaya başlayacağını bildiklerinden, çok çalıştılar, hazırladıkları uzun vadeli plan ve programı başarıyla uyguladılar.

14-Töreler,gereğince uygulandığından, il dirlik düzene, halk ise huzura kavuştu.

15-Türk Milleti tok ve efendi kılındı.

16-Yöneticiler, dürüst ve devlet düzeni iyi olursa, işler sağlıklı, zamanında ve gereğince yurütülürse; halk, devlete bağlı olur ve o toplumda kargaşa ve kötülük meydana gelmez. Devlet işleri açıkta ve aydınlıkta yurütülürse, yanlış ve karanlık iş yapılarak, milletin parası, emeği ve zamanı boşa giderilmez. Yöneticiler halka değer verir, onların düşüncelerine saygı gösterirse, halkta devleti benimseyip sahip çıkar, yönetime destek olur; toplumda bir sıkıntı ve bunalım oluşmaz.

 

BÜYÜK HUN DEVLETİNİN YIKILMA NEDENİ

1-  Yöneticilerin Çinlilerle evlenmeleri, akrabalık sonucu Çinlilerin devlet işlerine karışıp, müdahale etmesi. Yöneticilerin yerleşik Çin kültürünün etkisinde kalıp Türk töresini bırakması.

2-           Yöneticilerin ilgisizliği nedeniyle, devlet gelirleri azalırken, saray giderlerinin artması ve ekonomik sıkıntıya girilmesi.

3-           Çin ve diğer komşular (Moğol, Tibet), askeri yönden gelişirken, Hunların bir gelişme ve ilerleme gösterememesi. Aynı silah ve taktiklerle askeri eğitimin sürdürülmesi.

4-           Komşularla yapılan savaşların uzun sürmesi, yenilgiyle sonuçlanması ve hiç ganimet elde edilemediği gibi, insan ve mal kaybedilmesi.

5-     Hanedan üyeleri arasında çıkan taht kavgalarının, komutanları, orduyu ve halkı bölmesi; kardeş kavgalarının, iç savaşın başlaması, birlik ve dirliğin bozulması.

6-           Yöneticiler arasında kıskançlık nedeniyle anlaşmazlık çıkması, sorunların; uzlaşma ve tavizle değil de çatışmayla, güç kullanarak çözülmeye çalışılması.

7-           Vergi oranının ve çeşidinin arttırılması. (13 çeşit vergi alınıyordu).

8-           Memurların baskıcı ve adaletsiz yönetimi.

9-           Halkta bıkkınlık ve bezginliğin oluşması.

10-  Halk, devlete inancını yitirip, moralmen çöküp, fakirleşince, Çinlilerin ve Moğolların hücumuna karşı koyamadı ve devlet yıkıldı.

 

HAZARLARIN YIKILIŞ NEDENLERİ (bkz:44)

1-            Asker sayısının ve askeri giderlerin çokluğu.

2-            Ülkede birlik ve beraberliğin sağlanamaması. Dirlik ve düzenin bozulması. Halkı bir arada tutacak; Cumhuriyet, demokrasi, laiklik, siyasi ve ekonomik istikrar, güvenli, huzurlu, barış ve refah dolu bir yaşantı veya din, dil birliği gibi ortak milli ve manevi bir toplumsal değerin bulunmaması. Hazarları oluşturan halkların birbirini benimseyip kaynaşamaması, diğerini yabancı gibi görmesi. Hakan ve çevresinin ayrı bir dinde, halkın başka bir dinde olması.

3-            Ekonomik istikrarsızlık, gelir dağılımında dengesizlik, halkın yoksullaşmaya başlaması.

4-     Ülkede can, namus ve mal güvenliğinin, yol ve ticaret emniyetinin sağlanamaması, soygun ve yağmalar, iç karışıklık

5-            Askeri ve ekonomik başarısızlık, devletin itibar ve güç kaybına, tabi devlet ve halkların başkaldırmasına, tüm bunlarda; devletin  zayıflayarak, parçalanıp yıkılmasına neden olmuştur.

 

BÜYÜK SELÇUKLU DEVLETİNİN YIKILMA NEDENİ (bkz:38)

1-  Hanedan mensuplarının Sultan olmak için yaptığı taht kavgaları; devletin otoritesini ve gücünü sarstı. Devlet parçalandı ve dört küçük yeni Selçuklu devleti kuruldu.

2-            İç savaşı firsat bitip, bağlı halklar, özgürlüklerini (Gürcü, Ermeni gibi), askeri Valilerde bölgelerinde beyliklerini ilan ettiler.

3-            Batıniler iç savaşın olumsuz şartlarını  kullanıp,  faaliyetlerini  yoğunlaştırdılar; ekonomik, sosyal ve siyasi huzursuzluk içindeki halkı, kendi felsefi düşüncelerine çekmeye çalıştılar. Engel olmak isteyenleri suikastlerle ortadan kaldırdılar. Hasan Sabbah'a bağlı Hashaşiler, Alamut Kalesini ele geçirerek, yıllarca ülkede terör estirdiler. Bu ve benzeri mezhep mensuplarının yıkıcı faaliyetleri, ülkede karışıklığa neden oldu.

4-     Büyük Selçuklu Devletinin çok kısa sürede yıkılma nedeni; devletin İran'da kurulması nedeniyle; memuriyetlere İranlıları atamasıdır, Başvezir Nizamülmülk bile İranlıydı. Ayrıca Farsça, resmi devlet ve eğitim diliydi. Fars memurların etkisiyle, Sultanlar, Oğuz boylarını dışladı. Onları memuriyete ve askeriyeye almadı. Oğuzlarda bu devleti kendi devletleri olarak göremediklerinden vergiye karşı çıktılar, sık sık ayaklanıp devleti zayıflattılar.

 

 

ANADOLU SELÇUKLU DEVLETİ'NİN GERİLEME VE YIKILMA NEDENİ

1-            Siyasi İstikrarsızlık: Cumhuriyet sistemine geçilemediğinden, hanedan üyelerinin hepsi kendini tahtın varisi görüyordu. Şehzadeler arasındaki iktidar kavgaları devletin zayıflayıp parçalanmasına neden oldu. Sultanlık babadan oğula geçtiğinden, tahta çocuk veya ehliyetsiz-liyakatsiz kişiler çıkabiliyordu.

2-            Ekonomik İstikrarsızlık: Devletin, siyasi ve sosyal huzursuzlukların çözümünü, askeriyeye havale etmesi; devlet gelirlerinin, askeri harcamalara, gitmesine neden olmuştur. Askerlerin kendini ayrı bir toplumsal sınıf gibi görüp, kendi rahatını düşünmesi, çıkarlarını korumak için halka ve yönetime baskı yapması. Halktan savaş giderleri için sık sık vergi toplanması. Savaş nedeniyle ölümlerin, tarımsal faaliyetin ve eğitim-öğretimin aksaması, halkın gelir düzeyini düşürdü, salgın hastalıklar baş gösterdi, yokluk ve sefalet arttı.

3-            Laikliğin-Sekülerizmin-Dinsel hoşgörünün sistemde olmaması, ayrıca devletin dini gruplardan birinin tarafını tutması sonucu, sosyal huzursuzluklar ve inançlar arası mücadele başladı. Devlet huzursuzlukları gidermek için baskıyı artırdı, bu da isyanlara neden oldu. Babai-Baba İlyas, Baba îshak ve Kalender isyanları askeri güç kullanılarak bastırıldı. Halbuki aynı şehir hatta köyde, iki farklı inançtan insanlar birbirlerinin inancına, geleneklerine karşılıklı saygı, hoşgörü göstererek, yıllardır beraber yaşıyorlardı ve hala da yaşamaktadırlar. Devleti zayıflatan bu tür huzursuzluk ve isyanlara, yöneticilerin yanlış tutum ve davranışları neden olmaktadır.

4-     Demokrasinin olmaması: Yöneticilerin karar ve eylemlerinin, halk tarafından denetlenememesi, idarecilerin halktan kopuk, düşüncesiz, sorumsuz, keyfi davranmaları. Atamaların kayırma veya rüşvetle yapılması ve idarecilerinde ödedikleri bu rüşveti, halktan baskıyla geri almasına insanlar hayır deyince, olay çarptırılıp devlete karşı ayaklanma olarak gösterilerek halk ezildi. Bu durumlarda, yönetimden memnun olmayanların başına biri geçerek, isyan başlattı, devlet otoritesi, etkinliği sarsıldı. Her yerde haydutlar, eşkıyalar türedi. Şehirlerde yerel yönetim meclisleri olsa ve yerel yöneticiler 5 yılda bir seçimle değiştirilse halk; yönetimin karar, iş ve eylemlerini denetliyebilse, haksızlığa uğrayanlar, seslerini yetkililere duyurup, adalet isteyebilseler, haklarını yargı yoluyla kısa sürede alabilseler, kimse; kötü niyetli kişilerin peşine düşmez ve isyan etmez. Hayat çok zor ve niçin, mutluluk ve huzur içinde yaşamak varken, sahip olduklarını tehlikeye atarak hapse girsin veya öldürülme nedeniyle, sevdiklerinden ayrılsın? Bir düşünürün deyişiyle; "Kaybedecek bir şeyi ve hayattan beklentisi olmayanlar, mutlu insanları kıskanıp suça yönelir".

5-            Anadolu halkı, yöneticilerin İran-Fars etkisinde kalmasına tepki gösterdi: Sultanlar; Alaattin, Keykubat, Keyhüsrev, Gıyaseddin, Ruknettin gibi adlar aldı. Farsçayı; resmi devlet ve eğitim dili yaptı. Üst kademe memurlara Fars kökenlileri getirdi Selçuklu Hanedanı yalnızca, Türk boylarının meydana getirdiği ve başlarında boyun doğal beyinin bulunduğu eyalet askeri sistemini değiştiremedi. Eyaletlerin yönetimi, o yöreyi fetheden Selçuklu komutanlarının çocuklarının elinde bulunuyordu. Bu Türk beyleri, devlet güçsüzleşince kendi özerk yönetimlerini   kurdular  veya  ilerde görüleceği gibi, komşu devletlerle çatışma durumunda güçlü olanın tarafına geçip, Karakoyunlu, Akkoyunlu ve Safevilere katıldılar. 1247-1308 yılları  arasında da Moğol hakimiyetini tanıyıp İlhanlı Devletine bağlandılar. Ayrıca Türkmen beyleri, Şehzadeler arasındaki iktidar   kavgalarına da taraf olup, devletin yıpranarak yıkılmasına neden olmuşlardır. Türkler devleti; kendilerinin   kurduğunu, bu nedenle de kendilerinin hizmetinde olması gerektiğine inanıyorlardı. Bu olgu Türk devletlerinin yıkılma nedenlerinden biri olmuştur. Osmanlılar bu yanlışı gördü, geçmişten  ders alıp, orduyu Türkler dışındaki, devşirme  askerlerden  oluşturdu Nüfûsları 15-30-50 bini bazı yerde 200 bini bulan Türk obalarını parçalayıp dağıttı. Sancak Beyliklerine, Valiliklere merkezden memur atadı, Eyalet askerlerinin başına da askeri okullardan yetişen subayları, paşaları gönderdi. Üst kademe memurları,devşirme sistemiyle toplanıp Enderunda eğitilen kişilerden oluşturdu. Bu tutum ve davranışı sonucunda, 619 yıl gibi bir süreyle, Türk tarihinin en büyük ve uzun süreli hanedan devletini kurmuş oldu. Osmanlılar, Türk göçebelerine uyguladığı  böl-parçala-yönet   politikasını; iktidarları için bir tehlike olarak görmediklerinden Güneydoğudaki Kürt Aşiretleri ve Arap Kabileleri için uygulamadı. Doğudaki feodal aşiret düzeni olduğu gibi bırakıldı.  Şıh ve ağalar; halkı, içişlerinde serbest olarak, geleneklerine göre Cumhuriyet dönemine kadar yönettiler.

6-     Yönetimin halk desteğini kaybetmesi üzerine, devletin saygınlığı ve otoritesi dışta ve içerde zayıfladı. Beyler,  eyaletlerinde  özerk beyliklerini  kurdu.  Bağlı  devletler bağımsızlıklarını ilan etti. Komşu ilhanlı devleti saldırarak ülkeyi kendine bağladı. Marmara ve Ege'nin bir kısmı tekrar Bizans hakimiyetine geçti. Devlet, karşılıklı saygı ve tavize dayalı olarak komşularıyla iyi geçinse, davranışıyla onu silahlanma yarışına sokmasa, ekonomik yönden zarar vermese, ekonomik, sosyal ve kültürel konularda iyi ilişkiler kursa, iki ülke halkları yakınlaşıp kaynaşsa, ne huzursuzluk olur, ne savaşlar çıkar, ne de insanlar boş yere ölür. Barış olunca da askeriye ve silaha gidecek paralar, eğitime, sağlığa, alt yapıya gider, halk saygınlık, güvenlik içinde, sağlıklı ve mutlu olarak yaşar. Böyle bilgili, bilinçli halk; devletine sahip çıkar. Zengin ve sağlıklı kişinin kendine ve topluma faydası olur. Ölünün kendine bile bir yararı yoktur. İnsanlar kimin için ve niye ölsünler? Devlet halkı yönetsin, güvenli bir ortam hazırlasın, insanların benim diye sahiplenip mutlu olacağı bir değerleri olsun. Güvenlik ve huzur içinde, insanca yaşamaya, yöneticiler kadar, sade halkında hakkı vardır. (bkz:80)

 

AKKOYUNLU DEVLETİNİN GERİLEYİP YIKILMA NEDENİ

1-            Babaları ölünce, altı kardeş birden, tahtta hak iddia ederek iktidar kavgasına başladı. Devlet parçalandı, 3 ayrı yerde yeni hükümet kuruldu. 18 yıl içinde 5 sultan değişti.

2-     Askeri valiler, merkezi tanımayıp, beyliklerini ilan ettiler. İç savaş sonucu devlet zayıfladı. İranlı Safeviler kolaylıkla Akkoyunlu devletine  son  vererek,   Safevi devletini kurdular.

 

ALTINORDU DEVLETİNİN GERİLEYİP YIKILMA NEDENLERİ

Altınordu, hanedan üyeleri arasındaki acımasız iktidar kavgası nedeniyle, zayıfladı ve parçalandı. Ruslar, yeni kurulan Hanlıkları kolaylıkla yenerek yıktı. Altınordu devletinde 1357-1370 yılları arası kıyasıya devam eden iktidar mücadelesi sırasında, 5 yıl içinde 5 Han yakınlarıyla birlikte öldürüldü. Bu kadar kısa süreli ve kanlı iktidar değişimleri devleti çökertti.

 

KIRIM HANLIĞI VE KIRIM TATARLARI (1438-1783)

Tatar boyları, kendi aralarından en yaşlıyı boya bey olarak seçer, Kırım Hanı da bu seçimi fermanla onaylar ve daha sonra bu bey azledilemezdi. Her boy beyine, beylerde Hana tabi idiler.

Kırım Hanı ölünce, şehirlerde Valilik yapan bütün çocukları-Mirzalar; Han olmaya hak kazanırdı. Mirzalar ve bunların destekçisi asker ve boy beyleri arasında, biri diğerini yeninceye kadar, taht kavgası-iç savaş sürerdi. Kırım Hanı Hacı Giray 1466 yılında ölünce, 8 oğlu arasında iktidar kavgası başladı ve 1478 yılına kadar devam etti. Bir çok Türk Devleti, taht kavgaları nedeniyle zayıfladı, isyan veya dış düşmanların saldırısıyla da tarihten silinip gitti. Göktürklerin yönetim sisteminde Cumhuriyet, demokrasi ve laiklik bulunsaydı, belki halen Asya'yı, Göktürkler yönetiyor olacaktı. Emir Timur öldüğünde de, oğulları ve torunları arasında taht kavgası başladı. İç savaşa dönüşen bu iktidar kavgası iki yıl sürdü.

 

 

 

OSMANLI DEVLETİ'NİN YIKILMA NEDENLERİ

Osmanlı Devleti'nin Duraklama, Gerileme ve Çöküş Nedenleri: (bkz:69,74,81)

1-            Doğu ve Batı ticaret yolunun değişmesi: Osmanlı'nın Çin, Hind ve Avrupa arasındaki ticarette aracılık rolünü kaybetmesi.

2-            Avrupa'da sanayi devriminin olması, fabrikaların kurulup, tarımda makinalaşmanın başlaması. Osmanlıda ise dışa kapalı ekonomi, aile içi tarım faaliyeti, el dokuması, babadan-oğula meslek aktarımı ile işi sürdürmeye çabalaması: Bilimsel ve teknik gelişmelere açık olmadığından sanayileşemedi. Ahi Ocakları-Esnaf Loncaları fabrika kurulmasına karşı çıktılar.

3-     Bilim ve teknikte gerileme: Avrupa'nın her büyük şehrinde üniversite açılırken bizdeki üniversitelerde, medreselerde yalnızca dini derslerin okutulması. Türk tarihi ve Türkçe dersinin bile konulmasına karşı çıkılması. Halkta okur-yazarlık oranının %2.5-6 seviyelerine kadar inmesi. Üniversite yalnızca İstanbul'da bir adet. Lise ise İstanbul, Bursa, İzmir, Kastamonu ve Konya olmak üzere beş ilimizde vardı. Arapça resmi yazışma ve eğitim  diliydi.

4-     Cehalet, bilgisizlik sonucu taassup ve bağnazlığın artması. Her düşünce ve davranışın dine dayandırılıp hayatın her safhasının dine göre yorumlanıp düzenlenmesi. Dünya hırsının, çok mala sahip olmanın, üst makam ve mevkilere gelmenin, banyosu, tuvaleti, çok odası olan konakta oturmanın, zenginliğin iyi görülmemesi. Müslümanın mal, makam ve hırstan  uzak olması gerektiği telkin edilmiş. Din adamları; matbaa, dokuma makinaları,  silah,  fotoğraf makinası,  kalorifer,  otomobil,  telefon, ameliyat  gibi bilimsel ve teknik gelişmeleri, gavur icadı, din dışı, bidat, hurafe, şeytan işi olarak görmüş. Osmanlı'nın 19.yy’daki gerileme ve yenilgisinin nedeni; İslam'dan uzaklaşmaya bağlanmıştır! Peki o sırada, İngiltere, Almanya İslam dininde olmadığı halde nasıl ilerlemiş?

5-            Kadının evden dışarı çıkıp okumasına, güzel sanatlarla uğraşmasına (tiyatro, resim, müzik gibi); ticaret ve sanayi faaliyetlerine esnaf olarak katılmasına, memur olmasına izin verilmemiş. Meclise kadınlar alınmamış. Kocası ölen, çalışamayan, küçük çocuklu kadınlar, bilgisi ve mesleği olmadığından ekonomik hayata atılamamış, devletin ve toplumun ilgisizlik ve acımasızlığı karşısında yok olup gitmişlerdir. Osmanlı'nın son döneminde kızlar okula alındıysa da, ayrı okul veya sınıflarda öğretim görmüşlerdir.

6-            Merkezi planlı, katı bir ekonomik sistemin uygulanması: Hangi şehrin, ne üretip, nereye satacağının hükümetçe kararlaştırılması. Malların satış fiyatlarını da yine kamu görevlilerinin belirlemesi.

7-            Şehirdeki, köydeki, mahalledeki vergiye tabi insanın ve aile bireylerinin; çiftçilik, hayvancılık yapacağına, zanaatla uğraşacağına, okuyabileceğine, asker olacağına, o yöredeki kamu görevlileri karar veriyordu. İnsanlar, oturacağı şehri, yapacağı işi, okumayı veya cahilliği seçemiyordu. Yörüğün  çocuğunun  Yörük,  çiftçinin  çiftçi, bakırcının bakırcı, subayın subay, şıhın şıh, ağanın ağa, "beşik uleması" sözünde olduğu gibi alimin alim olması. Böyle olunca da işler, işinin ehli olamayan beceriksiz kişilere kalıyordu. Serbest rekabet ve yarışma yoktu.

8-            Ahilik ve Lonca Sistemi: Önceleri, meslek ve sanatların öğretilip geliştirilmesi, esnafların düzene sokulmasında, önemli hizmet yapmış olmasına rağmen, bilim ve teknolojiye, yenilik, değişim ve gelişmeye kapalılığı nedeniyle, son dönemde devletin geri kalma nedenlerinden biri olmuştur. Nüfusa göre işyeri sayısının sınırlandırılması, örneğin; bu şehrin nüfusu 50 bin; 5 bakkal,3 berber bir demirci yeterli denilip yeni işyeri açılmasına izin verilmemesi gibi, rekabete dayalı, serbest piyasa ekonomisinin engellenmesi nedeniyle, yarışma ve gelişme olamamış. Fabrikalara ve makinalaşmaya karşı çıkılmış, İstanbul'a getirilen makinalar ve fabrika yakılıp, yıkılmıştır. Aynı zihniyet sürmekte olup, sendikalar ve kamu işçileri, devlet fabrikalarının özelleştirmesine karşı çıkmaktadırlar.

9-            Gerileme döneminden sonra, kamu kurumu, memur ve asker sayısının, milli gelir oranından daha fazla artması. 17. yüzyıldan sonra yapılan savaşlarda ordu yenildikçe sebebinin yanlış yerde aranıp sürekli asker sayısının arttırılarak zafere ulaşılacağının sanılması. Yenilgilerin ard arda gelmesiyle askeri harcamaların artması, bütçenin harcamaları karşılayamayıp açık vermesi, paranın değer kaybedip, halkın enflasyonla tanışması. Ancak ülkeyi yönetenlerin kendilerini hala Kanuni döneminde sanıp lüks ve saltanatlı yaşamlarını sürdürmeleri. Yabancı ülkelerin, verdikleri borçları, geri alabilmek için, Düyunu Umumiye adı altında, devlet gelirlerine el koyup, alacaklarını kendileri tahsil etmeleri.

10-  Savaşların genelde yenilgiyle sonuçlanması nedeniyle, devlet otoritesinin sarsılması. Devlet yöneticilerinin yanlış politika ve ilgisizlikleri sonucu, eşkıyalığın yaygınlaşıp, can, namus ve mal güvenliğini tehdit etmesi. Artan devlet giderlerinin karşılanması için vergilerin arttırılması. Bitmeyen savaşlar nedeniyle uzun süreli askere alınmalar ve yenilgiler. Yöneticilerin halka baskı ve zulmü, açlık, sefalet, cehalet, sıtma, çiçek, veba, verem gibi salgın hastalıklar, toplu hayvan ölümleri; halkı bunaltıp kendi devletine isyana zorladı, köyler, tarlalar boşaldı, şehirlere göç başladı. Devlet düzeni sarsıldı ve toplumsal hayat bozuldu. (bkz:124)

11-Devleti oluşturan 27 ayrı etnik grup ve 5 farklı inançtaki halkta; birlik, beraberlik ve dayanışmayı sağlayacak olan, bağımsızlık, dil, din, güven, eşitlik, adalet kavramlarının zedelenip önemi yitirmesi. Vatandaşlık, halk egemenliği, milliyetçilik, düşünce ve fikir özgürlüğü, insan halkları, hukukun üstünlüğü, eşitlik, demokrasi, laiklik, Cumhuriyet gibi kavramların ise hükümetlerce zararlı görülerek yaşama geçirtilmemesi, bu fikirlere hayat hakkı tanınmaması. (bkz:94)

12-Osmanlı Yönetim ve Sisteminde Bozulmalar:

a)      Dirlik veya Has, Zeamet, Tımar olarak bilinen Toprak Sistemi; 1590 yılından itibaren bozulmaya başladı.

b)      Yeniçeri Ordusu, düşüncesi veya yaşı itibariyle askerliğe uygun olmayan kişilerin (Örneğin: esnaf, sanatçı, başı bozuk serseri gibi) Yeniçeri Ocağına alınmasıyla, Ocak  1600 yılından sonra hızla bozulmaya başladı. Sık sık ayaklanıp darbe yaptılar, vezirleri, sadrazamı, Padişahı öldürdüler. Katıldıkları savaşlarda yenilmeye başladılar.

c)              Medreseler: 1600 yılından sonra tutucu, bağnaz kişiler yetiştirmeye ve askerden kaçmak için sığınılacak tekke olmaya başladı.

d)      1644 yılından sonra toplumun kültür seviyesi hızla düşmeye başladı. Sanatçıya, sanata, bilim adamı ve bilime değer verilmez oldu.

e)      Vakıf Müesseseleri, 1700 yılından sonra toplumda oluşmaya başlayan değerler çürümesi ve ahlak çöküntüsünden etkilendi. Kediler vakfın mumunu yemeye başladılar.

f)                 Yargı, 1700 yılından sonra işlemez oldu. Güçlüler haklı çıkmaya başladı.

g)              Merkezi devlet otoritesinin taşradaki gücünü yitirmesi; 1700 yılından itibaren eşkiyalığın ortaya çıkıp yaygınlaşarak Cumhuriyet dönemine kadar sürmesi. Hatta Güney Doğu Anadolu'da eşkiyalık, 1960-70'lere kadar devam etti. Çocukluğumuzda Hamido, Tilki Selim gibi eşkıyalar hala hüküm sürmekteydi.

h)              Bugünkü Ticaret ve Sanayi Odaları gibi meslek kuruluşlarının yerini tutan Ahi Ocakları-Esnaf  Loncaları, 1700 yıllarından  sonra bozulup, sanayileşmenin, gelişmenin engelcileri; ufuksuz yöneticiler ve bağnaz din adamlarından sonra sacayağının üçüncü bacağı oldular.

13-Araplardan 1517de hilafetin alınması sonucu;

 a) Çocuklara Müslüman adı verilmesi.

 b) İslamı Giyim adı altında Araplaşma.

 c)Günlükhayatın şeriat kurallarına göre düzenlenmesi.

 d) Arap örf ve geleneklerinin Sünnet görülüp uygulanması nedeniyle; yenilik, gel,ş,m, değişim durdu. İçtihat kapısı kaplaıdır, din sorgulanamaz mantığı toplumu; cehalet ve yoksulluğa itti.

14-Hükümtin, orduya, polise; yeterli tasarım ve yurtiçi üretim silah vermeyip, ithal silahla-El şeyiyle gerdeğe girmeye kalkması

15-Soyadının  olmayıp halkın birbirini kör, topal, çolak, sağır gibi itici lakaplarla tanımlayıp dayanışmave birliğin bozulması

16-Devletin geleceğe, dışa yönelik, dini, ulusal, kütürel, ekonomik bir amacı,hedefi olmayışı,Komşu devletlerle, ikili, güvene, saygıya, eşit susyo-ekonomik ilişkiler kurmayışı

17-Sosyal sınıflar arasında korkunç gelir dağılımı adaletsizliği.Birinin yiyip diğerinin bakması

18-Reimi Arap Alfebesinin okuma yazma ve kullanımının zor olması

19-Üç-on yıl süreli;uzun zorunlu askerlik ve kalabalık ordu

20-Namık Kemal, Pir Sultan, Abdal gibi yönetimi eleştirip uyaran Aydınların dışlanıp cezalandırılması

21-Batıdan alınan borçlar.Borcun borçla ödenmesi.Bütçe açığı

22- Daha kolay yönetilir mantığıyla halk; cahil ve yoksul bırakıldı. Vergi, zekat diye malı, acihat, cennet, askerlik, şehitlik diye canı alındı. Saraylarda, konaklarda, lojmanlarda oturan dönme ve devşirmelerin yönettiği; devleti benimseyip sahiplenip korumadı. Devlet; Birinci Dünya Savaşı yenilgisiyle yıkılıp gitti. Devlet içerden çürümedikçe dış saldırıyla asla yıkılamaz. Devleti asker değil, itibarı, saygınlığı, halka verdiği umut, amaç, güvenin ayakta tuttuğu;   görülüp kabul edilmedi.

 

 

 

                     OSMANLI   İMPARATORLUĞU

Osmanlı Devleti, Osman Bey tarafından 26.09 veya 27.12.1299 tarihinde Söğüt de kuruldu. İmparatorluklar dönemini kapatan 1. Dünya Savaşında, 7 cephede yürüttüğü savaşlarda yenildiğinden, 30.10.1918’de; ordunun terhisi, silahların teslimi ve başkentin işgalinin kabulü gibi maddeleri kapsayan Mondros Ateşkes Antlaşması ve devletin dağılması demek olan Sevr Antlaşmasını imzalayarak tarihteki yerini aldı. (bkz: 95,114)

Tanrı, her millete, hatta her Türk boyuna devlet kurma şansını verdi. Bu fırsatı iyi değerlendirenlerin kurduğu devletler, Roma imparatorluğu gibi güçlü ve uzun ömürlü oldu. Devletlerde insanlar gibi, doğup gelişip yaşlanıp öldüğünden, Osmanlıda günü gelince gök kubbede bir hoşsada oldu. Osmanlı İmparatorluğu yükselme döneminde (16. YY) 8 milyon km2 toprak genişliğine ulaşmıştı. Osmanlılar, savaşlarda binlerce şehit vererek aldığı bu toprakları; idarecilerin yanlış yönetimleri nedeniyle çıkan savaş ve isyanlarda, yine binlerce şehit vererek kaybettiler. Osmanlı döneminde 200 halk başkaldırısı, 10 ordu darbesi oldu. 619 yıllık dönemin kesintisiz 200 yılı savaşlarla geçti. 23 Nisan 1920 de M. Kemal ATATÜRK’ün kurduğu TC devletinde ise 79 yılda; 29 isyan ve 5 ordu darbesi- muhtırası yapıldı. 1984 de başlatılan PKK terörü, 29. başkaldırı hareketidir.

Osmanlının bilim ve tekniğe önem vermemesi, daha kolay yönetilir inancıyla insanların okutulmayıp cahil, yoksul ve geri bırakılması, yöneticilerin halktan kopuk olarak saraylarda saltanat sürmesi sonucu; imparatorluk halkları, kendilerine bırakılan aşırı merkeziyetçi, dayatmacı, baskıcı, katı yönetim kültürü, siyasi ve ekonomik miras nedeniyle; Osmanlı vatandaşı iken de, şimdilerde bağımsız olup kendi devletinin vatandaşıyken de insan hakları, demokrasi, laiklik, rekabete dayalı serbest piyasa ekonomisi, güvenlik, refah, huzur ve mutluluktan hep uzak olarak yaşadı. Bugün, eski Osmanlı tebası hiçbir ülkede, siyasi ve ekonomik istikrar yok, bilimsel ve teknik gelişmede söz sahibi değiller. Gelişmiş ülkeler araşına girememişler. Osmanlının uyguladığı baskıcı ve yanlış politikalar nedeniyle, hepside Türk düşmanı olmuşlardır. Osmanlı, akıllı insanların; konuşarak, bilimle, siyasetle çözebileceği toplumsal konuların halledilmesi görevini, orduya vermiş, orduda, vergi vermeyen, askere gitmek istemeyen veya farklı inanç ve görüş taşıyanları, silah gücüyle susturup, itaat ettirmiştir. Atatürk, 1920'lerde aynı hataya düşmemiş, milli mücadeleye karşı, İstanbul yanlısı halk başkaldırıcılarını, ikna suretiyle kazanıp birçok iç isyanları bastırmıştır. TC hükümetleri, Atatürk döneminde başlatılan komşu ülkelerle, güven, karşılıklı saygı ve çıkara dayalı iyi komşuluk ve dostluk ilişkilerini, yaşatıp geliştiremediklerinden, bugün tümü aleyhimizde. Komşularımız, "Türkiye onmasında zararı yok bizde sıkıntı çekelim" düşüncesini, devlet politikası haline getirmişler.

Osmanlıların fetih politikasını anlamak güçtür! Ne yönetimi altına aldığı ülke insanlarına Türkçe öğretmiş, ne de onları iyilikle veya zorla islam dinine girdirmiş. Deyim yerindeyse 619 yıl buz üstüne yazı yazdırmış, güneş çıkınca da tüm çaba, emek, zaman, para boşa gitmiş... İngilizler 16. yy başlattığı sömürge politikasında, Osmanlıdan farklı bir yol izlemiş; bir ülkeye, önce tüccar ve din adamlarını, daha sonrada bunların haklarını korumak amacıyla askerlerini ve İngiltere de huzuru bozan suçluları göndermiş. Böylece İngiltere dikensiz gül bahçesine döndüğünden, bu güvenli ve huzurlu ortamda hemen demokrasi ve teknoloji yeşerip gelişmiştir. İngilizler, yönetimleri altına aldığı ülke halkını okutup, İngilizce öğretmiş, ileri gelenlerin çocuklarına İngiltere de yüksek öğrenim yaptırıp, İngiliz kültürünü aşılayıp benimsetmiş, ülke yönetimine de; görünüşü yerli ancak gönlü, kafası İngiliz olan bu kişileri getirmiştir. Üzerinde güneşin batmadığı devleti kuran İngilizlerin; isyanlar sonucu kovulduğu ülke sayısı yok denecek kadar azdır. Osmanlılar ise tüm sömürgelerinden, isyan ve savaşlar sonucu zorla çıkarılmıştır. “Ölünün kendine bile yararı olmaz, bir İngiliz yaşarsa ancak İngiltere'ye hizmet edebilir, sömürge topraklan için ölmeye değmez” düşüncesiyle; sömürge ülkelerden, askeri güçlerini çekerek, kendiliklerinden bu ülkelerin bağımsızlıklarını tanımışlardır. Halen eski İngiliz sömürgeleri, İngiliz Milletleri Topluluğuna dahil olup ülkelerinde İngiliz kültürünü yaşatıyor ve İngiltere ile ekonomik ilişkilerini sürdürüyorlar. İngilizler bugünde dünyadaki gelişmiş 7 ülkeden biri. İngilizler, kazdan yararlanabilmek için, ne Osmanlı gibi kesip etini yemiş, ne de yorgan yastık yapmak için Fransız ve Ruslar gibi canlı canlı bağırtarak tüyünü yolmuş! Yalnızca onların yumurtasından ve gübresinden yararlanmıştır. Osmanlılar, fetihlere; Türk gibi başlamış, ancak Alman gibi azimle, sabırla devam ettirememiş, hele hele İngilizler gibi bu işi akıllıca ve lehine hiç sonuçlandıramamıştır. Fetihlerde bir ülkeye; Örneğin Bulgaristan’a; 1371, 1393’ te ilk olarak Osmanlı ordusu girmiş, 1885,1912 yenilgilerinde de ilk olarak Bulgaristan'ı Osmanlı ordusu terketmiştir. Bulgaristan'a yerleştirilen Türk halkı ise Bulgarların insafına bırakılmıştır.

Osmanlı yönetimindeki topluluklar, duraklama, gerileme ve çöküş döneminde dış güçlerinde yardımıyla çıkarılan isyan ve savaşlarla Osmanlıdan bağımsızlıklarını kazanmışlardır. Bağımsızlık hareketini hazırlayıp başlatan, halkı bu harekete inandırıp katılmaya yönlendirenler; Sırp, Yunan, Bulgar ve Ermeni isyanlarında görüleceği gibi öğretmenler ile din adamları olmuştur

Osmanlı devleti ve ordusu 1639 yılındaki İran savaşında zorlanmış, bu savaştaki insan ve para kaybı, bozulma ve gerilemeyi su yüzüne çıkarmıştır. İlginçtir! 1644 yılından sonra Ahlat’ta, türbe veya sanatsal değeri olan işlemeli mezar taşı hiç yapılmamıştır. Osmanlı toprak kayıpları, 1683 İkinci Viyana Kuşatması- Bozgunu ve 1699 Karlofça Antlaşmasıyla hızlanmıştır. Her savaş ve yenilgi beraberinde yeni toprak kayıplarını getirmiştir. Ülkenin sorunlarına doğru teşhis konulamadığı içinde yıkılıncaya dek, sağlıklı ve gerçekçi bir çözüm üretilememiştir. Felaketler önceden öngörülüp tedbir alınamamış, olayların ardından koşulmuş, halka çektirilen acılar için ancak tören düzenlenip, ağıtlar yakılmış...!

 

GÜNÜMÜZDE BAĞIMSIZ DEVLET OLAN ESKİ OSMANLI VİLAYETLERİ

Sayıları 40'ı bulan bu devletlerin toplam yüzölçümleri 8 milyon Km2 dir. Bu devletlerin kısmen veya tamamen Osmanlı yönetiminden çıkış tarihleri aşağıda gösterilmiştir.

1-  İran: 1639; Güney Azerbaycan, Tebriz, Luristan, Hemedan. Ruslar Batı İran'ı 1878 ve 1915 de işgal ettiler.

2-            Macaristan: 1699, 1775; 140 Yıl Osmanlı egemenliğinde kaldı.

3-     Ukrayna-Kırım: 1699,1774,1783,1792,1812.

4-            Polanya: 1775,1812; Lehistanın Galiçya ve bazı bölgeleri.

5-            Slovakya: 1573,1596,1663 İle 1775 Ve 1812 yılları arasında.

6-     Romanya: 1718,1878.

7-     Moldova: 1812,1829

8-     Bosna-Hersek: 1718,1909.

9-        Hırvatistan: 1718,1775.

10- Slovenya: 1775,1882.

11- Sırbistan: 1718,1882,1912

12- Karadağ: 1878,1908,1910.

13- Makedonya: 1912.

14-  Arnavutluk: 1912,1913.

15-  Yunanistan: Mora-Girît-Rodos: 1826,1881,1909,1912,1913,1915

16-  Kıbrıs: 1878.

17- Bulgaristan: 1885, 1878, 1909, 1913, 1915; Bulgaristan, 500 yıl Osmanlı egemenliğinde kaldı. Ermeni ve Yunanlılarla beraber en büyük Türk düşmanı oldu.

18-  Dağıstan: 1878

19- Gürcistan: 1801.

20- Azerbaycan: 1806.

21- Ermenistan: 1805.

22- Cezayir: 1830.

23- Tunus: 1881

24- Libya: 1912.

25- Mısır: 1882,1914.

26- Sudan: 1882,1898.

27- Eritre: 1882

28- Etyopya: 1884

29- Somali: 1884.

30- Suudi Arabistan:1915,1916.

31-Yemen: 1839,1915

32- Umman: 1915,1917.

33- B.A.E Katar: 1917

34- Bahreyn: 1917.

35- Kuveyt: 1915-1917.

36- Irak: 1917-1918.

37- Suriye: 1918.

38- Lübnan: 1917

39- Ürdün: 1917.

40- İsrail-Filistin: 1917, İsrail Devleti 1948’de kuruldu.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

TÜRK BOYLARININ VE DEVLETİN MİLLİYETÇİLİĞİ

1- Kaşgarlı Mahmud' un, 1072 yılında yazdığı Divanı Lügatit Türk adlı eserde saydığı; Basmıl, Başkırt, Çaruk, Çumul, Çiğil, Halac, Harzem, Karluk, Kanglı, Kıpçak, Kırgız, Oğuz, Özbek, Peçenek, Salar (o dönemde Mançu Kara Hataylıların ülkesinde, bugün ise Çin topraklarında yaşayan Türkler), Şato Türkleri (Çinliler Shato adını vermiş, bu Türkler Tibetli Topa ve Tankutların ülkesinde bazen onlara tabi olarak yaşadı. Bugün Çin topraklarında yaşamaktadırlar), Tatar, Tohsi, Türkmen, Uğrak, Uygur, Yâbâku, Yağma ve Yemek Türk boylarından bazılarının adları zaman içinde değişmiş, eskisi unutularak yeni bir adla anılıp bilinmeye başlamışlardır. Günümüzde Basmıl, Çaruk (Cırıklı), Çumul, Çiğil, Halaç, İskit (Saka), Kıpçak, Kanglı, Karluk, Kuman, Oğuz, Peçenek, Tohsi, Türkeş, Uğrak, Yabaku, Yağma ve Yemek adı taşıyan, bir Türk devlet, boy, oymak, uruğ ve obası yoktur. Ayrıca Alkaravlı, Alayuntlu, İğdir, Karaevli, Yapar gibi Oğuz boy adları da unutulmuş, kullanılmaz olmuştur. Büyük ihtimalle bu Türk boylarının adları zaman içinde değişmiştir. Yörüklerin-Aydınlı Türklerinin, yukarıda sayılan veya bu gibi adı unutulan Türk boylarından birinin Anadolu'ya gelen parçası ve devamı olması gerekir. Büyük bir olasılıkla Yörükler, Karluk boyundan olup, Anadolu'ya göç eden Türkeş Türkleridir. Kara ve Sarı olarak ikiye ayrılan Türkeşlerin; Kara bölükleri; Kara Hacılı, Kara Keşli, Kara, Tekeli, Sarı Bölükleri de. Sarı Keçili ve Sarı Tekeli gibi obalardır. 900 yıllarında Karluklar ve Türkeşler; Balkaş Gölü ile Irtiş Irmağı arasındaki yayla ve bozkırlarda yaşamakta idiler.

              2- Türkistan'da 660-1000 yılları arası devam eden Arap ve Fars egemenliği sırasında; Arap ve Farslar, putperestlik diye, eski Türklerden kalan, yazılı anıt, heykel ve resimleri yok ederek, Türklerin geçmişiyle irtibatlarını kesmişlerdir. Ayrıca eski Türk adıyla Müslüman olunamayacağını ileri sürüp, Türkleri Arap ismi almaya yönlendirmişlerdir. Osmanlılarda benzer bir siyaseti Anadolu'da uygulamıştır Akrabalık duygusuyla toplu başkaldırı olmasın diye, göçebe Türkleri; yirmili, otuzlu çadır gruplarına ayırarak farklı bölgelere dağıtmıştır. Böylece insanların soy ve soplarını unutarak İslam veya Osmanlı kavramları içinde asimile olup erimelerini sağlamak üzere; akrabalık bağlarını sürdürmenin kavmiyetçilik, eski Türk adı koymanın da putperestlik adedi ve dolayısıyla günah olduğu, kim olduğunu sorana, "Elhamdülillah Müslüman'ım" demek gerektiğini propaganda etmişlerdir. Bazı softalar,  "hem Müslüman'ım hem de Türk'üm" sözünün insanı küfre götüreceğini bile ileri sürmüşlerdir.

3- Devlet, göçebe Türkleri, çocuklarına; yazılı bilgi, belge bırakmasın, kültür aktarımı yapamasın, uyanıp, bilinçlenip, gelişip, kalkınıp, kültürüne ve halklarına sahip çıkamasın, yönetime karışmasın diye, okutmamıştır. Osmanlılar, Türk Boylarını, Saltanata yönelik potansiyel bir tehlike olarak görüyordu.

4-           Osmanlılar, göçebe Türk oymak ve obalarının, geçmişi çağrıştıran, ulu Türkistan'la bağ kuran adlarını değiştirmişlerdir. Değişimi ve yeni adlarını kabul etmeyerek Abdal, Oğuz, Türk, Türkmen, Çakal Tahtacı, Bayat, Hayta gibi eski boy adlarını taşımakta ısrar edenleri; bu sıfatları ahmak, kaba, cahil, inançsız, yaramaz kişi anlamlarında kullanarak, bu boy adlarını terke zorlamışlardır. Aynı tavır, uygulama son dönemde Yörük adı içinde geçerlidir. Devletin Türklere yönelik politikası böyle olumsuz olmasına rağmen; Türkler dışındaki Arap, Çerkez, Fars, Kürt, Laz gibi halklarla, Hıristiyan inancındaki Ermeni, Gürcü, Rumlar ve Yahudilere daha anlayışlı davranılmıştır. Bu yabancıların gülüp oynadığı anlamına gelmez. Güvenlikle huzur içinde olsalardı, herhalde her fırsatta devlete başkaldırmazlardı. Bir söz vardır "Zengin, yalnızca çıkarını düşünür ve kendini sever" diye. Devleti yönetenlerde, sahip oldukları saltanatı kaybetmemek, olduğu gibi sürdürebilmek için mücadele etmişlerdir.

5-     Türkler,  Anadolu'ya 1071 yılında  geldi. Sistemli bir devlet politikası olarak azınlıklara kültürel asimilasyon uygulanmadığından, 928  yıllık Türk yönetimine karşılık; Arap, Ermeni,   Gürcü, Kürt, Rum; etnik  kökenini, dinini, ana dilini, kültürünü unutmamış, milli duygularını yaşatmışlardır. Türklerin   ise çoğunluğu obasını, oymağını, boyunu bilmiyor. Üzerine fazla gidince de alınıp; "Bilsem ne ifade eder, faydası ne? Bunların zamanı geçti, boş şeylerle uğraşmayın, yabancılar aya gidiyor,sen bizi geçmişe götürmeye   çalışıyorsun"   diyerek   ağzımızın   payını   veriyor. Bilemiyorum belki onlar haklı, bunu zaman gösterecek. Soyunu, sopunu, Türk kültürünü unutan, daha doğrusu yönetimlerin uyguladığı politikayla unutturulan, Türkistan'la kardeşlik bağlarını yitiren Anadolu Türklerinin durumu; tabiri caizse bence, kültür alabalıklarına benzemiş. İnsan topluluklarını millet yapan kültürdür. Neredeyse 72 milletin oluşturduğu Amerikan halkını, USA milleti yapan; Kızılderililerle savaş, İngilizlere karşı bağımsızlık savaşı, Kuzey-Güney iç savaşı, Birinci ve İkinci Dünya Savaşları ve Hıristiyanlık inancı ile İngiliz dili ve Anglo-Sakson kültürüdür. (bkz: 98,104)

6-            Türkler, göçebeliği bıraktıktan sonra, çalışma alanını, şeklini, buna bağlı olarak ta hayat tarzını değiştirmiştir. Türkler, memur, işçi, çiftçi, esnaf, işveren, sanatçı olmaya çalışmışlarsa da, umdukları başarıyı elde edememişlerdir. Türkiye'nin 500 büyük iş adamının ancak beşte biri Türk kökenlidir. Haklarını vermek gerekirse, Yahudi, Ermeni, Rum, Laz ve Kürtler; daha girişimci ve başarılıdırlar. Ancak hayvancılıkta Türkler en iyiydi. Diğer halklar hayvancılığı yürütememiştir. Et hem pahalanmış hem de lezzetini yitirmiştir. Bu durumu Ruslar bile görüp kabul etmişlerdir. Komünist devrimden, özellikle de 1940'lardan sonra komünizmi halklara benimsetebilmek, herkesi eğitebilmek için göçebelik yasaklanmış; et sıkıntısı baş göstermiş, gerekli etin ahır besiciliği yoluyla elde edilemeyeceği de anlaşıldığından Kırgız, Türkmen ve Moğolların göçebe hayvancılığa dönmelerine yeniden izin verilmiştir.

7-     Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin uyguladığı coğrafi vatandaşlık politikası sonucu; Türkiye'de yaşayan insanlar, etnik köken ve dini inançlarına bakılmaksızın, birinci sınıf, ayırımsız, eşit ve saygın T.C. vatandaşı kabul edildiğinden; Anadolu insanının T.C. vatandaşlığı potası içinde eridiği, etnik alt grubu olan aşiret ve kabilesini hatta ırkını, mezhebini, dinini bile unuttuğu sanılıyordu, 1984 yılında başlayan sol PKK terör hareketi ve bunun şeriatçı versiyonu Hizbullahın faaliyetleri, gösterdi ki; 23 Nisan 1920 tarihinden 1984 yılına kadar; kendini azınlık görüp, ayrımcılık ruhu taşıyan etnik veya fanatik dini gurupların; T.C. ne tavizi verirse versin, laiklik, demokrasi de uygulasın, hiçbir şeyi unutmadığını ve değişmediğini göstermiştir. Bu olayı iyi araştırıp doğru teşhis koymak gerekir. Canlı bomba olup, ölüme giden veya çatışmada vurulanların bir kısmı, belediyede memur, karayollarında kadrolu işçi veya üniversitede öğrenci. Yapılan eylemler, davranışlar; işsizlik veya kandırılmışlıkla açıklanamaz. 15 yıldır süren terörde, 30 veya 50 bin insan öldü, durumun korkunçluğunu hala göremiyoruz. Yapılan eylemler "üç-beş çapulcu" eşkıya veya uyuşturucu mafyasının işi değil, Halk, devletine ve ordusuna güvenini kaybetmek üzere. Devlet olayların arkasından koşuyor, İnsiyatifı ele alması gerekir. Askeri harcamalar ekonomiyi çökertti. Ancak PKK terörünün ne beli kırıldı, ne de başı ezildi. İstedikleri zaman eylem yapıyorlar. Politika değişikliği gerekir. 15 yıldır sürdürülen mücadele biçimiyle bu terörün bitirilemeyeceği ortada. Halk, belki PKK ile bunlar mücadele eder diye, geçen seçimlerde yüzde onluk barajı bile aşamayan, Milliyetçi  Haraket Partisini ikinci parti yaptı. PKK (Kürt Kurtuluş Partisi) örgütü, Kürt kimlik , kültür ve ırka dayalı milliyetçiliğini öne çıkarıp, Kürt kökenli olmayan T.C. vatandaşlarını öldürmeye başlayınca, 1999 yılına kadar 15 yıllık dönem içinde, Kürtcülüğe tepki olarak; halk unutmaya başladığı öz milletini (soyunu, sopunu) ve dini inancını araştırmaya, bulabildiği milli ve manevi değerlerine sahip çıkmaya başladı. 1920'den bugüne kurulmasına gerek duyulmayan Avşar, Yörük, Türkmen ile Balkan Göçmeni, Kafkasyalılar, Çerkez, Gürcü, Laz Dernekleri açıldı. Etnik guruplar alt milli kültürlerini yaşatabilme, yeni yetişen gençlere benimsetip aktarabilmek için; şölenler düzenlemeye başladı. İnsanların içinde küllenmeye başlayan milliyet duygusu, yeniden alevlendi.

8-            Türkler, 1071 tarihinden beri Anadolu'da, ırk ve inanç düzeyinde kesinlikle soykırım veya kültürel asimilasyon uygulamamıştır. T.C. Hükümetlerinin yaptığı kültürel eylem ve olgular, devletin adına Türkiye Cumhuriyeti denmesi, resmi yazışma ile devlet okullarında eğitim-öğretim dilinin Türkçe olması. Devlet öğretim dilinin Türkçe olmasında bile katı değildir. Temel eğitimin 4. sınıfından itibaren yabancı dil okutulmakta, Anadolu liseleri ile ODTÜ, Boğaziçi gibi bir çok devlet Üniversitesinde dahi  eğitim-öğretim İngilizce veya Fransızca yapılabilmektedir. Ayrıca gelişmiş ülkelerle, iletişim ve entegrasyon kurabilmek için, Arap alfabesi bırakılarak Latin alfabesine geçildi. Türkiye, milliyetçilik konusunda, komşularına göre daha ılımlı davranmaktadır. Komşu ülkelerde Türk kökenli Bakan, Milletvekili ve büyük iş adamı   yoktur.   Türkiye'de   azınlıklar;   Cumhurbaşkanı,   Başbakan,   Milletvekili, Profesör,   Hakim,   Vali,   Subay   ve  büyük  işadamı   olabilmektedir.   Her  dönem milletvekillerinin en az dörtte birini Kürt kökenliler oluşturmaktadır. Ancak Türkler bu durumu hiç sorun yapmamaktadır. Türklük saplantıları yoktur. Hatta Türkler, birbirini kıskandığından, iyi geçinemediğinden, örneğin; kendi müdür olamayacaksa, tanıyıp, kıskandığı Türkünde müdür olmasını engelleyip, o olmasında kim olursa olsun diyerek, meydanı, Türklere göre, birbirine daha bağlı, destekçi, milliyetçi azınlıklara bırakmaktadırlar. 1996-1999 meclis çalışma döneminde Kürt kökenli CHP milletvekili Hikmet Çetin, TBMM Başkanlığı görevini yürütmüştür.

9-     1992-1999 yılları arasında Burdur ve Kırşehir illerinde tanıştığım kişilerden; yüz yapısı, konuşması, kültürü Türk'e benzeyen kişilere oymağını sorduğumda bilmediklerini söylediler. “Türk değil misiniz?” dediğimde, “Türk'üz ama ne Türk'üyüz, bilmiyoruz” dediler. O köylüleri veya kişiyi tanıyana, onların milliyetini sorduğumda, onların Türk olduğunu doğruladı. Eşi ve kendisi devlet memuru olan, Kürt kökenli bir aile, çocuklarına, Dara ve Dalyan adını koymuş. Anlamını sorduğumda, Dara'nın, tartıda brüt ağırlık, Dalyan'ın ise Ege'ye tatile gittiğinde; görüp çok beğendiği Dalyan Kumsalının adı olduğunu söylemiştir. Bu açıklama aklıma yatmadığından araştırdım, Dara; eski Pers hükümdarlarının ünvanı, Dalyan ise; Güneydoğudaki Kürt aşiretlerinden birinin adı çıktı. Bu Kürt ailesi, hem iki kişi birden devletten maaş alıp, lojmanda oturuyor, hem de devletin kendilerini Kürt diye ezip, dışladığından yakınıyordu. T.C. Devletinin Kürtlere karşı tutum ve davranışının böyle olmasına rağmen, ellerine fırsat geçersee Kürtler, acaba Türklere nasıl davranacak? Kuzey Irak'ta USA ve İngiltere'nin desteğiyle bağımsız bir Kürt Devleti kuruldu. 1999 Temmuz ayında Kürt Millet Meclisi seçimleri yapıldı. Polis Akademisi açılmış, mahkeme kurulmuş. Hızla kamu kurumları ve silahlı kuvvetler oluşturuluyor. Kuzey Irak'ın Musul, Kerkük ve Erbil bölgelerinde 1.5-3.5 milyon civarında Türk kökenli insan yaşıyor. Kuzey Irak eskiden Araplarca yönetilirken, Türklere, devlet yönetiminde, eğitimde, sanayi ve ticarette imkan ve fırsat tanınmıyordu, hatta engellenip, dışlanıyorlardı. Şimdi ne olacak, Kürtler de Araplar gibi mi davranacak? Bu bölgedeki Kürt nüfusunun 5 milyon civarında olduğu sanılıyor. Türklere, nüfus durumuna göre yönetimde söz hakkı verilecek mi? Eğitim-öğretimde azınlıklara ana dilini öğrenme ve kullanma serbestisi tanınacak mı? T.C. Devleti, Kuzey Irak'ta bir Kürt Devleti kurulması konusunda sessiz kaldı. Kuzey Irak'ta yaşayan Türklere de sahip çıkmadı. Irak'ta Türk yokmuş gibi davranıyor. Iraklı Türklerin özerk yönetim veya federe devlet kurma istekleri ile Türkiye'nin kendilerine destek olma taleplerine olumlu bir cevap verilmiyor.Bu Türklerin temsilcileri, resmi olarak T.C. Hükümetince kabul edilmiyor. Kuzey Iraklı Barzani ve Talabani'yi Türkiye, Kürtlerin resmi temsilcisi olarak tanıyıp, görüşme yaparken, Iraklı Türkmen Liderleri kabul etmiyor. Bu durumda; 1918-1999 yılları arasındaki Türkiye'nin Irak Türklerine olan tutum ve davranışı göz önüne alınırsa, yapılması gereken iş;  Irak'taki Türkleri, göçmen olarak Türkiye'ye kabul edip, Ceylan Pınar, Mercimek, Sultan Suyu gibi Türkiye'nin çeşitli yerlerinde kurulu Devlet Üretme Çiftliklerine yerleştirmektir. Iraklı Türkler yıllardır kültürel asimilasyona tabi tutulmuşlardır. Amasya Tamimi ve Sivas Kongresinde Kerkük, Musul, Mısak-ı Milli sınırları içinde gösterilmişti.

 

İNANÇLI VE İDEALİST OLMAK NEYİ GEREKTİRİR ?

Politikacı ve bürokratların çoğunluğu lafa gelince Türk, Atatürk milliyetçisi ve İslam inancında olduklarını söylüyorlar. Ancak davranış, uygulama ve olaylar, bu sözleri pek doğrulayıcı gözükmemektedir. Bu kavramlar, içtenlikle benimsenerek ve yerli yerinde kullanılmadığından, yeni nesilce yeterli ve gerekli kabulü görmüyor. Ülkeler, dürüst, inançlı, idealist ve fedakar insanlarla kalkınabileceğinden, maalesef  Türkiye'de bu nedenle ileri gidemiyor. Örnekler;

1- Atatürk'ün yazdığı, Osmanlının çöküşü ve Kurtuluş Mücadelesinin verilme şartlarını anlatan Nutuk adlı eser, okullarda ders kitabı olarak okutulmadı. Bunun yerine, yazarın bakışı veya ders anlatan öğretmenin kapasitesi, zihniyet ve yorumuna göre farklılık taşıyan Atatürk İlkeleri ve Inkılap-Cumhuriyet-Devrim Tarihi, Coğrafya dersi gibi okutuldu. Böyle olunca, Türk gençliğinin çoğunluğu Atatürk'ü anlayıp, sevip, Atatürk devrimlerine sahip çıkıp, Atatürk milliyetçiliğini benimseyebildi mi?

2- Çin gençlerinin, Rus aydınlarının çoğunluğu; Çin, Rus milliyetçisi. Milliyetçilikleri, solculuk ve komünistliklerinden önce geliyor veya milliyetçi komünistler. Bizde ise öğrenci, memur ve isçiler, bilgisiz ve bilinçsizlikten hükümetle, devleti ayıramıyor. Hükümetin yanlış karar ve davranışlarını protesto için, toplumun malı olan okul, yurt, yemekhane, makine, araç-gereç ve ağaçları kırıp yakıyor. Trafiği aksatıp insanlara zarar veriyor. Protestoyu yerinde, zamanında, doğru kişiye ve hukuka uygun olarak yapmıyor. Mazlumken, zalime dönüşüyor. Öğretmenler; öğrencilere, bunu ilkokuldan üniversiteye dek, aileler ise; çocuklukta, gençlikte, niçin evlatlarına bunu anlatıp öğretmiyorlar, anlamak zor. Yabancılar milliyetçiliği, komünizmi,  solu, topluma hizmetin bir aracı, yolu, yöntemi olarak görüyor ve kullanıyor.

3- Mîllî ve yüksek bir edebiyat ile bilgili, bilinçli ve idealist bir gençlik, yükseköğretimle sağlanır. 1999-2000 öğretim yılı için Üniversite giriş sınavlarına 1.5 milyon öğrenci başvurdu. Fakülte ve Yüksekokullara ancak bunların %30’u alınacak. Japon kalkınmasının altında; ne tarım, ne maden, ne de petrol var. Japon gelişme ve refahı; halkın tümünün 12 yıllık temel eğitimden geçmesi ve çoğunluğunun yine teknik dalda yükseköğrenim görmesine dayanır. Japonya'da devlet ve özel 400 Üniversite, ABD'de ise 1-3 yıllık Meslek Yüksekokulu ile birlikte 2 bin Fakülte ve Yüksekokul var. Bizdeki üniversite sayısı ise 65. Sanki bir zihniyet Türk Milletinin okuyup, bilgilenmesini, bilinçlenip ülkeye sahip çıkmasını istemiyor.

4- Türkiye'de Türkler ve sağcı iktidarlar; yıllardır malum çevrelerce, Turancılık, faşistlik, ırkçılık, Türk Milliyetçiliği yapmakla suçlanmaktadır. Peki o zaman niçin Türkiye'de Büyük Türk Milliyetçileri; Oğuz Han, Alper Tunga, Bilge Kağan, Gültekin, Alişir Nevai, Mahmut Kaşgarlı veya Turan adını taşıyan bir Türkiye Cumhuriyeti Üniversitesi yok! Yine göçebeliği bıraktırıp Türkleri yerleşik hayata geçiren, ilk Türk şehrini kuran Uygur Hakanı Kutluk Bilge Gül Kağan'ın ve Anadolu'yu Türklere vatan, yurt yapan Alparslan ve Kutalmış oğlu Süleyman Şah'ın adları; hangi ilimize, şehrimize ad olarak verildi? İstediği kadar planlanıp konuşulsun, tarlaya buğday ekilmedikçe, buğday hasadı yapılamazsa, Milliyetçilikte günlük yaşama geçirilmedikçe, sözle oluşturulup yaşatılamaz ve bir anlamda taşımaz. Ulusunu sevmek, Ülkesine hizmet etmek; ne solculuğa ters, ne de dine aykırıdır.

5- Anadolu'daki ilk Türkçecilerden Aşık Paşa'nın Garipname adlı eseri, günümüz Türkçe'siyle hiçbir hükümet tarafından bastırılmadı. Ne bir kitabevinde satılıyor, ne de bir kütüphanede okunmak için bulunuyor.

6-            Yine ilk Türkçe eserlerden Divanı Lügatit Türk, Lehçetül Hakayık, Şecerei Terakime gibi eserler; yakın zamana kadar, günümüz Türkçe'siyle basılıp, öğrencilerin ve halkın bilgisine gereğince ve yeterince sunulmamış. Okullarda bu kitaplardan örnekler okutulmamıştır. Halkın çoğunluğu, Türk Milletinin bu kilometre taşlarından habersiz.

7-            19 Mayıs Atatürk'ü Anma ve Gençlik Bayramı kutlama törenlerinde öğrenciler, spor hareketlerini, Kırşehir'de Ajda Pekkan'ın bir müziği ile yapıyor. Böyle müzik seçilirse, böyle duyarsız gençlik olur. Bu milli bir bayram; müzik olarak "Hoş Gelişler Ola Mustafa Kemal Paşa" parçası kullanılabilirdi.

8-     l991'den sonra Türkistan'dan; öğrenim yapmak için Türkiye'ye gelen Türk asıllı öğrencilere, ne Solcular, ne Akıncılar-Milli görüşcüler, Nurcular, Süleymancılar ne de Ülkücü ve MHP'liler sahip çıkmadı. Türkiye'yi tanıtıp, kopan bağı, iletişimi yeniden kurmak mümkün iken bu fırsat kaçırıldı. On bin öğrencinin çoğunluğu ilgisizlik hatta kötü muamele nedeniyle geri döndü. Bu öğrencilerin çoğunluğunuda, istekleri dışında önemsiz ve ülkeleri için yararsız programlara yerleştirdiler. Hem okuyup, hem de Rusça tercümanlık yaparak çalışmasına ve daha iyi şartlarda eğitim görmelerine izin verilmedi. İşte calışabilselerdi; sade Türk halkını ve Cumhuriyet rejimini; yakından tanımış, bilgilenmiş olacaklardı. Eskişehir Anadolu Üniversitesi'nde misafir öğrencilerle ilgili değerlendirme ve onlara yönelik davranışlardan örnekler: "Siz olmasanız okula bir Türkiyeli daha alınacaktı. Sizin yüzünüzden yurda giremedik... İnançsız, pis, yalancı, hırsız, serseri mayın, ayaklı bela..." gibi tanımlamalarla karalanıp, hatta bazı okullarda dövüldüler. Afrikalı, Yugoslavyalı futbolculara gösterilen ilgi ve Türk misafirperverliği bu öğrencilere gösterilmedi! Bu öğrenciler, ülkelerinde Türkiyenin onursal konsolosu olurdu. Ülkesiyle Türkiye arasında kesilen bağı , iletişimi yeniden kurardı.

9- 1991 yılında bağımsızlığına kavuşan yeni Türk Cumhuriyetlerine yeterli kredi verilmedi. Yapılan anlaşmalara zamanında ve gereğince uyulmadı. Rusya'dan, ABD'den çekinip onlarla ciddi ticari, kültürel ve siyasi ilişkilere girilmedi. Rusya'nın, batılı şirketlerin, sattığı fiyatın yarısına olduğu halde, Türkmen doğalgazı veya Azeri petrolü alınmadı. Rusya veya ABD petrol şirketlerinden alım sürdürüldü.

10-Balkanlar, Ortadoğu ve Orta Asya'daki Bulgaristan, Yunanistan, Suriye, Irak, İran, Rusya ve Çin gibi devletler içinde, azınlık olarak yasayan Türk topluluklarının, insani, ekonomik ve kültürel sorunları, olumlu bir yaklaşımla, Birleşmiş Milletlere iletilip sorunlarına çözüm aranmadı. Dünyada başka Türk yokmuş gibi davranıldı. Uluslararası hukuk çerçevesinde bu Türklerle iletişim kurulup, onlara insani ve kültürel açıdan yardımcı olunmadı.

11-Emir Timur ve Akkoyunlu Uzun Hasan döneminde yazdırılan Türkçe Tefsirler, günümüz Türkçe'siyle yayınlanıp, Türk halkının bilgisine sunulmadı.

12-Oğuz Kağan, Alper Tunga, Su, Ergenekon, Manas, Dede Korkut gibi yüz civarında Türk Destanı, okullarda ders konusu olarak okutulup, sınıfta tartışılmadı. Yine öğrencilere yalnızca kronolojik olarak siyasi ve askeri tarih okutuldu. Türk Devletlerinin büyüme ve çöküş sebepleri sınıfta tartışılmadı. Tarihin, mukayeseli olarak, bilim ve sanat tarihini de kapsayacak biçimde okutulması gerekir.

13-Lafla, hamasi nutuklarla, törenle, bayramla, kutlamalarla veya zorla Türk milliyetçisi olunamaz, durumda ortada, olunamamıştır da. Milliyetçilik; millete hizmettir, milletin kültürel değerlerine saygıdır, milletin hayatını kolaylaştırıp, güzelleştirmektedir. Türk vatandaşlarının, Amerikan vatandaşı gibi; Avrupa gümrüklerinde, hudut kapılarında; bekletilmeden, itilip kakılmadan, hoş geldiniz, güle güle denilerek insanca davranılmasının, sağlanmasıdır. Milliyetçilik, "1 TL =1 ABD Doları" formülünün hayata geçirilmesidir. Milliyetçilik, orduya; Alman G-3 silahı ve Alman patentli mermi kullandırmak olmasa gerek. Devletimizin üst görevlilerinin, Alman malı Mercedes ve BMV araçlara binmesi, milliyetçilikle ne kadar bağdaşır, varın siz düşünün...! Kötü insanlar, tarihin her döneminde, her ülkede olmuşlar ve ola geleceklerdir. Tümüyle önlemek mümkün değildir. Ancak devletler, eğitim ve caydırıcı, etkili yargı sistemi ve ceza ile bunu en aza indirebilir. "Türklerden veya Müslümanlardan katil çıkmaz" deyişi de yanlıştır. Hırsızın dini, milliyeti olmaz, hırsız hırsızdır... Türkiye'de halk, bilgisiz ve bilinçsiz. Cahillik, yoksulluk, hastalık sırtına binmiş. Halkın çoğunluğu kitap, dergi, gazete okumuyor. 26 büyük gazetenin günlük tirajı; 3 milyon civarında. Ülkede 62 milyon nüfus ve 37 milyon seçmen var. İnsanların çoğu Başbakanın adını bilmiyor. Cumhuriyet, hele demokrasiden hiç haberi yok. 29 Ekim 1998 günü, Kırşehir'de, Cumhuriyetin 75. Yılı Kutlamaları nedeniyle halkın %70' i ev ve işyerlerine T.C. Devletini temsil